Ulkeler

İran Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Tahran, İran
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

İran Ülke Rehberi
İran Ülke Rehberi
 
İran Ülke Rehberi
 
İran Ülke Rehberi
 
İran Ülke Rehberi

İran resmî adı İran İslam Cumhuriyeti , Güneybatı Asya`da ülke. Güneyde Basra ve Umman Körfezi, kuzeyde ise Hazar Denizi ile çevrilidir. Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, Pakistan, Afganistan ve Türkmenistan ile kara sınırına sahiptir. Başkenti Tahran`dır. Resmî dili Farsçadır. Şii İslamiyet ülkenin resmî dinidir.
İran, MÖ 4000`lere dayanan tarihi ve var olan yerleşmeleriyle dünyadaki en eski sürekli uygarlıklardan birine ev sahipliği yapmaktadır.[8][9][10] Tarih boyunca İran Avrasya`daki merkezi konumu nedeniyle jeostratejik öneme sahip olmuştur ve bir bölgesel güçtür. 

İran BM, Bağlantısızlar Hareketi, İslam Konferansı Örgütü ve OPEC üyesidir. İran siyasal sistemi 1979`da kabul edilen anayasaya göre oluşturulan birkaç karmaşık yönetim yapısına göre işlemektedir. En yüksek devlet makamı şimdiki Ayetullah Ali Hamaney`in üstlendiği İran dini liderliğidir. (Vilayet-i Fakih)

İran, uluslararası enerji güvenliği ve dünya ekonomisinde geniş petrol ve doğal gaz kaynakları sonucu önemli bir konuma sahiptir.

Tarihi

M.Ö. 3000 yıllarından beri İran biliniyordu. Bilinen en eski imparatorluk Elamlıların M.Ö. 1100-600 yıllarında kurdukları imparatorluktur. Elamlıların yerine Medlerin kurmuş oldukları imparatorluğu Persli Keyhüsrev M.Ö. 550 yılında yıkmış ve Anadolu’nun büyük bir bölümü dahil olmak üzere egemenliği altına almıştır.

İskender komutasındaki Yunanlılar M.Ö. 330 yıllarında bütün İran topraklarını ele geçirdiler. Bundan sonra İran topraklarında Parthların ve Sasanilerin egemenliği devam etmiştir.

Sasanilerin çöküşü İslam ordularının İran’ı ele geçirmeleriyle olmuştur. Hazret-i Ömer devrinde İran üzerine birçok seferler düzenlenmiştir. Akın akın İran içlerine giren İslam orduları, Azerbaycan, Taberistan, Cürcan, Rey, Kumis, Karvin, Zencan, Hemedan, İsfahan ve Horasan’ı fethettiler. Hazret-i Ömer’in ölümünden sonra İran’da bazı karışıklıklar meydana geldi. Hazret-i Osman bunun üzerine askeri birlik göndererek isyanları bastırdı ve elebaşılarını cezalandırdı. Böylelikle İslam hakimiyeti, İran’da devamlı sağlanmış oldu. 

Hicri sekizinci asrın başında Safiyyüddin Erdebili hazretlerinin soyundan gelenler İran’da Sünni bir tarikat kurdular. Onun adına nisbetle bu tarikata Safeviyye adı verildi. Osmanlı sultanları, İslamiyete hizmet eden bu tarikat mensuplarına pek çok ihsanlarda bulundular. Ancak Hoca Ali’den itibaren bu yolun mensupları arasında Eshab-ı kiram düşmanlığı yayılmaya başladı. Daha sonra tarikatın başına geçen Şeyh İbrahim, aşırı Şii görüşlerini benimsedi. Bundan sonra tarikatın başına Şeyh Haydar geçti. Şeyh Haydar’ın ölümünden sonra oğlu Şah İsmail taç giydi. Şah İsmail, velinimeti olan Akkoyunlular Devletini yıkarak, İran’da Safevi Hanedanını kurdu. Bunun zamanında Şiilik, devletin resmi dini oldu. Bu dönemde sülalenin en büyük meselelerini Osmanlılarla savaşmak teşkil etti. 1514 yılında Çaldıran’da Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i ağır bir hezimete uğrattı ve Tebrizi fethetti. Şah İsmail’in ölümünden sonra tahta geçen oğlu Tahmasb zamanında İran bütünüyle Osmanlıların eline geçti.

Safevi Sülalesinin çöküşü Şah İkinci Abbas’ın hükümdar olduğu döneme rastlar. Yıkılışın ilk belirtisi Kandehar’daki Afganlı Mir Veys’in 1709 yılında isyan ederek başarı sağlaması oldu. Bundan sonra Afganlılar sık sık İran üzerine askeri seferler düzenlediler. Fakat hiçbir zaman İran’a tamamen sahip olamadılar. 1729’da Safeviler yeniden yönetimi ele geçirdiler. Fakat bu sefer de Rus Çarı Deli Petro öteden beri gerekli ticaret yollarını açabilmek için İran’a göz dikmiş durumdaydı. Osmanlılar da İran’ın Rusların eline geçmemesi için İran üzerine bir sefer düzenledi. Osmanlılarla Ruslar arasında bir savaş tehlikesi belirdi, ama sanıldığı gibi olmayarak iki devlet anlaşarak, İran’ı aralarında pay ettiler. Bu anlaşma uzun sürmedi. Tahmasb kuzeydoğu İran’da bir ordu toplamaya çalışıyordu. Çar Petro, tahtın Safevi Sülalesine geçmesini uygun karşılayacağını açıklamıştı. Ama bütün bunlar Safevi Sülalesinin tahtı ele geçirmesine yetmedi. Nadir Şah ile birlikte İran üzerinde Afşar soyunun egemenliği başlamaktadır. Ancak bu da uzun sürmedi. Nadir Şah’ın öldürülmesinden sonra bir iktidar boşluğu meydana gelmiş ve bundan sonra üç ayrı rakip taht için ortaya çıkmıştır. Bunlar: Zendler, Afganlılar ve Kaçarlardır. Bunlardan Zendlerin yönetimi 40 seneye varmayacak derecede kısa bir zaman diliminde oldu. Bundan sonra ülke yönetimi 1925 yılına kadar Kaçarların elinde kaldı. 

1925-1979 yılları arasındaki dönem ise Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu dönemdir. Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu süre içinde geçen en buhranlı dönem İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. 1938 yıllarından sonra İran’da Alman tesiri şiddetli bir şekilde kendisini hissettirmeye başlamış, bunun neticesinde İran’da pekçok Nazi-Almanyasının teknisyenlerinin bulunması, başta İngiltere olmak üzere müttefik devletleri tedirgin etmiştir. Bununla başlayan gerginlik, 1952 senesinde İran’ın İngiltere ile diplomatik ilişkilerini kesmesine kadar ilerledi. İran başbakanlarından Musaddık’ın yönetimin başında bulunduğu dönemlerde İran Komünist Partisi olan Tudeh’e büyük tavizler vermesi ve bunları batıya karşı koz olarak kullanmaya çalışması, memlekette huzursuzluklar meydana gelmesine sebep oldu. Bunun üzerine Şah, Musaddık’ı başbakanlıktan azlederek yerine General Zahid’i tayin etti. 

1963 yılında Şah “Beyaz Devrim” adı altında ülkede büyük çapta ekonomik ve sosyal reformlar yapmıştır. Her geçen gün artan petrol gelirleri ve özellikle ülke savunması için yapılan büyük harcamalar, İran’ı Ortadoğu’da özellikle askeri bakımdan söz sahibi ülkeler arasına getirmeye başlamıştı. Bu zamanda Fransa’da sürgünde bulunan İranlı Şii lider Humeyni, ülkede Şii inancının hakimiyetinden istifade ederek, çoğunlukta olan Şiileri etrafında topladı. İçten ve dıştan yapılan pek çok mücadeleler neticesinde Humeyni İran’a hakim oldu. Şah ailesi İran’ı terketti ve memleket Şii inancı ile idare edilmeye başlandı. 1979 yılında İran İslam Cumhuriyeti adını alan ülkede binlerce Şii inancında olmayan İranlı, devlet aleyhtarlığı ile suçlanarak sorgusuz sualsiz kurşuna dizildi.

Humeyni idaresindeki İran, Irak ile 22 Eylül 1980’de harbe başlamış ve bu harpte yüzbinlerce İranlı ölmüştür. 20 Ağustos 1988’de Ateşkes ilanı ile savaş durdu. Ayetullah Humeyni’nin 1989’da ölmesi üzerine aynı yılın Ağustos ayında yerine cumhurbaşkanı Ali Hameney, Hameney’in yerine de meclis başkanı Haşimi Rafsancani Cumhurbaşkanı seçildi. Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesi üzerine, İran’ın barış şartlarını eksiksiz kabul ettiğini açıkladı. Böylece l980’da başlayan savaş 1990’da barış anlaşması ile neticelendi ve iki ülke arasında diplomatik ilişki yeniden kuruldu.

Fiziki Yapı

İran’ın büyük bir bölümü yüksek ovalar ve geniş çöllerden meydana gelir. Ülkenin yüksek bir ovadan meydana gelen bölümü kuzeyde Elbruz Dağları, güneybatıda ise Zağros Dağları ile sınırlıdır. Bu ovanın merkezi iki büyük çölle kaplıdır. Deşt-i Kebir (Tuz çölü) ve Deşt-i Lut (Kum çölü) tam bir çöldür. Yağışlı mevsimlerde dağlardan gelen seller tuzları getirerek Dest-i Kebir’e bırakırlar, mevsim kuraklaşınca çölün yüzeyinde bir tuz tabakası meydana gelir.

İran topraklarının büyük bir kısmı deniz seviyesinden 1000 m’den daha yüksektir. Kuzeyde 3000 m’yi geçen Kuzey İran Sıradağları bulunur. İran’ın bu bölümünde Hazar Denizini İran’ın iç bölgesindeki yaylalardan ayıran Elbruz Dağları 4000 m yüksekliğe kadar ulaşır. Doğuya doğru bu dağlık alan alçalır ve daralır. Elbruz Sıradağlarının batısında ise içinde, Rezaiye Gölü ve havzasının bulunduğu Azerbaycan dağlık bölgesi uzanır. Rezaiye Gölünün hemen doğusunda Tebriz Ovası yer alır. Rezaiye Gölünün en derin yeri 14 m, yüzölçümü ise 5000 km2dir. İran’ın güneyini çevreleyen sıradağlar, Güney İran Dağları adı altında toplanır. İran’da ayrıca birçok volkanik dağlar vardır. Büyük Kevir, yeryüzünün dibi en düz olan en geniş çöllerinden biridir. Kuzistan Ovası, Mezopotamya’nın bir uzantısıdır. İran, büyük ırmakları bulunmayan bir ülkedir. Az olan akarsularından Karun, Akçay ve Karaçay başlıcalarıdır.

İklimi

İklim bakımından İran, birbirinden çok farklı bölgelerin bulunduğu bir ülkedir. Hazar Denizine bakan kısımlar çok nemli ve daima yağışlıdır. Bu bölge dışındaki bütün İran toprakları astropikal kurak bölge içindedir.

Hazar Denizinin kuzey kenarlarını çeviren Elbruz Dağlarının kuzeye bakan yamaçları senede ortalama 1000-1500 mm ile bol yağış aldığından zengin ormanlarla kaplıdır. Bu dağların eteklerinde sıralanmış bulunan dar kıyı ovaları çok nemlidir. Güneyde iklim daha ılımandır ama, genelde belirgin bir sıcak söz konusudur. İsfahan yılda ancak 120 mm yağış alır. Yağmurlar genel olarak kış sonunda ve yaz ayları başlarında yağar. Denizden yüksek dağlarla ayrılan iç ovalar yaz süresinde Akdeniz’de görülen hava basıncı düşüklüklerinden etkilenmezler. Burada iklim yazları çok sıcak, kışları ise çok soğuktur.

Tabii Kaynaklar

Bitki örtüsü ve hayvanlar: İran’ın dağlık yerleri ormanlarla kaplıdır. Hazar Denizi kıyı bölgesinde Karadeniz bitki topluluğunu andıran gür bir orman örtüsü meydana gelmiştir. Bu kısımlarda ve yaylalarda yüksek bozkırlar geniş yer tutar. İç bölgelerin çukur yerlerinde tuzlu bataklıklar ile çöl bozkırları ve kum çölleri uzanır. Vadiler boyunda ve sulanabilen verimli topraklarda çeşitli kültür bitkileri yetiştirilmektedir. Kurak bölgelerde bunlar birer vaha görünüşündedir.

İran ormanlarında bugün az sayıda kaplan, leopar, kurt, ayı ve tilki bulunmaktadır. Çöllerin çevresinde boş topraklarda ceylanlar yaşar. Dağlık bölgelerde yaban keçileri ve çeşitli av kuşlarına rastlanır.

Madenleri: İran maden bakımından zengindir. Kuzey ve batı bölgelerinde kömür, Tahran-Semnan kuzeyi ile Yezd ve Keran arasında demir yatakları, Damgan’da altın, Anarak’ta nikel yatakları vardır. Ayrıca boksit, kurşun, antimon, kobalt, gümüş, kalay, bakır, kükürt ve tuz madenleri bulunmaktadır. Horasan’ın Turhis adlı mavimsi yeşilimsi mücevherleri ünlüdür.

İran’ın en büyük zenginliği petrol yataklarıdır. İran dünya petrolünün % 6’sını sağlamaktadır.

Nüfus ve Sosyal Hayat

İran’ın nüfusu 59.570.000 olup, km2ye 20 kişi düşmektedir. İran nüfusunun % 20’si şehirlerde yaşar. Halkın çoğunluğu Farslardan meydana gelir. Halkın % 60’ını Farslar, % 20’sini Türkler, % 10’unu Araplar, % 8’ini diğerleri ve % 2’sini Kürtler meydana getirir. İran’da 10 milyon civarında Azeri Türkü bulunmaktadır. Halkın yarıdan çoğu Şii’dir. Geri kalanın çoğunluğu Sünni olup, hakimiyet Şiilerin elindedir. İran’da en yaygın dil Farsçadır. Ama nüfusun yarısından fazlası Türkçe, Arapça, Kürtçe, Beluçi ve Gılaki gibi çeşitli diller ve lehçeler kullanır. Kız ve erkek çocuklar için eğitim mecburi olduğu halde, uzak köylerde bu gerçekleştirilememektedir. Ülkede 10 üniversite bulunmaktadır. Başlıca şehirleri Tahran, Tebriz, Isfahan, Abadan ve Kum’dur.

Siyasi Hayat

Ayetullah Humeyni`nin 1 Şubat 1979 tarihinde Paris`ten Tahran`a gelişinden on gün sonra 11 Şubat 1979`da Pehlevi rejimi yıkılmış ve yerine 1 Nisan 1979 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti ilan edilmiştir.

Daha sonra hazırlanan Anayasa halkoyuna sunularak kabul edilmiş ve 3 Aralık 1979 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1989 yılında revize edilen İran Anayasasında, egemenliğin, yasama, yürütme ve yargı organları tarafından Dini Liderliğin gözetimi altında kullanılacağı ifade edilmektedir.

Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır. Ancak, iç ve dış politika önceliklerinin belirlenmesi ya da Silahlı Kuvvetlerin ve Emniyet Güçlerinin sevk ve idaresi Dini Lider’in yetkisindedir.

İran`da, bir dereceye kadar Dini Lider de dahil siyasi sistemin tüm kurumları başka kurumların denetimi altında faaliyet göstermektedir. Dini Lider, Uzmanlar Meclisi`nin (Meclis-i Hobregan-Başkanı Ayetullah Mehdevi Kani); Yasama Erki olan 290 üyeli İran İslami Danışma Meclisi (Meclise Şûraye İslami İran-Başkanı Ali Laricani), Anayasayı Koruyucular Konseyi`nin (Şuraye Negahban-Başkanı Ayetullah Ahmed Cenneti) denetimindedir. Bu iki kurum arasındaki görüş ayrılıkları konusunda, Devlet Uzlaştırma Konseyi (Mecme-e Teşhis-e Maslahat-e Nezam - Başkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani) bir nevi hakem konumundadır. Yürütme Erki’nin başı Cumhurbaşkanı ise çok yönlü denetim altındadır. Cumhurbaşkanına bağlı Bakanlar da gerek atanmadan önce, gerek faaliyetleri sırasında Meclis’in ve belirli kurumlar aracılığıyla Dini Liderin kontrolü altındadır.

İçişleri Bakanlığına kayıtlı 240 siyasi grubun faaliyet gösterdiği İran siyasi sisteminde siyasi parti temelinde bir yapılanma bulunmamaktadır. Siyasi hayatta, partiler yerine daha çok baskı/çıkar grupları olarak adlandırılabilecek yapılanmalar rol oynamakta, bu gruplar seçim zamanlarında büyük ittifakların çatısı altında toplanmakta, seçimlerden sonra tekrar dağılmaktadır.

Bu yönetim yapısı içinde, temelde Muhafazakârlar (Usulgerayan) ve Reformcular (Islahtalep) olarak iki ana gruba ayrıldığı görülmekle birlikte, eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin kardeşi Rıza Hatemi liderliğindeki İslami İran Katılım Cephesi gibi radikal ekonomik politikalarla ülkenin hızla liberalleştirilmesi ve rejimin dini karakterinin yeniden yorumlanmasını talep eden oluşumlar da bulunmaktadır.

Ekonomi

İran ekonomisi yüksek oranda petrol gelirlerine (İran dünya petrol rezervlerinin % 10’una sahiptir) bağımlı görünmektedir. Devlet, genel olarak ekonominin % 35’ini doğrudan, % 45’ini ise “bonyad” olarak adlandırılan vakıflar aracılığı ile elinde tutmaktadır. Kalan % 20’lik kesim ise, küçük çaplı ticaret erbabının (pazar) elindedir.
İran, Rusya’dan sonra en büyük doğalgaz rezervlerini elinde bulundurmasına karşın (İran dünya doğalgaz rezervlerinin % 17’sine sahiptir), doğalgaz alanında net ithalatçı konumundadır. Doğalgaz rezervlerinin sadece %48’lik bir bölümü işletilebilmektedir. Hâlihazırda İran, boru hattı kanalıyla ülkemize, Ermenistan’a ve Azerbaycan’a (Nahçıvan) ihracat, Türkmenistan’dan da ithalat yapmaktadır.

2010 yılı içinde, sübvansiyonların aşamalı olarak kaldırılmasına başlanmış, özelleştirme konusunda önemli adımlar atılmış ve KDV uygulamasına başlanmıştır.

Küresel mali ve ekonomik krizin etkisinin giderek hissedilmesiyle İran ekonomisinde 2009 yılında % 0,5 daralma yaşanmış, ancak 2010 yılında (% 3 oranında) tekrar büyüme trendine girmiştir.

İran’ın 2010 yılı GSYİH 412 milyar ABD Doları, kişi başına milli geliri ise (SGP’ye göre) 11.755 ABD Doları düzeyindedir. “Economist Intelligence Unit” (EUI) tarafından yapılan bir değerlendirmede, Nisan 2011 itibariyle % 13,5 seviyesindeki enflasyon oranının 2011 yılsonu itibariyle % 20,5’e yükselmesinin öngörüldüğü bildirilmektedir. Aynı değerlendirmeye göre, 2011 yılsonu itibariyle işsizlik oranının %14,1’e (2010’da % 13,2 idi) yükselmesi, 2010 yılında 1,69 milyar ABD Doları olan İran’daki yabancı yatırımın ise 2011 yılında 1,2 milyar ABD Dolarına düşmesinin beklendiği belirtilmektedir.

Sanayi hammadde ve ara ürünleri, gıda ürünleri ve tüketim maddeleri ile teknik hizmetler ithalatı gerçekleştiren İran, ham petrol, petrokimya ürünleri, sebze-meyve, halı ve fıstık ihraç etmektedir.

İran Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Tahran Şehir Rehberi
Tahran Şehir Rehberi
Tahran, İran’ın en büyük şehridir. Aynı zamanda İslam devrimi mücadelesinde önderlik yapmıştır. Bu devrim, hem Müslüman aleminde ve hem de tüm dünyada türünün tek örneğidir. Tahran ismi Farsçada “sıcak yer” anlamına gelmektedir. Yaz aylarında gerçekten sıcak dönemler yaşanır burada.
Iran Air
Iran Air
Eş zamanlı toplumlu sözleşmeleri göz önünde bulundurarak eşliğinde yerli havacılık ulaşım ihtiyaçlarını kapsayan güvenlik ilkelerini gözlemlemek, komşu ve uzak ülkeler ile ulaşım hizmetlerini şekillendirmek Iran Air’in kurulma nedenleri arasındadır. Şu anda , Iran Air uluslararası 35 ve 25 iç noktaya uçuyor.

Haritada İran

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları