Ulkeler

KKTC Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

KKTC Ülke Rehberi
KKTC Ülke Rehberi
 
KKTC Ülke Rehberi
 
KKTC Ülke Rehberi
 
KKTC Ülke Rehberi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (kısaca KKTC) veya Kuzey Kıbrıs, Akdeniz`de bulunan en büyük üçüncü ada ve Anadolu yarımadasının 65 km güneyindeki Kıbrıs adasının kuzey kısmında yer alan bağımsız devlet. Bağımsızlığı Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır. Bugün birçok devlet, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar tarafından adanın sadece güneyini kontrol altında tutan Kıbrıs Rum Yönetimi toprakları içerisinde kabul edilmekte, Kuzey Kıbrıs ise de facto olarak nitelendirilmektedir. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi’ne göre, Türkiye`nin işgali altındadır.

Bağımsızlık ilanından bu yana Türkiye tarafından ekonomik, siyasi ve askerî olarak desteklenmektedir. Türkiye`de "Yavru vatan", "Yeşilada" ya da "cennet ada"diye de bilinir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendisine uygulanan ambargolardan dolayı ekonomik olarak Türkiye`ye bağımlı hale gelmiştir. 2010 yılı itibarıyla 2.66 milyar TLolan devlet bütçesinin %32.6`sını Türkiye`nin ekonomik yardımları oluşturur. Buna karşın 2001 yılından itibaren ekonomide hızlı bir büyüme yaşanmış; ancak ülke 2000`li yılların sonlarından itibaren ekonomik sıkıntılar yaşamaya başlamıştır.

Tarihi

İlk Çağlar

Tarihi boyunca birçok ulusun egemenliği altına giren Kıbrıs MÖ 1500 yılı civarında Antik Mısırın, MÖ 1320 yılı civarında Hititin ve MÖ 1200`li yıllarında tekrar Mısırın, MÖ 1000 yılı civarından Fenikelilerin ve MÖ 709`da Asurluların egemenliği altına girdi. 
MÖ 669`da bağımsızlığını kazandıysa da tekrar Mısır firavunu Amasis tarafından alındı. MÖ 545`te Pers Ahameniş İmparatorluğu`na geçti ve MÖ 333`te İssus Muharebesinde Persleri yenen Büyük İskender`in egemenliği altında özerklik tanındı. 

Bu tarihten sonra adada Yunan kültürü önem kazandı. MÖ 58 yılında ada Roma İmparatorluğunun bir vilayeti haline geldi ve 350 sene boyunca Roma İmparatorluğu kontrolünde kaldı. 395’te, Bizans İmparatorluğu`nun bir parçası olan adada halk Putperestlikten yavaş yavaş Ortodoksluk mezhebine geçti. 

1191 yılında Aslan Yürekli Richard Üçüncü Haçlı Seferi sırasında adaya yerleşti ve daha sonra adayı Tapınak Şövalyeleri’ne sattı. 1192 yılında adayı satın alan Guy de Lusignanve soyu 1489`da Venediklilerin adayı alışına kadar Kıbrıs`ı kontrol ettiler.

Venedikliler

Kıbrıs`ta Venedik Cumhuriyeti hakimiyeti, 26 Şubat 1489`da başladı. O dönemde adanın hakimi olan Lüzinyan kralı, Katerina Kornaro adlı bir Venedik soylusuyla evlendi. Kral ölünce, ada Venediklilere kaldı.
 
Adayı yöneten Venedikli, Mağusa`da ikamet etmekteydi. Venedikliler döneminde askeriyeye önem verilmiş, Mağusa`nın ki başta olmak üzere kaleler sağlamlaştırılmıştı. Lefkoşa Surları ise 8 milden 3 mile indirilerek yeniden yapılmıştır. 

Osmanlı Dönemi

Fetihden önce Kıbrıs, Doğu Akdeniz`deki Osmanlı Devleti`ne ait gemilerine akın yapan Hıristiyan korsanlarının sığınağı haline gelmiştir. Bu korsanlar genellikle deniz ticaret gemilerine ve hacca giden yolculara saldırarak buradaki yol güvenliğini yok etmektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı Kıbrıs`ın alınması gerekli görülmüştür. 

Kıbrıs, II. Selim`in hükümdarlığı esnasında, Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu ve Piyale Paşa komutasındaki donanma tarafından, 1 Temmuz 1570`de başlayıp, 1 Ağustos 1571`de Mağusa`nın fethedilmesiyle Osmanlı idaresine girdi. Kıbrıs`ın fethiyle Osmanlı Devleti, Doğu Akdeniz`e tamamen hâkim olmuştur. 

15 Eylül 1570 tarihinde Lala Mustafa Paşa, tören ile Lefkoşa şehrine girmiştir. Kıbrıs fethedildiği tarihte adada çok az sayıda Ortodoks Rum vardı. Çünkü Venedikliler Katolikidi ve Ortodoks Kilisesi`ne yaşama hakkı tanımıyordu. Osmanlı Devleti Ortodokslara serbestçe kilise kurma ve gelişme imkânı sağladı. Böylece adada Ortodoks Kilisesi gelişti ve Katolik Kilisesi etkinliğini kaybetti.

1571 yılında Kıbrıs`ta yapılmış bulunan nüfus sayımında yerli halkın nüfusu 150.000`dir. Burada bulunan Türk askeri ise 30.000 kadardır. Fethin ardından Karaman`dan adaya göç ettirilen Türkler, adanın ilk Türk sakinleridir. Bugün adada yaşayan Kıbrıs Türkleri`nin (Kıbrıs Harekâtı`ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti`nden gelenler hariç soyu bu Osmanlı idaresinde adaya gönderilen Türklerden gelmektedir. 

Birleşik Krallık Dönemi

93 Harbi`nde Rusya İmparatorluğu karşısında yenilen Osmanlı, Ruslara karşı fazla ödün vermemek amacıyla, Birleşik Krallığın isteği üzerine ada 92.799 sterline kiralanmıştır. Osmanlı mülkiyeti devam ediyor sayılmakla birlikte, yönetim tamamen Birleşik Krallık`a geçti. Birleşik Krallık adayı "Komiser" diye tabir ettiği yüksek rütbeli yöneticilerle idare etmiştir. 1914`te başlayan I. Dünya Savaşı`nda Osmanlı`nın Birleşik Krallık karşısındaki Almanya`nın yanında savaşa girmesi üzerine Birleşik Krallık adayı ilhak edip adaya vali tayin etti. 1923`te imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 21. Maddesi gereğince, Birleşik Krallığa ilhakı tanındı. 1925 yılında Kıbrıs kraliyet kolonisi olarak ilan edildi ve adaya ilk Türkiye Cumhuriyeti konsolosu atandı. 

Ekim 1931`de itibaren Rumlar Enosis isteğiyle ayaklandı, Rumlar`ın Birleşik Krallık yönetimine karşı ayaklanması sonucu Birleşik Krallık`ın politikası sertleşti. Yunan ve Türk tarihinin okutması, iki ülkenin bayraklarının kullanılması ve Yunan ya da Türk ulusal kahramanlarının resimlerinin sergilenmesi yasaklandı. Türk topluluğu Enosis’e karşı olduğunu açıkladı. 1943 yılında Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu (KATAK) kuruldu. Fakat KATAK`ın faaliyetini yetersiz bulan Fazıl Küçük KATAK`tan ayrılmış ve 23 Nisan 1944`te Kıbrıs Millî Türk Halk Partisi (KMTHP)`ni kurmuştur.

II. Dünya Savaşı’nın ardından kolonilerin tasfiyesi eğilimi yaygınlaşınca, 18 Ekim 1950`de Kıbrıs Rum Ortodoks liderliğine III. Makarios seçilmiştir. Yunanistan Hükûmeti 1954`de Birleşmiş Milletler’e ulusların kendi kaderlerini tayin haklarının (Self-determinasyon) Kıbrıs için de uygulanması yolunda başvuruda bulundu. Türkiye`nin karşı çıktığı bu istek Birleşmiş Milletler`ce reddedildi.

EOKA 1 Nisan 1955’de adada faaliyete geçti. Rumlar arasında Enosisçi-Anti Enosisçi çatışması başladı. Türkiye ilk kez sorunda taraf olmayı kabul etti ve 29 Ağustos’ta Londra’da Birleşik Krallık ve Yunanistan’ın katıldığı toplantıda, Türkiye de temsil edildi. 15 Kasım 1957`de Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) kuruldu. 1958 yılında gündeme gelen MacMillan Planı`na göre Kıbrıs’ın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalmasına ama Türkiye ve Yunanistan`la da bağlara sahip olmasına karar verildi.

1960`dan 1974`e

1960`da kurulan Kıbrıs Cumhuriyetinde her iki topluma da nüfuslarına göre her kurumda yeterli temsil hakkına sahipti. Fakat Kıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanı III. Makarios 30 Kasım 1963’de 13 maddeden oluşan anayasa değişikliği önerilerini sundu. Bunlar arasında anayasanın değişmez maddeleri, Kıbrıs Türk`ü olan Başkan Yardımcısı’nın veto hakkının ortadan kaldırılması, Temsilciler Meclisinde ayrı çoğunluklar ilkesinin ortadan kaldırılarak kararların basit çoğunlukla alınması, ayrı belediyelerin ortadan kaldırılması gibi maddeler de bulunmaktaydı.

ABD Başkanı Kennedy, Makarios’a bundan vazgeçmesini önerdi ve Türkiye değişiklikleri kabul etmeyeceğini bildirdi. Kıbrıs Türkleri`nin de reddi üzerine Kıbrıs Rumları, 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine karşı ada çapında katliam başlattı. 21 Nisan 1966 tarihli Patris gazetesinde yayınlanan Akritas Planına göre Türk halkı sindirilerek ada Yunanistan`a bağlanacaktı.

1967’de Rum saldırıları tekrar başladı. Yunanistan Ordusu`nun 15 bin askeri, gayri resmî olarak adaya yerleştirildi. Türklere karşı sürdürülen sindirme politikasının durdurulması için Türkiye ve Yunanistan başbakanları arasında düzenlenen toplantı bir sonuç vermeyince, Türkiye askerî müdahalede bulunacağını açıkladı.

TBMM hükûmete müdahale yetkisi verdi. Türk uçakları Kıbrıs üzerinde uçmaya başladı. Donanma ve çıkarma birlikleri harekete geçti. ABD’nin arabuluculuğuyla Yunanistan birliklerinin geri çekilmesi sağlanınca, Türkiye harekâtı durdurdu. Yunanistan`ın askerleri üç Türk köyünden geri çekilirken arkalarında 24 ölü bıraktılar. 1964’ten beri Türkiye’de bulunan Rauf Denktaş gizlice adaya gitti. Denktaş, Yunanlarca tutuklandı ama Türkiye ve ABD’nin itirazı üzerine iade edildi.

1970`li yılların başlarında Yunanistan`ı kontrol eden askerî cunta yönetimi, II. Makarios`un tutumları ve Enosis`in yolunda ilerleme olmamasından dolayı memnun değildi. Cunta, 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Ulusal Muhafız Birliği`ne bu birliğin komutanının görevinden alınmasını ve adanın kontrolünü Yunan subayların bulunduğu bu birliğin almasını istedi. Birlik aynı gün Lefkoşa`daki Başkanlık Sarayı`nı bastı ve II. Makarios görevden alındı. Nikos Sampson yeni hükûmetin devlet başkanı olduğu dünyaya ilan edildi.  Her ne kadar milliyetçi Rumlar tarafından darbe yapılsa da Yunanistan ile birleşmedi, Kıbrıs`ın bağımsızlığı devam etti ve bağımlı bir yönetim olmadı. Türkiye Cumhuriyeti, gerçekleştirilen darbe nedeniyle Zürih ve Londra Antlaşması`nın IV. maddesine istinaden gerçekleştirdiğini savunarak 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs`a karadan ve havadan harekât başlattı. Türk birlikleri, adaya indikten kısa bir süre sonra adanın büyük şehirlerinden bir olan Girne`ye girdi. Başkent Lefkoşa`ya doğru ilerlemeye başladı. 22 Temmuz`da taarruz sonucunda Türk birlikleri önce Girne’ye girdi, daha sonra da başkent Lefkoşa’ya yöneldi. Ateşkes başlamadan Girne-Lefkoşa hattı birleşti.

Geçici ateşkes ilan edildiyse de Rum birliklerinin bu ateşkes kurallarına uymaması sonucu 13 Ağustos`ta Türk birlikleri tekrar ilerlemeye başladı. Türk birlikleri 14 Ağustos`ta başkent Lefkoşa`ya, 15 Ağustos`ta Lefke ve Magosa`ya girdi. Uluslararası baskılar sonucunda ateşkes ilan edildi ve adanın %37`si Türkler`in kontrolüne geçti. 170.000 civarındaki Kıbrıslı Rum kuzeyde bulunan evlerinden göç ettirildi, 50.000 Kıbrıslı Türk ve daha sonrada Türkiye`nin teşviki ile Türkiye`den gelen göçmenler ise bu evlere yerleştirildi. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nin İlanı

15 Kasım 1983`de Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi Self-determinasyon hakkını kullanarak oybirliği ile aldığı bir kararla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`ni ilan etmiştir. KKTC`nin kuruluş bildirgesini kurucu cumhurbaşkanı Rauf Denktaş okudu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan’ın ve pek çok devletlerin yanı sıra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de tepkisini çekti.
Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı. 13 Mayıs 1984’te de Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı.

Coğrafya 

Toprakları kuzeyde Dipkarpaz, batıda Güzelyurt, güneyde de Akıncılar`a doğru yayılır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları arasında Birleşmiş Milletler`in kontrolünde tampon bölge bulunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`nin önemli yerleşim yerleri, başkent Lefkoşa, Girne, Gazimağusa, Güzelyurt ve İskele`dir. KKTC, etkisinde bulunduğu Akdeniz ikliminden dolayı fazla yağış almaz. Genellikle sıcak ve kuraktır.

Kıbrıs`ın sahil kıyıları, aşağı yukarı yüz milyon senedir Chelonia mydas ve Caretta caretta kaplumbağaları tarafından ziyaret edilmektedir. Bu canlılar yumurtlamak için Mayıs ve Ağustos ayları arasında Kuzey Kıbrıs’ın kumsallarına gelmektedirler. Adanın kuzeyinde doğal mağaralar da bulunmaktadır. Sarkıt ve dikitleri ile İncirli Mağarası, İnönü’deki Sütunlu Mağara, olmak üzere 85 adet civarındaki doğal mağara bulunmaktadır. 

Uluslararası Statü ve Temsilcilikler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti resmî adı ile Türkiye haricinde tanınmamaktadır. Bağımsızlık ilanından sonra Pakistan ve Bangladeş de KKTC`yi tanıdığını ilan etse de uluslararası baskılar sonucunda bundan vazgeçmişlerdir. 

1992’de Nahcivan Özerk Cumhuriyeti Meclisi`nin yetkisi olmadığı halde KKTC’nin tanınmasına ilişkin karar aldığına dair bilgi aktarılmaktadır. Azerbaycan-Kuzey Kıbrıs arasındaki ilişkiler aralarına Türkiye`yi de katarak "bir millet, üç devlet" anlayışının gelişmesine ve bu anlayışın söz konusu ilişkilere yön vermesine yol açmış olsa da Azerbaycan KKTC`yi resmen tanımamaktadır.

Haziran 2004`te İslam Konferansı Örgütü dışişleri bakanları "Kıbrıs Türk Toplumu" sıfatıyla gözlemci olarak katılan KKTC`nin Annan Planı`nda kullanılan "Kıbrıs Türk Devleti" tanımıyla katılmasını kararlaştırmışlardır. 

2005`te Gambiya, Batı Afrika ülkesinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti`ni diplomatik ilişkiler kurmaya hazır olduğunu açıklamıştır. 2008`de Katar`da "KKTC Ticaret ve Turizm Ofisi" adıyla temsilciliğini açmıştır. 

2004 Nisan`ında yapılan Annan Planı referandumundan bugüne uluslararası camia KKTC ile var olan ilişkilerini iyileştirmeye başladı. genişlemesinden sorumlu üyesi Günter Verheugen raporunda bu şartlar göz önünde tutulursa AB ülkelerinin KKTC`de temsilcilikler açabileceklerini söyledi. AB, KKTC`ye 259 Milyon Euro yardım taahhüt etti. Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından engellenmeye çalışan bu yardımı KKTC direkt olarak almak istemektedir. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat görevi sırasında dünya liderleri ile görüşmelerine devam etti. Dönemin ABD dışişleri bakanı Condoleezza Rice ve Birleşik Krallık eski dışişleri bakanı Jack Straw ile görüşmelerde bulundu. Ayrıca 2006 Ağustos`unda eski Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref tarafından cumhurbaşkanı sıfatı ile ağırlandı.

Mülkiyet: Rum Kıbrıslıların Dava Kararları: 01.03.2010: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM,ECHR) Türk Kıbrıs’ın Taşınmaz Mal Komisyonu’nu tanıdı (18.08.2010: Türk Kıbrıs`ın TMK’na 652 Rum Kıbrıslı başvuru yaptı). 27.05.2010: AİHM: “Rum Kıbrıslıların Kuzey Kıbrıs’tan göç ettikleri yerler, hayatlarının hemen hemen hepsini başka yerlerde yaşadıklarından ve iddia ettikleri mülkle somut ve kalıcı bağları olmadığından artık evleri (home) değildir. Ayrıca, bu yüzden, Rumların kuzeye geri dönüş hakkı yoktur”. 27.07.2010: AİHM, TK TMK’nun tazminatları hesaplama metodunu benimsedi. Türk Kıbrıslıların Dava Kararları: 14.01.2010: AİHM, bir Türk Kıbrıslının ,Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki malını tazmin ederken, Kıbrıs Cumhuriyeti aleyhinde karar verdi; ve Rum Kıbrıs Başsavcısının 139/1991 sayılı kanunda değişiklikler yapmasına hükmetti. Devam Eden Davalar: ECHR’nin Rum Kıbrıs’taki Yağmuralan Türk Kıbrıs’a göç etmek zorunda kalan Türk Kıbrıslıların başvurularıyla ilgili kararı ise henüz açıklanmamıştır.

5 Mayıs 2010`da, Kuzey Kıbrıs`ı temsilen Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Küçük Ölçekli İşletmeler Birliği`ne (ESBA) tam üye oldu. 

KKTC Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Lefkoşa Şehir Rehberi
Lefkoşa Şehir Rehberi
K.K.T.C`nin başkenti olan Lefkoşa, tam bir turizm bölgesi gibi görünmese de, tarihi açıdan çok zengin yapılara ve yakın tarihe ait birçok ize rastlamak mümkündür. Havalimanına çok yakın olan şehir merkezi Girne ve Magosa bölgesinin tam ortasında olduğundan dolayı her iki bölgeye de ulaşım çok kolaydır. Bölge aynı zamanda güney kesiminde bulunan Lefkoşa şehriyle de komşu durumdadır.

Haritada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları