Ulkeler

Mısır Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Kahire, Mısır
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

Mısır Ülke Rehberi
Mısır Ülke Rehberi
 
Mısır Ülke Rehberi
 
Mısır Ülke Rehberi
 
Mısır Ülke Rehberi

Mısır ya da resmi adıyla Mısır Arap Cumhuriyeti, ya da kısa ve yaygın adıyla sadece Mısır denilir.

Mısır cumhuriyetle yönetilen bir Arap ülkesidir. Halkının çoğunluğu Müslüman Araplardan oluşur. Başkenti Kahire`dir. Ülkenin cumhurbaşkanı Adli Mansur`dur. Ülke başbakanı ise Hazım el-Beblavi`dir. Mısır`ın yasama organı ise Mısır Halk Meclisi`dir.
Kuzey Afrika`nın nüfusu en büyük olan ülkesidir. Nüfusun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiştir. Akdeniz ve Kızıldeniz`e kıyısı bulunan Mısır`ın, batısında Libya, güneyinde ise Sudan yer almaktadır. Mısır, Asya kıtasında yer alan kısmı Sina Yarımadası üzerinden Filistin ve İsrail ile komşudur. Mısır`dan geçen Nil Nehri, sularını Akdeniz`e boşaltmaktadır. Medeniyetin beşiği olan Ortadoğu`da bulunan bir ülkedir. Ülke 1,010,000 km2  kapsayan bir toprak parçasına ve 2012 tahminiyle yaklaşık 90 milyon nüfusa sahiptir.

Mısır`ın yaklaşık 7,000 yıllık bir geçmişi vardır. İlk medeniyetten bu yana birçok yönetim, ülke ve kavim gelmiş ve geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu`nun bir vilayeti olmuştur. 1922`de bağımsızlaşmış ve 1953`de cumhuriyet ilan edilmiştir. En son 2011 Mısır Devrimi ile 32 yıl Mısır`ı yöneten Hüsnü Mübarek gitmiştir ve ülke demokrasiye geçiş sürecine başlamıştır. Bu süreç, 3 Temmuz 2013`te seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi`nin bir darbe ile görevden alınmasıyla kesintiye uğramıştır.

Uluslararası alanda çoklu ilişkileri vardır. İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Asya Birliği`ne üye olmakla beraber, hem doğu hem de batı ülkeleri ile dengeli ilişki içindedir.

Tarihi

Antik Mısır

Antik Mısır (Khemet, Egypt), Antik Çağ`daki en büyük medeniyetlerdendir. Kuzeydoğu Afrika`da Nil Nehri`nin denize ulaştığı yarısı çevresinde yayılmış antik bir uygarlıktır. Uygarlığın yayıldığı bölge, bugünkü Mısır toprakları içinde yer almaktadır. MÖ 3.050 yılları civarında kuruluşundan önce, "Aşağı Mısır" (Nil Deltası ve güneyi, şimdiki Kuzey Mısır) ve "Yukarı Mısır" (Teb kenti merkez olmak üzere günümüz Güney Mısır`ı) olarak ikiye ayrılmaktaydı. Uygarlık, MÖ 3.150 dolaylarında ilk firavunun yönetimi altında Aşağı Mısır`ı ve Yukarı Mısır`ı politik olarak birleştirdi. Bu politik birlik, izleyen 3 bin yıl boyunca sürdü. 

Yukarı Mısır`ın tarihine değin bulunan en eski bilgiler MÖ 6000`li yılları göstermektedir; ancak kurucusu Tiu`nun doğum tarihi ya da yaşadığı dönem hala sırdır. Aşağı Mısır`a gelince, bilinen kurucusu Ro en ünlü kralı da Akrep Kral filminde de ilham alınan Scorpion of Egypt (Mısır Akrebi), Zekhen`dir. Yukarı Mısır`ı kendi yönetimi altında birleştiren Zekhen`den sonra kral olan Narmer, Delta bataklıklarına doğru yayılmayı sürdürmüştür.

Narmer`in kuzey Mısır`daki; Wazner`in güney Mısırdaki egemenliği sonrasında; Hor-Aha (ya da Menes olarak bilinir) birleşik Mısır İmparatorluğu`nun ilk firavunuydu.

Antik Mısır tarihinde, arada Orta Krallık olarak adlandırılan görece istikrarsız dönemlerin yaşandığı bir dizi istikrarlı krallık dönemleri yer almaktadır. Antik Mısır, Yeni Krallık döneminde en gelişkin düzeyine ulaştı. Ardından, ağır seyreden bir gerileme dönemine girdi.

Eski Mısır uygarlığının başarısı, kısmen Nil Vadisi`nin koşullarına uyum sağlamakta gösterdiği beceriden gelmektedir. Taşkınların öngörülmesi ve verimli vadinin kontrollü sulanması, toplumsal ve kültürel gelişmeyi besleyen ürün fazlasının üretilmesini sağlamıştır. Ürün fazlasının kullanılmasıyla siyasi otorite, Nil vadisi ve onun civarındaki çöl arazisindeki madenleri işletmek, özgün bir yazı sistemini erken evrelerde geliştirmek; karmaşık inşaat ve tarım projelerini hayata geçirmek, dış dünya ile ticareti geliştirmek ve yabancı istilacıları uzak tutmaya ve Mısır üstünlüğünü kabul ettirmeye yönelik bir askeri yapılanışı sağlamak için gerekli kaynakları sağlamıştır. Bu yöndeki faaliyetleri harekete geçiren ve planlayıp örgütleyen, seçkin yazmanlardan oluşan bir bürokrasi, dini liderler, bir Firavun ‘un denetimi altındaki yöneticiler topluluğuydu. Bu unsurlar, aynı hedeflere yönelik olarak yönlendirildi ve bölgede yerleşik insanları, ayrıntılı düzenlenmiş bir dini inançlar sistemi çerçevesinde bir araya getirdi. 
 
Roma Dönemi

Antik Mısır, son dönemlerine doğru birbiri ardına gelen dış güçler karşısında yenilgilere uğradı ve MÖ 31 yılında, erken Roma İmparatorluğu tarafından istila edilerek firavunların egemenliğine son verildi, Roma`nın bir eyaleti haline getirildi ve uzun yıllar öyle kaldı.  

Başkent ve ülke merkezi İskenderiye oldu. Bu süre içinde Mısır`da ekonomik ve mimari gelişmeler yaşandı. Bunun yanında Roma-Mısır kültürü kaynaşması da oldu. Yunan mimarisi ve kültürü, Mısır`a ulaştı.

Osmanlı ve Arap Dönemi

Bizans İmparatorluğu ülkeyi bir süre kontrol etti. Ancak İslam İmparatorluğu`nun askerleri sefere girdi ve Bizanslıları yenerek Mısır`ı aldı. Böylece Mısır, Müslüman-Arap bir ülkeye dönüştü. Sünni İslam kısa sürede Mısır`da yayıldı.

İslam Halifeliği tarafından kontrol edilen Mısır Fatimiler, Memlükler (devletin asıl adı Türkiye Devleti) ve Eyyubiler tarafından uzun yıllar yönetildi.

Daha sonra 1517 yılında Yavuz Sultan Selim`in Ridaniye Muharebesi`yle Sultanlığını yıkarak Mısır`ı Osmanlı topraklarına katması sonucunda Eyaleti kurulmuştur. Halifelik de Türklere geçmiştir.

1798 yılında Fransa eyalete çıkarma yapmıştır. 1805 yılında vali olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa bağımsız olarak hareket etmeye başlamış ve daha sonra kendi soyundan gelen Kavalalılar Hanedanı tarafından yönetilecek olan, iç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı Devleti`ne bağlı Mısır Hidivliği`ni kurmuştur. Böylece Mısır Eyaleti ortadan kalkmıştır.

"Osmanlı Devleti, Mısır`daki egemenliğinden vazgeçmeyerek Mısır hükümetini ve Hıdiv`i İngiltere`ye karşı savunmasız bırakmamış, en azından kolay lokma yapmamıştır." 

Lozan`ın 17. maddesi şöyle der: "Türkiye`nin Mısır ve Sudan üzerindeki bütün hak ve dayanaklarından feragatinin hükmü 5 Kasım 1914 tarihinden geçerlidir."

İngiliz Dönemi

1882-1922 yılları arasında İngiliz işgali altındaki Mısır`ın fiilen Osmanlılardan kopması ve öteden beri süren İngiliz-Fransız rekabetinin İngilizler lehine noktalanması gibi iki önemli sonuç doğurdu. İngilizler, Osmanlıların ve Avrupa devletlerinin gösterdiği tepkiyi göz önüne alarak resmi bir siyasi denetim kurmaktan kaçınmakla birlikte, stratejik çıkarlarını güvence altına almadan Mısır`dan çekilmeye niyetleri olmadıklarını da ortaya koydular.
İngiliz işgal kuvvetleri iyice zayıflamış olan hidiv yönetimini güçlendirmek yerine hidivi istekleri doğrultusunda hareket edecek sembolik bir güç olarak ayakta tutma yolunu seçtiler. Aynı dönemde İstanbul`daki İngiliz büyükelçisinin Mısır`la ilgili olarak hazırladığı raporda yönetimde köklü değişikliklerin gereğine işaret edilerek bunun ancak askeri işgal altında yürütülebileceği görüşüne yer veriliyordu. 1883`te tam yetkili temsilci ve başkonsolos olarak Mısır`a gönderilen Sir Evelyn Baring benzer görüşleri savunarak İngiliz hükümetini Örtülü Protektora politikasını benimsemeye ikna etti.

İngilizler, müdahaleye uluslararası bir meşruluk kazandırmak amacıyla, Mısır`ın mali durumunu düzelterek bütçe fazlasıyla özellikle Fransa`ya olan borçlarını düzenli olarak ödemeye başlamasını ve Süveyş Kanalını hem barış, hem de savaş döneminde açık tutma sözü vererek uluslararası muhalefetin önemini yitirmesini sağladılar. Bu arada İngilizler, danışman sıfatı taşıyan yöneticilerini kilit noktalara yerleştirerek Mısır hükümeti üzerinde dolaylı ama son derece etkili bir denetim sistemi kurdular.

Babasının ölümünden sonra genç yaşta hidiv olan Abbas Hilmi Paşa Örtülü Protektora yönetimine tepki göstererek 1893`te kukla başbakan Mustafa Fehmi`yi başbakanlıktan uzaklaştırdı. İngilizler tepki olarak Hidiv Abbas Hilmi Paşa`nın yetkilerini kısıtladılar.

1890`ların sonlarında ortaya çıkan milliyetçi akımlar, özellikle yayın ve propaganda çalışmaları temelinde örgütlenmeye çalıştı. Abbas Hilmi Paşa`dan da destek alan hareket, Sudan`ın yeniden Mısır`a bağlanması için yürütülen kampanyalar sırasında (1896-98) geniş bir kitle desteği buldu. Daha sonra kâğıt üzerindeki İngiliz-Mısır ortak yönetimine karşın Sudan`ın bir İngiliz sömürgesine dönüştürülmesi, milliyetçi tepkilerin derinleşmesinde önemli rol oynadı.

Zamanla kalıcı bir nitelik kazanan İngiliz işgaline karşı duyulan tepki son derece yoğunlaştı. Haziran 1906`da bir İngiliz subayını öldüren Denşavay köylülerinin acımasızca cezalandırılmasıyla başlayan karışıklıklar, büyük bir boyut kazanarak Sir Evelyn Baring`in görevinden ayrılmasına yol açtı. Yeni yüksek temsilci Sir Eldon Gorst İngiliz denetimini gevşetmeye ve Mısır kurumlarının daha etkili bir konum kazanmasını sağlamaya çalıştı.

Dünya Savaşı`nda Osmanlılara savaş açtıktan hemen sonra resmen protektora yönetimini ilan eden İngilizler Abbas Hilmi Paşa`yı hidivlikten uzaklaştırarak amcası Hüseyin`i sultan unvanıyla başa geçirdiler. Böylece İngiliz güdümündeki Mısır Sultanlığı kurulmuş oldu. Savaş`tan hemen sonra Saad Zaglul Paşa başkanlığındaki üç Mısırlı siyasetçi, İngiliz hükümetine bağımsızlık konusunun görüşülmesini önerdiler. İngiliz hükümetinin öneriyi reddetmesi ve Saad Zaglul`un tutuklanması ülke çapında kitle gösterilerine yol açtı. Mısır`a gönderilen Lord Edmund Allenby, milliyetçilere ödün vererek bir uzlaşma politikası izledi. Saad Zaglul serbest bırakıldı ve ülke düzeyinde bir örgüte dönüşmüş olan Vafd, Mısır`ın en etkili siyasi gücü haline geldi. Lord Allenby, İngiliz çıkarlarını koruyacak bir antlaşmayı sonraya bırakarak tek yanlı bağımsızlık ilan edilmesini (Şubat 1922) sağladı. Böylece Mısır sorunlarla dolu olarak bağımsızlığını kazanırken, Ahmed Fuad da I. Fuad adıyla kral unvanı aldı.

Krallık

Sultanlığının 28 Şubat 1922`de Birleşik Krallık`tan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Ahmed Fuad Paşa, I. Fuad adıyla kral unvanını aldı. Kralın yürütme yetkilerini belirleyerek iki meclisli bir yasama organı oluşturan ve Mısır`ı bir meşruti monarşi durumuna getiren yeni anayasa Nisan 1923`te yürürlüğe girdi. Ardından hazırlanan seçim yasasıyla erkeklerle sınırlı olmak üzere genel oy hakkı tanındı. Yasaya göre Temsilciler Meclisi`nin bütün üyeleri, Senato üyelerinin de yarısı doğrudan seçimle belirlenecekti. Aslında Mısır`da ne bağımsızlık, ne de anayasal yönetim süreci tam anlamıyla oturmuş sayılabilirdi. Çünkü kutuplarını kral, Vafd Partisi ve Birleşik Krallık`ın oluşturduğu karmaşık siyasi mücadele bütün belirsizliğiyle sürdürüyordu.

Halk desteği zayıf olan Kral Fuad, Vafd ve İngiltere arasındaki çekişmeden yararlanarak konumunu sağlamlaştırmak istiyordu. Halkın gerçek temsilcisi durumunda olan Vafd Partisi bir yandan İngiliz egemenliğine son verecek bir bağımsızlığı, bir yandan da kralın yetkilerini kısıtlayacak bir anayasal yönetimi savunuyordu. Ama önderleri arasında İngilizlerle ya da kralla uzlaşarak iktidarı ele geçirme eğilimi güçlüydü. Çeşitli bölünmelere yol açan bu yapı, Vafd içinde sürekli kopmalara elverişli bir ortam hazırlıyordu. Bunun ilk örneği daha 1922`de kurulan Liberal Anayasacı Parti`ydi. Ekonomik çıkarlarının yanı sıra Süveyş Kanalı`nın denetimini güvence altına almak isteyen Birleşik Krallık ise böyle bir antlaşmayı imzalayacak güçlü ve istikrarlı bir yönetimin oluşmasından yanaydı. Ama büyük ödünler koparmak için tarafları birbirine karşı kullanmaktan da kaçınmıyordu.

Ocak 1924`teki ilk genel seçimi Vafd Partisi`nin kazanması üzerine Saad Zaglul`un kurduğu hükümet, İngilizlerle yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması ve kralla ortaya çıkan gerginlikler yüzünden ancak birkaç ay başta kalabildi. Vafd Mart 1925`teki seçimden de en güçlü parti olarak çıktı; ama parlamento toplandıktan hemen sonra dağıtıldı. Ülke bir yılı aşkın bir süre kararnamelerle yönetildi. Mayıs 1926`daki üçüncü seçimi gene Vafd Partisi`nin kazanmasına karşın, İngilizlerin baskısıyla hükümeti Liberal Anayasacı Adli Yeken kurdu. Kral ve parlamento arasındaki çekişmeler karşısında istifa eden Adli Yeken`in yerine gene aynı partiden Abdülhalik Servet başbakan oldu.

İngilizlerle antlaşma taslağını meclisten geçiremeyen yeni hükümet çekilmek zorunda kaldı (Mart 1928). Vafd`ın yeni önderi Mustafa Nahhas`ın başbakan olması üzerine, kral parlamentoyu dağıttı. Aralık 1929`daki dördüncü seçimin ardından yeniden bu görevi üstlenen Nahhas`ın başlattığı antlaşma görüşmeleri Sudan sorunu nedeniyle kesintiye uğradı. Kralla da çatışmaya giren hükümet Haziran 1930`da istifa etti. İsmail Sıdki`yi başbakanlığa atayan kral anayasayı yürürlükten kaldırarak kendi başına yeni bir anayasa ve seçim yasası çıkardı. Vafd`ın boykot ettiği Haziran 1931`deki seçimden güçlü bir çoğunlukla çıkan İsmail Sıdki`nin kurduğu hükümet Eylül1933`e değin görevde kaldı.
Saraya bağlı hükümetler aracılığıyla yönetimi sürdüren Kral Fuad, iç ve dış baskılar karşısında Nisan 1935`te eski anayasayı yeniden yürürlüğe koydu. Ama bir yıl sonra yerini genç oğlu Faruk`a bırakarak öldü. Mayıs 1936`daki seçimler sonunda üçüncü kez başbakan olan Nahhas, Ağustos 1936`da İngilizlerle bir karşılıklı savunma ve ittifak antlaşması imzaladı. Temmuz 1937`de fiilen krallık görevini üstlenen Faruk, Vafd`dan çıkarılan Mahmud Fehmi Nukraşi ile Ahmed Mahir`in Saadçi Grup`u oluşturmasından da yararlanarak Nahhas`ı başbakanlıktan uzaklaştırdı. Nisan 1938`deki seçimlerde Vafd yalnızca 12 sandalye kazanabildi.

Kral Faruk, II. Dünya Savaşı`nın başlarında İngilizlerin Mısır’daki üsleri kullanmasına ses çıkarmamakla beraber tarafsız kalmaya çalıştı. İngiliz karşıtı eğilimlerin giderek güçlenmesinden kaygılanan İngilizler, Almanya’nın Mısır`a saldırmaya hazırlandığı 1942 başlarında krala baskı yaparak İngilizlerle işbirliğinden yana olan Nahhas`ı başbakanlığa getirmesini sağladılar. Vafd izleyen genel seçimlerde büyük bir başarı elde ettiyse de milliyetçi çizgisinin bulanması ve iç çekişmeler nedeniyle büyük yara aldı. Ekim 1944`te görevden alınan Nahhas`ın yerine Ahmed Mahir, ardından Mahmud Fehmi Nukraşi geçti. Bu arada Mısır Şubat 1945`te Almanya ve Japonya`ya resmen savaş açtı.

Savaş sonrasında İngiliz birliklerinin çekilmesini ve Sudan`daki İngiliz denetiminin sona ermesini sağlamaya yönelik milliyetçi talepler, 1936 tarihli antlaşmanın gözden geçirilmesini gündeme getirdi. Konumu sarsılan Vafd`ın gerilemesiyle siyasi sahnede radikal güçler öne çıktı. 1928`de kurulan Müslüman Kardeşler örgütü reformcu bir İslam hareketi olmaktan çıkarak militan bir kitle örgütüne dönüştü. Kahire`de kitle gösterileri ve şiddet eylemleri giderek sıklaştı. Mısır hükümetlerinin, büyük bir tepki odağı haline gelen antlaşmayı değiştirmek için İngilizlerle yürüttüğü görüşmeler, Sudan sorunu nedeniyle çıkmaza girdi. Mısır`ın Temmuz 1947`de konuyu Birleşmiş Milletler`e götürmesi de kilitlenmeyi çözemedi.

Cumhuriyet

Milliyetçi dalgayı etkileyen önemli bir öğe de Arap dünyasındaki genel sorunlara karşı artan ilgiydi. Geçmişte Mısır milliyetçiliği kendi yerel koşulları içinde ortaya çıkmıştı. 1936`dan sonra Filistin sorunuyla ilgilenmeye başlayan Mısır, Arap Birliği`nin (1943-1944) oluşmasında öncü bir rol oynadı. I. Arap-İsrail Savaşı`nda (1948-1949) alınan ağır yenilgi Arap davasına bağlılığı güçlendirirken, siyasi istikrarsızlığı da derinleştirdi. Müslüman Kardeşler`in şiddet eylemleri yoğunlaştı. Örgütü sindirmeye çalışan Nukraşi bir suikast sonucunda öldü.

Vafd`ın Ocak 1950 seçimlerini kazanmasından sonra başbakan olan Nahhas, İngilizlerle bir uzlaşmaya varamayınca Ekim 1951`de tek yanlı olarak savunma antlaşmasını ve Sudan`la ilgili antlaşmayı bozdu. İngiliz karşıtı gösterileri kanal bölgesindeki birliklere yönelik gerilla saldırıları izledi. İngilizlerin Ocak 1952`de İsmailiye`de giriştiği askeri harekat Kahire`deki gösterileri daha da tırmandırdı. Art arda gelen hükümet değişiklikleri de ülkeyi tam bir siyasi bunalım içine soktu.

Mısır`da giderek belirginleşen iktidar oluğunu, Temmuz 1952`de bir darbeyle krallığı devirerek yönetime el koyan Hür Subaylar Hareketi doldurdu. 18 Haziran 1953`te cumhuriyet ilan edildi. 1953`te ilan edilen Mısır 1958 yılında, II. Dünya Savaşı sonrası 1946`da Fransızların Suriye`den resmen çekilmesiyle kurulmuş olan Suriye Cumhuriyeti ile birleşerek Birleşik Arap Cumhuriyetini kurdular.

Birleşik Arap Cumhuriyeti

Mısır ve Suriye arasında 1 Şubat 1958`de ilan edilen ve her iki ülkedeki plebisitlerle (referandum) onaylanan siyasi birleşme. Bir askerî darbenin ardından Suriye`nin Mısır`dan bağımsızlığını ilan etmesiyle, 28 Eylül 1961`de son buldu. Birliğin dağılmasına karşın Mısır, Birleşik Arap Cumhuriyeti adını 2 Eylül 1971`e değin korudu. O tarihte bugünkü resmi adı olan Mısır Arap Cumhuriyeti ismini aldı.

Devrim

Yasemin Devrimi`nin öncülüğünde, 25 Ocak 2011`den beri Mısır`da devam eden, halkı mevcut yönetime karşı seferber olmaya çağıran sokak gösterileri, protestolar ve sivil itaatsizliklerin bütünüdür. Gösteriler veisyanların polis şiddeti, olağanüstü hâl, işsizlik, asgari ücretleri azaltma isteği, barınma eksikliği, yiyecek sıkıntısı, yolsuzluklar, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve kötü hayat koşulları üzerine başladığı rapor edildi. 11 Şubat 2011 tarihinde Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek gösteriler nedeniyle istifa etti.

2013 Mısır Askeri Müdahalesi

2013 Mısır Askeri Müdahalesi ile ordu yönetime el koymuş ve seçimle Hüsnü Mübarek`in yerine gelen Cumhurbaşkanı Mursi bir darbe ile yönetimden alınmıştır. Ülkenin dört bir yanında protestolar başlamış, Adeviye Meydanı, ülke çapındaki gösterilerin merkezi olmuştur. Ordu, meydandaki halka ateş açmış, olaylarda 3 binin üzerinde ölü, 11 binin üzerinde de yaralı olduğu iddia edilmiştir. Uluslararası ajansların muhabirleri gözaltına alınmış, veya sınır dışı edilmiştir.

Fiziki Yapı

Kuzeydoğu Afrika’da yer alıp, Sina Yarımadası ile Asya’ya bağlanan Mısır’ın kuzeydoğusunda İsrail, doğusunda Kızıldeniz ve Suudi Arabistan, güneyinde Sudan, batısında Libya ve Akdeniz bulunur. Kuzeyi ve doğusu deniz, güneyi ve batısı çöl olan, şekil itibariyle kareyi andıran Mısır, 23° kuzey ve 31° kuzey enlemleriyle 25° doğu ve 35° doğu boylamları arasında yer alır. Stratejik mevki itibariyle Asya, Avrupa ve Afrika arasında kilit bir noktadadır.

Afrika’nın ve Mısır’ın can damarı Nil Nehri, ülkeyi dört bölgeye ayırır: Nil Nehri havzası, Sina Yarımadası, Doğu (Arap) Çölü, batı ve güney çöller bölgeleri.

Nil Nehri, başlangıcı Victoria Gölü olmak üzere 6390 km uzunluğundadır. Eğer bu göle dökülen Kagera Nehrinin kaynağı başlangıç kabul edilirse, 6671 km olur. Buna göre dünya nehirleri arasında, kolları hesaba katılmaksızın, en uzun olanıdır. Nil, Bahrelgazal ve Mavi Nil ile birleştikten sonra 250 m’lik çavlanlarla Mısır topraklarına girer. Mısır’ı boydan boya geçerek Kahire’de kollar ayrılıp, geniş bir delta yaparak Akdeniz’e ulaşır. Uzunluğu 500 km olan, 5000 km2lik, Nasır Gölünden çıktıktan sonra genişliği 500 m olan Nil Nehrinin Kahire yakınlarına ulaştığındaki genişliği 2 km civarındadır. Burada biri Süveyş Kanalına birleşen bir başka kanal olmak üzere iki ana kola ayrılır. Ortalama 3 km genişliğinde olup, bazı yerlerde 23 km’ye ulaşabilen Nil Nehrinin Reşit ve Damietta adlı bu iki büyük kolu arasındaki delta, en geniş yeri 250 km ve uzunluğu 160 km olan bir bölgedir. Sanki Mısır bu bölgededir. Mısır’ın can damarı, hayat kaynağı olan Nil, meydana getirdiği yemyeşil ve verimli havzasıyla, çoğunluğunu sarı çölün teşkil ettiği 1.001.449 km2lik muazzam toprakları ıssız bıraktırmış ve Mısır’ı 36.000 km2ye sıkıştırmıştır.

Nil’in batısı, Libya sınırına kadar, 10.000.000 km2lik Büyük Sahra’nın uzantısı Libya Çölünün devamı olan batı ve güney çölleri, ülkenin dörtte üçüdür. Yüzölçümü 673.000 km2lik çöl yaylasının ortalama yüksekliği, güney batıdaki 2000 metre yükseklikteki kayalık engebeli arazi hariç 250 m civarındadır. Kızıldeniz kıyısındaki Doğu (Arap) Gölü ise nisbeten dağlık olup, en yüksek yeri 2100 m’ye ulaşır, kuzeyde Akdeniz, güneyde Kızıldeniz, batıda Süveyş Kanalı ve Körfezi doğuda da Gazze şeridi, Arap Körfezi ve İsrail’le çevrili, ucu güneye bakan üçgen şeklindeki Sina Yarımadası, Doğu Gölü bölgesi gibi sivri tepelerle kaplı bir yayladır. Bu yüksek araziler, Asya-Afrika bağlantılarını meydana getiren birçok boğaz ve geçitlerle doludur. Mısır’ın en yüksek tepeleri olan Sina Dağı 2641 m ve El Thbet Dağı 2439 m’dir.

Mısır’ın yaklaşık 1000 m uzunluğundaki Akdeniz kıyıları, genel olarak dik ve girintisiz çıkıntısızdır. Nil Nehrinin meydana getirdiği delta ağzı ise kısmen düzdür. Kızıldeniz kıyıları 1800 km’dir. Bazı yerleri alçak ve kumluk, bazı yerleriyse oldukça yüksektir. Mevcut mercan kayalıkları ulaşımı aksatır. 1869’da kesin olarak açılmış Süveyş Kanalı ile Akdeniz ve Kızıldeniz birleştirilmiş ve Hindistan’a giden deniz yolu kısalmıştır.

İklim

Mısır, sıcak ve kurak bir iklime sahiptir. Yaz ve kış olmak üzere iki mevsim hüküm sürer. Kış ayları sert olmayıp, oldukça yumuşaktır. Akdeniz kıyılarında yıllık yaklaşık 200 mm civarındaki yağışlardan başka, yağış pek görülmez. Güney bölgelerde yaz günleri 43°C’ye kadar ulaşabilen sıcaklık, kış aylarında 15°C civarına düşer. Mısır’ın gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkı ise yüksektir. Mesela çöl bölgesinde gündüz 37°C olan sıcaklık, gece 15°C’ye kadar düşebilmektedir. Ülkeyi etkileyen kuzey rüzgarlarından başka Nisan ve Mayıs aylarında ortaya çıkan “hamsin” rüzgarı, kum fırtınalarına sebep olur. Bu kavurucu rüzgar, ülkenin % 80’ini kaplayan Batı Sahrası’nın uzantısı olan batı ve güney çöllerinden doğuya doğru eser.

Tabii Kaynakları

Mısır’ın kurak ve sıcak iklimi, ormanlık alanlarının olmasına ve bitki örtüsünün zenginleşmesine mani olmuştur. Kıyı bölgeleri de, Nil kıyıları ve havzasıyla çöllerde bulunan vaha ve kuyular çevresinde bitki örtüsü yemyeşil ve verimlidir. Diğer bölgelerdeyse çoğunlukla sarı çöldür. Çöller genellikle kurak bitki örtüsüne sahiptir.
 
Ülkenin tek hayat kaynağı Nil suları, en önemli tabii kaynağı teşkil eder. Nil Nehri suları, bugün kontrol altına alınmış ve dolayısıyla ülkenin sadece 1/28’ini teşkil eden Nil Vadisiyle bereketli deltasından yılda tek ürün yerine üç ürün alınmaktadır. Nil sularıyla meydana gelen güneyindeki Assuan sun’i gölünün çevresi 3000 km, yüzölçümü 5000 km2 ve en derin yeri 70 m’dir.

Bitki örtüsü gibi, hayvanlar bakımından da vasat olan Mısır’da daha çok evcil hayvanlar görülür. Çöl olan bölgelerde umumiyetle ceylan, nubian keçisi, sırtlan, çakal, çöl tilkisi, yabani tavşan ve vaşak yaşamaktadır. Ayrıca birçok tür kuş ve yabani ördek de bulunur. Yaylalık bölgelerdeyse kaba çuha ve devekuşu yaşar. Nil suları ise, tatlı su levreği bakımından zengindir.

En önemli yeraltı kaynağı petroldür. Batı ve doğu çölleri, Süveyş Körfezi ve Sina Yarımadası petrol bakımından oldukça zengindir. Demir filizi, fosfat, kireçtaşı ve tuz diğer önemli tabii kaynaklarıdır.

Ekonomi

Coğrafî olarak, Aşağı ve Yukarı şeklinde tanımlanan Mısır`da ekonomi; turizm, Nil Nehri kıyılarında ve alüvyonlu mümbit topraklarda yetişen dünyanın en kaliteli uzun elyaflı pamuğu Gize ile tekstil ürünleri ihracatına dayanmaktadır. Kahire dünyanın en büyük zincirlerinin 5 yıldızlı otelleriyle yoğun konaklama imkânına sahiptir.

Nil boyunca dünyanın en önemli üç medeniyetinden biri olarak tanımlanan Eski Mısır`ın tapınaklarını görerek Asvan`a kadar gerçekleştirilen gemi turları ilgi çekicidir. Asvan Müzesi`nde Yukarı Mısır medeniyetinin örnekleri ve günlük yaşamın sergilenmesi, Sudan ile etkileşimin yerli figürlerle desteklenen sergilenişi enteresan gelebilir. Dünyanın en büyük barajlarından biri olarak Cemal Abdülnasır tarafından inşa ettirilen Asvan Barajı`nın yapımı esnasında yerinden taşınan Büyük Tapınak, firavunların inşa ettirdikleri ile Nil boyunca göreceğiniz Roma etkisini taşıyan tapınaklar o günün mimari bilgisini değerlendirmek adına Gize piramitleri kadar değerlidir. Nil`in iki kıyısında kurulmuş şehirlerde yerel geleneksel ürünleri temin edebilecek pazarlarda özellikle dünyaca ünlü papirüs ürünlerinde hem kalite hem de fiyat pazarlığı konusunda son derece dikkatli olunmalıdır. Kendilerini papirüs enstitüsü olarak isimlendiren Gize bölgesindeki dükkânlarda yüksek fiyatlardan büyük indirim yapılarak satılan papirüslerin Hanü`l-Halil gibi çarşılarda son fiyatın dörtte bir fiyatına alınması mümkündür.

Kendisine yetecek kadar olan petrolünü halkına ucuz olarak sunan Mısır`da ücretler oldukça düşüktür. Ancak hayatın sürdürülmesi için gereken zorunlu ihtiyaçlar da son derece ucuzdur. Son yıllarda gerçekleştirilen özelleştirme işsizliği arttırdığı için sosyal patlama yaşanmaması amacıyla yavaş ilerlemektedir. Genelde istihdam devlet tarafından sağlanmaktadır. Çalışma saatleri; iklimsel özellikler nedeniyle genel olarak sabah 8 ile 15 arasındadır. Özel sektörde çalışma saatleri uzundur. Yeni yetişen üniversite mezunu nesil için iş olanakları kısıtlıdır. Yabancı yatırımı özendiren indirim ve vergi ayrıcalıkları ile önemli bir girdi sağlanmışsa da nitelikli çalışan temininde yaşanan güçlükler yatırımcı yönünden olumsuz etki yaratmaktadır. Son zamanlarda Türkiye`nin önemli tekstil gruplarının da Mısır`daki nitelikli serbest bölgelerde yatırım konusunda çalışmalar yaptığı gözlenmektedir.

Her biri ayrı mimari özellikler taşıyan camilerin yanında inşa edilmiş kilise ve sinagoglar ilginç bir dinsel doku görüntüsü vermektedir. Müslümanlar için hafta tatili Cuma günü olup Hıristiyan ve Yahudi Mısır vatandaşları Cumartesi ve Pazar günleri tatil yapmaktadırlar. Bankalar Cuma/Cumartesi kapalıdır.

Nüfus ve Sosyal Yaşayış

Uzun yıllar Osmanlı hakimiyetinde kalan Mısır`da Osmanlı paşalarının sülalelerinden gelmekle övünen birçok yerli aile sosyal hayatta önemli yerlerdedir. Osmanlı sonrasında yerleşen İngilizler ‘in getirdikleri "kulüp" anlayışı Mısırlılar için ayrıcalığın simgesidir. Nesilden nesile verasetle de geçen üyelikler kişinin sosyal statüsünü belirlemekte önemli role sahiptir. 1900 yılında yaklaşık 12,5 milyon olan nüfusu günümüzde 76-80 milyon arasındadır

Mısır Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Kahire Şehir Rehberi
Kahire Şehir Rehberi
Kahire`de gökdelenler, bulvarlar ve modern parklara rastlayamazsınız. Kentte yüzyıllar öncesine ait yapılar hüküm sürer. Kahire eski tapınakları, Hristiyan, Yahudi ve Müslümanlara ait abideleri, modern sanat ve heykelciliği, eski dönemlerden, özellikle de Firavun döneminden kalma yerleşim yerleri, Piramitleri ve Nil Nehri ile dikkatleri çeken bir kenttir.
Egypt Air
Egypt Air
Mısır’ın önde gelen bayrak taşıyıcı havayolu olan Egypt Air, Orta Doğu, Avrupa, Afrika, Asya ve Amerika’yı kapsayan geniş bir hizmet ağına sahip olan havayolu 2011 devriminden sonra kaybettiği gücü yeniden kazanmak için çalışmaktadır. Star Alliance grubunun üyesi olan havayolunun logosu şahin olarak tabir edilen Horus,eski Mısır mitolojisinde gök tanrıyı sembolize eder.

Haritada Mısır

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları