Ulkeler

Japonya Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Tokyo, Japonya
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

Japonya Ülke Rehberi
Japonya Ülke Rehberi
 
Japonya Ülke Rehberi
 
Japonya Ülke Rehberi
 
Japonya Ülke Rehberi

Japonya, Doğu Asya`da bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus`ta bulunan Japonya Çin, Kore ve Rusya`nın doğusunda, kuzeyde Ohotsk Denizi`nden güneyde Doğu Çin Denizi`ne kadar uzanır. Japonca adını oluşturan kanji karakterler "güneş" ve "köken" anlamına gelir. Bu nedenle Japonya "Doğan Güneşin Ülkesi" diye de bilinir.

Japonya üç binden fazla adadan oluşur. Bu adaların en büyükleri olan Honşu, Hokkaido, Kyuşu ve Şikoku adaları ülkenin %97`sini oluşturur. Adaların çoğu dağlıktır ve bazıları yanardağlardan oluşur. Japonya’nın en yüksek dağı olan Fuji Dağı bir yanardağdır. Japonya 128 milyonluk nüfusuyla dünyanın nüfus açısından onuncu büyük ülkesidir. Başkent Tokyo`nun bulunduğu alan çevresinde bulunan şehirlerle birlikte 30 milyonunun üzerindeki nüfusuyla dünyanın en büyük metropoliten alanını oluşturur.

Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir. Yazılı tarihte Japonya`nın adı ilk olarak 1. yüzyıldan kalma Çin metinlerinde geçer. Japonya`nın tarihi dış dünyadan etkilendikten sonra çok uzun yıllar boyunca tecrit edilmesiyle şekillenmiştir. Günümüzdeki Japon kültürü dış etkiler ile iç gelişmelerin bir karışımından oluşmaktadır. 1947 yılında anayasanın kabulünden beri Japonya parlamenter monarşi ile yönetilmektedir. Devletin başı Japon imparatoru, hükümetin başı ise başbakandır. Seçimle işbaşına gelen bir parlamentosu vardır.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya göre Japonya Amerika Birleşik Devletleri`nden sonra dünyada ikinci sıradadır. Birleşmiş Milletler, G8 ve APEC üyesidir. Savunma bütçesi dünya beşincisidir. Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük altıncı ithalatçısıdır.

Tarihi

Japonya’nın ilk sakinlerinin Doğu Asya ve Güney Pasifik adalarından gelen göçmenler olduğu sanılmaktadır. Japon halkının atalarının şimdi Yamato ırkı diye bilinen ve M.S. 3 ve 4. asırda savaşçı kabileler ve klanlar üzerine giderek üstünlük kuran aynı ırka ait insanlar olduğu zannedilmektedir.

Dördüncü yüzyılın sonunda Japonya ve Kore Yarımadasındaki krallıklar arasında temas kurulmuştu. Bu tarihten sonra Japonya’da Çin’in kültür etkileri görüldü. Önce Konfüçyüs dini ve sonra Budizm, Hindistan, Çin, Kore yoluyla 538 yılında buraya girmişti.

Ülkenin ilk ve devamlı hükümet merkezi 8. yüzyılın başında Nara’da kuruldu. 710 ile 784 yılları arasında 74 sene bu imparatorluk devam etti. 794 yılında ise Kyoto’da yeni bir hükümet merkezi kuruldu. Burası bin yıl kadar imparatorun oturduğu yer olmuştur. Başkentin Kyoto’ya taşınması, 1192 yılına kadar devam etmiş olan Heian devrinin başlangıcı olmuştur.

1185 yılında Danoura Savaşında Minamotolar rakip Taira Kralını yok ederek galip gelmişlerdir.

Minemotoların iktidarı ele geçirmesi, Shogun denilen askeri liderler idaresi altında yedi asırlık bir feodal hakimiyet devrinin başlangıcı olmuştur. 1192 yılında Minamotolar hükümet merkezini Tokyo yakınındaki Kamakura’ya kurdular.

1213 yılında iktidar Minamotolardan, 1333 yılına kadar askeri yönetimi sürdüren Hogoların eline geçti. Bu dönemde Moğollar, 1274 ve 1281 yıllarında olmak üzere iki defa Kuzey Kyushu’ya saldırdılar. Her iki savaşta başarılı olamayan Moğollar, ayrıca meydana gelen tayfunların tesiri ile Japonya’dan çekildiler.

1333 ile 1338 yılları arasında görülen kısa süreli imparatorlukları, Ashikaga Takauji tarafından Kyoto’da Muromachi’de kurulan yeni bir askeri yönetim takip etti. Bu kurulan hükümet 1338’den 1578’e kadar iki yüz yıldan fazla bir süre devam etmiştir.

On altıncı yüzyılda Avrupalılar Japonya topraklarına ayak bastılar. Bu arada misyonerler, Hıristiyanlığı burada yaymaya çalıştılar. Bunun üzerine Japon liderleri Hıristiyanlığın ve batı düşüncelerinin Japonya için zararlı olacağına inandıkları için Hollanda ve Çin tüccarı haric olmak üzere bütün yabancıların Japonya’ya girişini yasakladılar. İki buçuk yüzyıl süresince Hollandalı tüccarların bulunduğu bu küçük ada, Japonya ile dış dünya arasında tek temas noktası olmuştur.

1853 yılında Amerikalı Komodor Matthev C.Perry dört gemiden meydana gelen donanmasıyla Tokyo Körfezine girmiş, ertesi yıl tekrar Japonya’ya gelerek, Japonları kendi ülkesiyle bir dostluk anlaşması imzalamaya ikna etmiştir. Bu anlaşmayı, aynı yıl içinde Rusya, Büyük Britanya ve Hollanda ile imzalanan anlaşmalar takip etmiştir. Bu anlaşmalar dört yıl sonra ticaret anlaşmalarına dönüşmüştür.

Tokogaua Shogunluğu’nun derebeylik sistemi 1867 yılında yıkılmasına kadar geçen on yıllık süre içinde büyük bir karışıklık hüküm sürmüş ve 1868 yılında Meigi döneminin tekrar teşkilatlanmasıyla bütün hakimiyet yeniden imparatorun eline geçmiştir.

İmparator Meigi’nin idaresinde Japonya, batıda gelişmesi yüzyıllar süren şeyleri kısa bir sürede başarmaya koyulmuş, modern sanayileri, politik kuruluşları ve modern bir toplum modeli ile modern bir millet meydana getirmiştir. Japonya 1894-1895 yıllarında Çinlilerle, 1904 ve 1905 yıllarında da Ruslarla savaşmıştır. Japonya her iki savaşı da kazanarak 1875’te Rusya’ya verdiği Sahalin Adalarını geri almış, Formosa ve Kore’yi ele geçirmiş ve Mançurya’da bazı çıkarlar elde etmişti. 1920 yılında Japonya, Anglo-Japon Birleşmesi kararları gereğince Birinci Dünya Harbine girmişti.

1937’de Japonya-Çin Savaşı başladı. Birinci Dünya Harbinde Almanlara karşı savaşan Japonya, 1939’da Almanya ve İtalya ile askeri bir ittifak kurdu ve 7 Aralık 1941’de Hawai Adalarına baskın yaparak Amerikan donanmasını yok etti. Savaşın ilk yıllarında üstün görünen Japonlar, sonraki yıllarda ağır kayıplara uğradılar. Amerikan uçaklarının 6 Ağustos 1945’te Hiroshima ve 9 Ağustosta Nagasaki’ye attıkları atom bombaları İkinci Dünya Savaşının neticesini belli etmişti. 14 Ağustos 1945’te kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul eden Japonya ile 2 Eylül 1945’te resmi teslim anlaşması imzalandı.

Yedi yıl sonra, 1951 yılı Eylül ayında Japonya 48 devletle San Francisko’da Barış Antlaşmasını imzaladı. 1952 yılı Nisan ayında yürürlüğe giren bu anlaşma ile Japonya tekrar istiklalini kazandı. 1956 yılında ise Japonya 80. devlet olarak Birleşmiş milletlere tam üyeliğe kabul edilmiştir.

Bağımsızlığını kazandıktan sonra büyük bir ekonomik gelişme ile bugünkü refah düzeyine ulaşmış ve teknik ve bilimde çok ileri gitmiş olan Japonya, hemen hemen bütün dünya pazarlarını ele geçirmiş bir devlettir. Liberaller İkinci Dünya Savaşından bu yana iktidardadır.

1926’da tahta geçen İmparator Hirohito, 7 Ocak 1989’da öldü. Yerine büyük oğlu Prens Akihito tahta geçti ve 1990 Kasım ayında taç giydi.

Fiziki Yapı

Japonya, Hokkoida, Honshu, Shikoku ve Kyushu isimli dört ana adadan ve sahil çizgisi açığında yüzlerce küçük adadan ibarettir. Japonya topraklarının % 80’i dağlıktır. Ülkede halen 60 faal, 165 sönmüş yanardağ bulunmaktadır. Ülkenin en meşhur dağı 3776 m yüksekliğindeki Fuji’dir. Bu dağ zarif görünüşü ve muhteşem güzelliği ile dünyaca meşhurdur. Ülkenin dörtte biri yanardağ döküntü ve külleriyle kaplıdır. Başlıca yanardağ bölgeleri Hokkaido, Honşu’nun kuzey ve orta kesimleriyle Kiyusiyu’nun güneyidir.

Japonya’da çok miktarda akarsu bulunur. Bu akarsular uzunluğu kısa ve süratli akışa sahiptirler. Ayrıca bol miktarda krater gölleri vardır. En büyük gölü Biwa Gölüdür.

Japonya’nın topografik görüntüsü, bazan çok güzel, bazan da çok korkunç manzaralarla doludur. Karlarla beslenen dağ gölleri, kayalık boğazlar ve gürültülü nehirler, sarp dağ zirveleri ve şahane şelaleler turistleri cezbeden dünyaca meşhur yerlerdir.

Tabii Kaynaklar

Bitki örtüsü ve hayvanlar: Japonya’nın tabii bitki örtüsü ile ormanlar, topraklarının % 70’ini teşkil etmektedir. Meşe, kafuru ve bambu ağaçlarından meydana gelen subtropikal ormanlar, güneyde yer alır. Bu kesimin kuzeyinde ise, geniş yapraklı ağaçlardan müteşekkil ormanlar vardır. Bu ormanlarda; huş, kayın, meşe, kavak ve akağaç vardır.

Japonya’da en popüler ağaç türü, Hokkaido hariç hemen hemen ülkenin her yerinde yetişen ve“sugi” veya Japon sediri denilen ağaçtır. “Hinoki” denen Japon selvisi ile “Akamutsu” denilen Japon kızılçamı Sugi’den sonra en çok yetişen ağaçların başında gelmektedir.

Madenler: Japonya maden kaynakları bakımından çok fakir olup, sanayii beslemek için gerekli madenlerin çoğuna sahip değildir. Japonya’da az miktarda kömür, kurşun, çinko, arsenik, bizmut, pirit, kükürt, kireç taşı, barit, silis taşı, feldspat, dolamit ve alçı taşı yatakları vardır. İhtiyaçlarını dışarıdan alır.

Kültür

Kimono da Japon kültürünün en önemli unsurudur. Kimono giyen Japonlar adeta sihirli çubukla büyülenmişcesine seremonik ve kibar davranışlar sergilerler. Kimononun da farklılıkları vardır. Evli bayanların kimonolarının kolları kısadır. Bekarların ise uzundur. 20 yaşına basan genç kızlar aile içinde seremoniyle kimono giyer ve 20 yaşını kutlar.
Japonlar seremonilerinde hep dingin bir ruha sahip olup doğayla bir yaşamaya çalışırlar. Kadō (Halk diliyle İkebana da denir) da dünyaca ünlü Japon çiçek süsleme sanatıdır.
Geleneksel Japon kültüründe kadın-erkek ayrımı yoğun olarak vardır. En basitinden Japonca`da `erkek dili` ve `kadın dili` vardır. Erkekler oldukça erkeksi bir dille konuşurken kadınların bu dile ait kelimeleri ünlemleri kullanması pek doğru bulunmaz. Ancak günümüzde Japon kültüründe egemen olan yabancılaşma her alana olduğu gibi dile de etki etmiştir.

Dinler

Örneğin düğün törenleri genelde Şinto dininin kurallarına göre de yapılır. Cenazelerde ise genelde Budist törenler uygulanır. Şinto ülkenin yerli dinidir. Ormanlarda, dağlarda, denizlerde, kısacası doğada "kami" denilen ruhların yaşadığına inanılırdı. Doğa ile uyum içinde yaşayan eski topluluklar bu ruhları sayarlardı. Bu inanç Şinto dininin temelini oluşturur. Sonraları bu ruhlara atalar ve kahramanlar da eklendi. Bazı evlerde bu ruhlara yiyeceklerin sunulduğu "tanrı rafı" bulunur. Budizm ise Şinto`dan farklı olarak 6. yüzyılda, Çin ve Kore yoluyla Hindistan`dan gelmiştir. İlk kez 16. yüzyılda Portekizli denizciler aracılığıyla gelen Hıristiyanlık ise nüfusun küçük bir kısmınca benimsenmiştir.

Çay Töreni

"Sadō" (Çay Yolu) veya "Çanoyu" (Çayın sıcak suyu) adı verilen çay töreni 15. yüzyıla kadar geriye gider. Törenin esası, ev sahibinin konuklarına çay hazırlaması gibi gündelik bir ihtiyaca dayanır. Çay ikramı zaman içinde törensel bir nitelik kazanmıştır. Ev sahibi ve konuklar bu törenin ayrıntılı kurallarına büyük bir ciddiyetle uyarlar. Bu kurallar töreni olabildiğince sadeleştirir. Çay töreni başlı başına kurallar bütününden ibaret değildir. Bunun için bahçe düzenlemesinden çay odasının döşenmesine kadar birçok ön hazırlığın özenle önceden yapılmış olması gerekir. Çay törenine hazırlanmak, mimariden seramiğe, bahçecilikten tarihe, dinden güzel yazma sanatına kadar birçok alanda asgari bilgileri öğrenmek anlamına gelmektedir. Bu hazırlıklar çay töreninin mükemmelliği için şarttır. Bahçenin güzellikleri arasından çay odasına geçen konuklar, gördükleri güzellikler ve yaşadıkları sükunetle çay törenine hazırlanmaktadırlar. Çay töreninde ağırlıklı olarak Zen Budizmi`nin etkisi görülür. Tören ilk bakışta can sıkıcı bir oyun, gereksiz kurallar bütünü gibi gelebilir. Ancak amaç çay yapıp içmekten çok, doğaya karışmak, onun içinde kaybolmak, bu yolla ruhu aydınlatmaktır. Doğallığın yanı sıra sükunet, sadelik estetik ve zarafetle örülü bir arınma sürecidir çay töreni. Hareketler son derece yavaştır, bu nedenle çay yapımı için gerekli eylemlerde olabildiğince tasarruflu olup, yapılması gereken hareketleri çok incelikle hesaplayıp, bunu zarafetle gerçekleştirmek gerekmektedir. Sonuçta ortaya çıkan uyum, ölçülülük ve güzellik izleyenlerin ruhunda ve zihinlerde kalıcı izler bırakacaktır.

Japon Bayramları, Festivalleri ve Ulusal Günleri

Matsuri olarak adlandırılan ve yıl içerisinde çeşitli zamanlarda kutlanan bayram ve festivallerin çoğu kraliyet döneminden günümüze kadar gelmektedir. Bu kutlamaların çoğu Çin ve Budist kökenlidir fakat Japonlar bu kutlamaları dini tören havasında yapmamaktadırlar. Ocak ayında kutlanan "Yetişkinler Günü" gibi bazı özel günler hafta sonları ile birleştirilmesi amacıyla daima pazartesi günleri kutlanır.

Bunların dışında Mart ile Nisan ayları arasında "Çiçek Seyretme"(Hanami), Mayıs ayında "Altın Hafta"(Golden Week), Temmuz 13 ile 15 arası bazen Ağustos ayında "Bon Festivali" (Obon) ve Eylül ayı ortalarında "Ay seyretme" (Tsukimi)dir.

Resmî Bayramlar

1 Ocak: Yılbaşı 

Ocağın 2. Pazartesi: Yetişkinler Günü 

11 Şubat: Kuruluşu`nun Günü Japonya`nın ilk ve efsanevî İmparatoru Jinmu`nun tahta çıktığı gün 

Mart 20 veya 21: İlkbahar Gündönümü 

29 Nisan: Şoowa Devri Anma Günü = Eski İmparator Hirohito`nun Doğum Günü 

3 Mayıs: Anayasa Bayramı  Anayasa`nın yürürlüğe konulduğu gün

4 Mayıs: Yeşil Günü 

5 Mayıs: Çocuk Günü 

Temmuz`un 3.Pazartesi: Deniz Bayramı 

Eylül`ün 3.Pazartesi: Yaşlılara Saygı Günü 

Eylül 23 veya 24: Sonbahar Gündönümü 

Ekim`in 2. Pazartesi: Spor Günü 

3 Kasım: Kültür Günü, Anayasa`nın ilan edildiği gün

23 Kasım: Çalışmalara Teşekkür Günü
 
23 Aralık: İmparator Akihito`nun Doğum günü 

Kültürel Bayramlar

3 Şubat: Fasulye atma Seremonisi 

3 Mart: Kızlar Festivali `Şeftali Bayramı

7 Temmuz: Yıldız Festivali 

Eylül ortası: Ay seyretme 

15 Kasım: 3, 5 ve 7 yaş çocuklar için festival günü 

31 Aralık: Yeni yıl arifesi 

Budistlere özgü Bayram

8 Nisan: Çiçek Bayramı
 
Askerî Bayram

11 Kasım: Öz Savunma Kuvvetleri Günü 

Yas Günleri

10 Mart: Tokyo Büyük Hava Hücum Günü 

• Tokyo`da Hava bombardımanıyla 100.000`den fazla Japon sivil kaybının yaşandığı gün (1945)

23 Haziran: Okinawa`da Ölenlerin Ruhlarını Teselli Günü 

• 94.000 Japon`un Okinawa Adası Seferi`nin bitiş günü bombardımanla kaybedildiği (1945)

6 Ağustos: Hiroşima Atom Bombası Günü 

• Amerika`nın Hiroşima kentine ilk Atom bombasını attığı 140.000`den fazla insanın kaybedildiği gün (1945)

• 9 Ağustos: Nagasaki Atom Bombası Günü 

• Amerika`nın Nagasaki kentine ikinci Atom bombasını attığı ve 70.000`den fazla insanın kaybedildiği gün (1945)

• 15 Ağustos: Mütareke Günü 

• Japonya`nın teslim olmasıyla II. Dünya Savaşı`nın bittiği gün (1945)

• Japonya`da meydana gelen 9,0 büyüklüğünde deprem(11 Mart 2011)


Kıyafet

Uzun bir dışa kapalılık döneminin ardından 19. yüzyılın ikinci yarısında başlayan Batılılaşma çabaları, halkın kıyafetine de yansıdı. Bugünkü Batılı giyim tarzı, bu sürecin sonucudur. Ancak Japonlar Batılılaşma ile birlikte gelenekleri yaşatma, hatta geliştirme çabasını bir an olsun bırakmamışlardır. Bu çerçevede insanlar özel günlerde geleneksel kıyafet olan kimono giymeyi ihmal etmezler. Kimono vücudu saran ve belde geniş bir kuşakla (obi) bağlanan geleneksel ve dünyaca ünlü bir giysidir.Yeni yıl kutlamalarında, evlilik gibi özel günlerde, bayramlarda ya da mezuniyet günlerinde genç, yaşlı, kadın, erkek Japonlar çoğunlukla kimono giyer. Evlilik ve benzeri resmi törenlerde, damatla gelin siyah kimonolar giyerek sorguçlarını takarlar. Erkekler kimonolarının üzerine çok geniş paçalı pantolonlar (hakama) ve bol ceketler (haori) giyerler. İyi bir kimono çok pahalıdır. Japonlar kimonolarına gözleri gibi bakarlar. Kimonolar anneden kıza, babadan oğula aktarılarak giyilir. Kimonoyu ve obi`yi düzgün olarak takmak kolay değildir. Bunun için kadınlar özel ders alırlar. Kimono giyildiğinde normal ayakkabı ve çoraplar giyilmez. Ayakkabı yerine yüksek tahta nalınlar (geta) olabileceği gibi pamuklu ya da deriden yapılmış (zori) sandaletler giyilir. Kimono ile özel pamuklu çoraplar olan (tabi) giyilir. Bu çorapların en ayırt edici özelliği başparmak yerinin de örülmüş olmasıdır. Çorapta baş parmak ile diğer parmaklar arasında, sandalet bağının geçmesi için oyuk bulunur. Kimonoya benzeyen diğer bir giyecek ise Yukata`dır. Yukata, pamuklu, basit, yazları festivallerde ya da evde bornoz gibi giyilen giyeceklerdir.

• Japonya aynı zamanda animede ve bilgisayar oyunlarında dünyada birinci sırayı yer alır.

• Japonlar,süs bitkileri ve bahçeleri ile tanınırlar.

• M.S. 700`den önce bile Japonlar keyif için güzel bahçeler yapmışlardır.

Mitoloji

Amaterasu-oo-mikami Japon Şinto dininin güneş tanrıçasıdır. Japon imparatorluk ailesinin mitsel atasıdır. Kojiki`ye göre, onun kural tanımaz erkek kardeşi Susanoo her şeyi yerle bir edip, Amaterasu`nun pirinç tarlalarını, tapınakları tarumar edince, tanrıça (ki dişi olduğu konusunda tartışmalıdır) buna çok içerlenir ve Ama-no-Iwato isimli mağaraya gizlenir. Güneşini kaybeden dünya karanlıktır artık.

Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar. Tanrıça Ama-no-Uzume mağaranın önüne bir ayna koyar ve baştan çıkarıcı bir dans etmeye başlar. Bu bir kutlamadır, ve gelen seslerden meraka kapılan Amaterasu mağaradan dışarı uzandığında kendi yansısından ürker. Bu diğer tanrıların onu çekip çıkarması için iyi bir fırsattır.

Torunu Ninigi-no-Mikoto`yu Japonya`da barışı sağlaması için yeryüzüne gönderir. Onun oğlu ise Japonya`nın efsanevi ilk tennoosu (imparatoru) olur üç kutsal silahı ile Kılıç, Mücevher ve Ayna. Bu Japonya`nın İmparatoru mitsel temellere bağlama eğilimini yansıtır. Bu yapı ikinci dünya savaşından sonra büyük ölçüde çökse de Tenno halen dinsel niteliklerini muhafaza ediyor.

Siyasi Görünüm

Ülkenin yönetim şekli Anayasal Monarşi’dir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkeyi 1952’ye kadar idare eden İşgal Yönetimi tarafından oluşturulan ve 1947 yılında kabul edilen Anayasa çoğulcu parlamenter bir sistem getirmiştir. Anayasa uyarınca, İmparator’un görev ve yetkileri tamamen törensel nitelikte olup, yönetim erkinin başı Başbakan’dır. 

Ülkede iki kabineli Meclis sistemi bulunmaktadır. Ulusal Meclis (Diet) Anayasa’da, “en üst devlet kurumu” olarak tanımlanmakta ve 480 sandalyeli Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) ile 242 sandalyeli Üst Meclis’ten oluşmaktadır. Başbakan’ın atanması, Hükümet’in feshedilmesi ve bütçenin onaylanmasında temel belirleyici kurumdur. Temsilciler Meclisi anayasal olarak Üst Meclis’e göre daha güçlü bir konumdadır. Temel konulardaki bazı kararlarda sadece Alt Meclis söz sahibi olup, Üst Meclis tarafından alınan kararları da 2/3 çoğunlukla reddetme yetkisine sahiptir. 

İşgal Dönemi sonrası Japonya’sı neredeyse kesintisiz olarak Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) iktidarına sahne olmuştur. İçinde milliyetçi ve liberal unsurlar barındıran merkez sağ nitelikli LDP, ABD’yle tesis edilen ittifak ilişkisi temelinde, Japonya’nın kısa sürede savaşın yıkımından kurtularak, dünyanın en önde gelen teknoloji ve sanayi önderlerinden biri olmasını sağlayan politikaların mimarı olmuştur. LDP ülke içindeki farklı sermaye grupları ile güçlü bürokratik yapıların çıkarlarını başarıyla uyuşturmayı başararak, ülkedeki siyasi sistemi tek-parti rejimi haline dönüştürmüş, ancak 1980’lerde yaşanan ölçüsüz büyüme ve emlak fiyatlarındaki artışın neden olduğu “balon ekonomisinin” çöküşüyle, Liberal Demokratlarda hızlı bir gözden düşme ve bölünme sürecine girmişlerdir. 

Japonya’da, 2009 Ağustos ayında yapılan genel seçimlerde (Temsilciler Meclisi seçimleri) oyların % 42’sini alarak Liberal Demokrat Parti’nin 55 yıllık iktidarına son veren merkez sol eğilimli Japonya Demokrat Partisi (DPJ) ile merkez sağ/muhafazakar eğilimli Halkın Yeni Partisi’nden (PNP) oluşan ikili koalisyon hükümeti iktidara gelmiştir. 

Japonya iç siyasetinde 2012 yılında yaşanan istikrarsızlık 2013 Ağustos ayında yapılması öngörülen Temsilciler Meclisi seçimlerinin 16 Aralık 2012 tarihine çekilmesi ve seçim neticesinde LDP’nin iktidarı almasıyla sonuçlanmıştır. Seçim sonuçlarına göre 294 milletvekili çıkartan LDP 480 sandalyeli Meclis’te çoğunluğu sağlarken, Japonya Demokrat Partisi (DPJ) 57 milletvekiliyle ikinci parti, Yeni Japonya Hareketi 54 milletvekiliyle üçüncü parti, LDP’yle yakınlığıyla bilinen Yeni Komeito Partisi 31 milletvekiliyle dördüncü parti olmuştur. LDP ile Yeni Komeito arasında koalisyon kurulması konusunda mutabakata varılmış ve LDP-Yeni Komeito Hükümeti 26 Aralık 2012 tarihinde resmen görevine başlamıştır. 

21 Temmuz 2013 tarihinde Danışma Meclisi’nin 242 üyesinden yarısının yenilenmesine yönelik yapılan seçimlerde LDP 65, DPJ 17 ve Yeni Komeito Partisi 11 sandalye kazanmıştır. Bu sonuçlara göre, Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluğa sahip olan LDP-Yeni Komeito Hükümeti, toplam 135 sandalyeye ulaşarak Danışma Meclisi’nde de çoğunluğu sağlamıştır.

Japonya Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Tokyo Şehir Rehberi
Tokyo Şehir Rehberi
Japonya`nın başkenti Tokyo, ülkenin en kalabalık şehridir. Japon hükümeti ve imparatorluk ailesi Tokyo`da ikamet eder. Ülkenin güney kıyılarında yer alan Tokyo`nun merkezi, Tokyo Körfezi`nin kuzeybatısındadır. İki ada zinciri (Izu Adaları ve Ogasawara Adaları) kent merkezinden Pasifik Okyanusu`nun içlerine doğru uzanır. Dünyanın önemli finans merkezlerinden Tokyo’da global banka ve sigorta şirketlerinin genel merkezleri yer alır.

Haritada Japonya

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları