Ulkeler

Hırvatistan Ülke Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Zagreb, Hırvatistan
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Ülke Ara

Hırvatistan Ülke Rehberi
Hırvatistan Ülke Rehberi
 
Hırvatistan Ülke Rehberi
 
Hırvatistan Ülke Rehberi
 
Hırvatistan Ülke Rehberi

Hırvatistan, Avrupa`da Orta Avrupa, Balkanlar ve Akdeniz`in kesişme noktasında bulunan üniter demokratik bir parlamenter cumhuriyet. Başkenti aynı zamanda en büyük kenti Zagreb olan devlet, başkentin dışında 20 idari bölgeye bölünmüştür. Hırvatistan kıtasal alanı ve binden fazla adasıyla 56.594 km²`lik bir yüzölçümüne sahiptir. Ülkenin 4,29 milyonluk nüfusunun büyük çoğunluğu Hırvat`tır ve en büyük din Katolikliktir.

Hırvatlar ilk olarak 7. yüzyılın başlarında bugün Hırvatistan olarak bilinen bölgeye gelmişler ve 9. yüzyıla doğru iki düklükten oluşan bir devlet kurmuşlardır. Tomislav`ın 925 yılında ilk kral olmasıyla birlikte Hırvatistan bir krallığa dönüşmüştür. Hırvatistan Krallığı 2 yüzyıla yakın bir süre boyunca bölgede egemen olmayı sürdürmüş, Kral IV. Petar Krešimir ve Dmitar Zvonimir dönemlerinde altın çağını yaşamıştır. 1102 yılında Macaristan Krallığı ile birlik olmuş, 1527`deki Osmanlı Fethi’nden sonra Hırvatistan Parlamentosu Habsburg Hanedanı`ndan I. Ferdinand`ı Hırvatistan tahtına çıkarmıştır. 1918 yılında I. Dünya Savaşı`ndan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu`ndan bağımsızlığını ilan eden Sloven, Hırvat ve Sırp Devleti`nin içinde yer alarak Yugoslavya Krallığı`nın kurucuları arasında yer aldı. II. Dünya Savaşı boyunca kısa dönem faşist bir kukla devlet olan Hırvatistan Bağımsız Devleti adı altında yönetilen ülke savaştan sonra Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti`nin kurucu ve bileşenleri arasında yer aldı. Haziran 1991`de bağımsızlığını ilan eden 8 Ekim 1991`de bağımsız olan Hırvatistan, bağımsızlığın üzerine 4 yıl boyunca süren bir savaş geçirdi.

Hırvatistan bugün oldukça yüksek hayat standartları, ortalama ömür, okur-yazarlık oranları ve homojen gelir dağılımı oranlarıyla Orta Avrupa ülkeleri arasında yüksek eğitim, sağlık, yaşam kalitesi ve ekonomik dinamizm standartlarına sahiptir. Uluslararası Para Fonu tarafından gelişmekte olan ülke olarak sınıflandırılan ülke, Dünya Bankası tarafından yüksek gelirli ekonomi olarak tanımlanmaktadır. Hırvatistan Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, NATO, Dünya Ticaret Örgütü ve CEFTA üyesi olup Akdeniz Birliği`nin kurucu üyelerindendir. 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren ise Avrupa Birliği üyesi olmuştur.

Ülke ekonomisinin büyük bölümü hizmet sektörüne dayalıyken sanayi ve tarım diğer büyük sektörlerdir. Dünya`nın en çok tercih edilen 18. turistik ülkesi olan Hırvatistan, özellikle yaz ayları boyunca turizm sektöründen büyük gelir elde eder. Devlet, kayda değer hükümet harcamalarıyla ekonomiyi bir ölçüde kontrol eder. Avrupa Birliği ülkenin en önemli ticaret ortağıdır. 2000 yılından beri özellikle Pan-Avrupa koridorları üzerindeki ulaştırma rotaları ve tesisler üzerinde altyapı çalışmaları gerçekleştirmektedir. İç kaynaklar Hırvatistan enerjisinin kaydadeğer bir bölümünü oluşturmaktadır. Hırvatistan medya ve yayıncılık alanında çok sayıda kamu kurumunu ve kurumsal yatırımlar yoluyla kültürü desteklerken, evrensel bir sağlık sistemi ve ücretsiz ilköğretim ve ortaöğretim sağlar.

Tarihi

Antik Dönem

Bugün Hırvatistan olarak bilinen bölgede tarihöncesi dönemde yerleşim bulunmaktaydı. Hırvatistan`ın kuzeyindeki Krapina bölgesinde ortaya çıkanNeanderthal fosilleri Eski Taş Çağı`na tarihlenmiştir. Ülkenin bütün bölgelerinde Eski Taş Çağı ve Bakır Çağı`ndan kalıntılar bulunmuştur. Ülkedeki antik yerleşimlerin büyük çoğunluğu ve en önemli üçü-Starčevo, Vučedol ve Baden kültürleri kuzeydeki nehir yataklarında bulunmaktadır. Hırvatistan`da Demir Çağı İlliryalı Hallstatt ve Kelt La Tène kültürlerinden izler bırakmıştır. 

Çok daha sonraları bölgeye bir yandan Liburniyanlar ve İlliryalılar gelirken diğer yandan ilk Yunan kolonileri Vis ve Hvar`da kuruldu. MS 9 yılında bölgeRoma İmparatorluğu`na bağlandı. İmparator Diocletianus MS 305 yılında inzivaya çekilince Split kentine büyük bir saray inşa ettirdi. 5. yüzyıl boyunca son Batı Roma İmparatorlarından Julius Nepos, küçük imparatorluğu bu saraydan yönetmiştir. Bu dönem Avarlar ve Hırvatların 7. yüzyılın ilk yarısında bölgeye gelmesi ve neredeyse bütün Roma kentlerini yıkmasıyla sona erer. Roma`dan hayatta kalanlar kıyıdaki daha uygun alanlara, adalara ve dağlara çekildi. Dubrovnik bu kişilerden Epidarius tarafından kurulmuştur.
 
Hırvatların etnogenetik kökeni bilinmemekle birlikte buna ilişkin birçok teori vardır. Bunlardan Slav ve İranlı teorileri en sık ortaya atılan teorilerdir. En çok kabul edilen görüş Kavimler Göçü`yle birlikte Beyaz Hırvatların, Beyaz Hırvatistan`dan göçtüklerini ileri süren Slav teorisidir. Buna karşın diğer teori iseYunanca yazılan Tanais Tabletleri`ndeki Χορούαθ[ος], Χοροάθος ve Χορόαθος (Khoroúathos, Khoroáthos, ve Khoróathos) sözcüklerine dayanarak ortaya atılan, bu sözcüklerin İranlı kökene sahip Hırvatlar olduğunu ileri süren görüştür.

Orta Çağ

10. yüzyılda Bizans İmparatoru VII. Konstantin tarafından yazdırılan De Administrando Imperio`ya göre Hırvatlar bugün Hırvatistan olarak bilinen bölgeye 7. yüzyılın başlarında gelmişlerse de bu tez Hırvatların bölgeye 6. yüzyıl ile 9. yüzyıl arasında geldiğini savunanlar tarafından çürütülmeye çalışılmaktadır. Sonraları doğrulanan Einhard`ın 818 yılında yazdığı kayıtlara göre, Ljudevit Posavski ve Borna tarafından yönetilen Pannonia ve Dalmaçya adı altında iki düklük kuruldu. Bunlar Francia`ya bağlı vassal bir bölge olan Hırvatların ülkesi hakkında yazılmış ilk belgelerdir. Bölgedeki Fransız üstünlüğü 20 yıl sonra Mislav`ın hükümdarlığı ile birlikte sona ermiştir. VII. Konstantin, Hırvatların Hristiyanlaşma sürecinin 7. yüzyılda başladığını söylese de Hırvatların Hristiyanlaşması genellikle 9. yüzyıla tarihlenir. Papa tarafından tanınan ilk Hırvat hükümdarı Branimir`dir ve Papa VIII. John 878 yılında ona Dux Croatorum (Hırvatların Dükü) lakabını takmıştır. 

Tomislav, Hırvatistan`ın Papalık tarafından kral olarak tanınan ilk hükümdarıdır. Papa X. John tarafından 925 yılında kendisine gönderilen bir mektupla bu ünvanı almıştır. Macar ve Bulgar istilalarına karşı başarı göstererek Hırvat krallarının etkisini daha da yaymıştır. Orta Çağdaki Hırvat Krallığı, IV. Petar Krešimir (1058-1074) ve Dmitar Zvonimir`in (1075-1089) hükümdarlıkları dönemlerinde altın çağını yaşamıştır. 1091 yılında II. Stjepan`ın ölümüyle birlikte Trpimirović hanedanı sona ermiş, Macar Kralı Ladislaus, Hırvatistan Krallığı üzerinde hak iddia etmiştir. Bu iddialar karşısında bir savaş meydana gelmiş ve 1102 yılında Macar Kralı Coloman döneminde Hırvatistan, Macaristan ile birleşme yoluna gitmiştir. 

İlerleyen dört yüzyıl boyunca Sabor adında bir parlamento ve kral tarafından atanan Ban adında valiler tarafından yönetildi. Bu dönemde Osmanlı fetihleri ve kıyıların kontrolü için Venedik Cumhuriyeti ile mücadelelere girişti. Venedik, bağımsızlığına kavuşan Dubrovnik şehir devleti dışında, 1428`de Dalmaçya`nın büyük bölümünün kontrolünü ele geçirdi. Osmanlı fetihlerine karşı 1493`te yapılan Krbava Muharebesi ile 1526`da yapılan Mohaç Muharebesi kesin Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. Kral II. Lajos`un Mohaç`ta ölmesinden sonra Cetin Parlamentosu, 1527 yılında Habsburg Hanedanı`ndan I. Ferdinand`ı, Osmanlı fetihlerine karşı koruma sağlaması koşuluyla Hırvatistan`ın yeni hükümdarı olarak seçti. Bu devir, Frankopan ve Šubić gibi soylu yerli ailelerden birçok kişinin Ban mevkisine yükselmesiyle sonuçlandı. 

Coğrafya

Doğuda Sırbistan, güneydoğuda Bosna-Hersek, kuzeybatıda Slovenya, kuzeydoğuda Macaristan ve güneyde Karadağ ve Denizi ile çevrili olan Hırvatistan Orta ve Güneydoğu Avrupa`nın kesişim bölgesinde bulunur. 42°-47° kuzey paralelleri ile 13°-20° doğu meridyenleri arasında bulunan ülkenin en güneyde kalan bölümü Bosna-Hersek`in Neum kentinin araya girmesi nedeniyle ülkenin geri kalanıyla kara bağlantısına sahip değildir.

Ülke 56.594 km²`lik bir alana yayılır ve bunun 56.414 km²`si kara, 128 km²`si ise iç sulardır. Bu yüzölçümüyle dünyanın en büyük 127. ülkesidir. Rakım Dinar Alplerine doğru yükselir ve güneyde Bosna-Hersek sınırına yakın bir noktada bulunan Dinara`da 1831 metre ile en yüksek noktaya ulaşır, ülkenin güneybatı sınırının tamamını kaplayan Adriyatik Denizi`nde 0`a iner. Ülke bin kadar ada ve adacığa sahipken bunların ancak 48`i yerleşime açıktır. En büyük adalar 405 km2 kararlık yüzölçümleriyle Cres ve Krk adalarıdır.

Büyük nehirler Sava, Drava, Kupa ve Tuna, Hrvatsko Zagorje`nin dağlık kuzey partları ve Slavonya`nın ovalık kuzey bölgelerinden geçer. Ülkenin en doğusundaki Vukovar boyunca akan ve ülkenin Sırbistan`la olan sınırının bir bölümünü çizen Tuna, Avrupa`nın en uzun ikinci nehridir. Adriyatik kıyısı ve adalara yakın orta ve güney bölgeler, alçak dağ ve ormanlık arazilerden oluşur. Ülkede işletmeye değer oranda petrol, kömür, boksit, düşük kalite demir cevheri, kalsiyum, alçıtaşı, doğal asfalt, silis, mika, kil, tuz ve hidroelektrik bulunur. 

Karst topografya ülkenin Dinar Alpleri başta olmak üzere yaklaşık yarısını meydana getirir. Ülkede birçok mağara bulunur ve bunların 49`u 250, 14`ü 500, 3`ü ise 1000 metreden daha derindir. Ülkenin en ünlü gölleri birbirine dolomit ve kireç taşı dizileri üstünden birbirine bağlanan 16 göl ve şelalelerinden oluşan Plitvice Gölleri`dir. Göllerin ünü birbirlerinden turkuaz, nane yeşili, gri ve mavi gibi değişik renkleriyle ayrılmalarıdır. 

İklim

Hırvatistan`ın çoğu Köppen iklim sınıflandırması tarafından tanımlanan ılık ve yağmurlu bir karasal iklimin etkisi altındadır. Aylık ortalama sıcaklık -3 °C (ocak) ile 18 °C (temmuz) arasında değişir. Ülkenin en soğuk bölgeleri 1200 metre yükseklikten sonra karlı orman ikliminin görüldüğü Lika ve Gorski Kotar iken en ılık bölgeler ise Akdeniz ikliminin görüldüğü Adriyatik kıyısı, özellikle de sıcaklığın deniz tarafından yönlendirildiği kıyının hemen iç kesimidir. Sonuç olarak sıcaklık farkları karasal bölgelerde daha belirgindir. Ülkede en düşük sıcaklık -35.5 °C ile 3 Şubat 1919`da Čakovec`de görülmüşken en yüksek sıcaklık 42.4 °C ile 5 Temmuz 1950`de Karlovac`da görülmüştür.
 
Yıllık ortalama yağış miktarı coğrafi bölge ve egemen olan iklim türüne göre 600 mm ile 3500 mm arasında değişir. En düşük yağış miktarı Vis, Lastovo, Biševo, Svetac gibi dışta kalan adalarda ve Slavonya`nın doğu bölgeleriyken en yüksek yağış miktarı görülen yerler Dinar Alpleri ve Gorski kotar`dır. Egemen rüzgarlar kuzeydoğu ve güneydoğudaki bölgeleri hafif ılımanlaştırırken kıtasal alandaki egemen rüzgarlar kıtasal etkenler tarafından belirlenir. En hızlı rüzgarlar en soğuk aylarda kıyı boyunca genellikle bora ve kimi zaman sirokko şeklinde görülür. Ülkenin en güneşli bölgesi yıllık 2700 saatten fazla güneş gören Hvar ve Korčula iken onları yıllık 2000 saatten fazla güneşlenme süreleriyle Güney Adriyatik bölgesi, kuzey Adriyatik kıyısı ve Slavonya izler. 

Ekonomi

Bağımsızlık sonrası Hırvatistan ekonomisi, düşük enflasyon oranı, istikrarlı para birimi ve büyüme oranı gibi istikrar göstergesi verilere karşılık, yüksek cari açık ve dış borç oranı ve düşük rekabet gücüyle tanımlanan bir ekonomik yapı görünümü kazanmıştır. Ülke ekonomisi devlet mülkiyetindeki işletmelere dayanan sosyalist ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçişin yarattığı yapısal sorunları tam olarak aşabilmiş değildir. 

2001-2008 döneminde ortalama % 4,4 oranında büyüme kaydeden Hırvatistan ekonomisi, Avrupa’daki küresel ekonomik krizden en ağır şekilde etkilenen ekonomiler arasında yer almış; 2008 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren ciddi bir yavaşlama göstermiş; 2009 ve 2010 yıllarında ise sırasıyla %5,8 ve %1,2 oranlarında küçülmüştür. 

Hırvatistan 2011 yılının ikinci çeyreğinden itibaren sınırlı pozitif büyüme oranlarını yakalayabilmiş ve 2011 yılı sonu itibariyle %0,2’lik bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bununla birlikte, söz konusu oran, önceki Hükümetin tahmini olan %1,5’in oldukça altında kalmıştır. 

İşsizlik ekonominin temel sorunlarından biri olmayı sürdürmektedir. 2010 yılında %17,4 oranındaki işsizlik, 2011 sonu itibariyle %18’e yükselmiştir. GSYİH’nin %100’ü civarında seyreden yüksek dış borç, ekonomiyi dış şoklara duyarlı hale getirmektedir. İstihdam sorununun çözümü ve istikrarlı bir büyümenin yakalanması için ihtiyaç duyulan yabancı sermayeyi teşvik edici adımlar atılamamıştır. Bazı analistler, şu anda Hırvatistan’ın yatırımcılar tarafından Macaristan’la birlikte bölgenin en riskli ülkesi olarak görüldüğünü kaydetmektedirler. 

Uzmanlar, 2012 yılının Hırvat halkının yaşam düzeyinin en fazla etkilendiği yıl olacağını, krizden çıkışın beklenmediğini, GSYİH’nin durağan seyretmeye devam edeceğini, hatta AB içinde yaşanabilecek yeni bir ekonomik resesyonun Hırvatistan’ın ihracat ve turizm gelirlerinde azalmaya yol açmak suretiyle ülke ekonomisini ciddi ölçüde etkileyeceğini, özellikle yakın ekonomik ilişkilerin olduğu İtalya’daki gelişmelerin etkisinin büyük olacağını belirtmektedirler. 

GSYİH’nin sektörler itibariyle dağılımına bakıldığında, hizmet sektörünün ekonomide %69,1, sanayinin %25,5 ve tarımın %5,4 paya sahip olduğu görülmektedir. (Hizmet sektörü içinde turizmin önemli bir payı bulunmaktadır). 

Hırvatistan’ın başlıca ihracat ürünleri tekstil ürünleri, deniz taşıtları, kimyasal maddeler ve gıda ürünleridir. İthalatta başlıca ürünler ise petrol ve petrol ürünleri, makine ve üretim teçhizatları, gıda ürünleri ve ulaşım araçlarıdır. 2011 yılı sonu itibariyle toplam ihracat 8,8 milyar Avro, toplam ithalat ise 14,6 milyar Avro olarak gerçekleşmiştir. 2011 yılında Hırvatistan’ın ihracatındaki ilk 5 ülke sırasıyla İtalya, Bosna-Hersek, Almanya, Slovenya ve Avusturya; ithalatındaki ilk 5 ülke ise sırasıyla, İtalya, Almanya, Rusya Federasyonu, Çin ve Slovenya olmuştur. 

1993 yılından 2011 yılı ilk yarısı sonuna kadar Hırvatistan’a yapılan doğrudan yabancı yatırımların tutarı 24.72 milyar Avro’dur. Söz konusu yatırımlar içinde en büyük paya sahip 5 ülke sırasıyla Avusturya, Hollanda, Almanya, Macaristan ve Lüksemburg’dur.

Turizm

Hırvatistan`da turizm hizmet sektörünün büyük bölümünü oluşturur ve Hırvatistan gelirlerinin yaklaşık %20`sini oluşturur. Turizm endüstrisi gelirleri 2011 yılı için 6.61 milyar € olarak tahmin edilir. Bu pozitif etki Hırvatistan`ın perakende sektörü, endüstri malı satışları ve mevsimlik işçilik gibi alanlardaki gelişmiş iş hacminin oluşmasına katkı sağlar. Turizm endüstrisi ülkenin dış ticaret açığının kapanmasına büyük katkı sağladığı için dış satım olarak değerlendirilir. Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı`nın bitmesinden sonra ülkeye gelen turist sayısı 10 milyona yükselerek dört kata yakın bir artış göstermiştir. Hırvatistan`daki turistlerin çoğu Hırvat turistler ve bir o kadar Alman, Sloven, Avusturyalı ve Çek`tir. Ülkeye gelen turistlerin kalış süresi ortalaması 4.9 gündür. 
Ülkeye gelen turistlerin çoğu Adriyatik Denizi kıyılarını tercih etmektedir. Opatija, 19. yüzyılın ortalarında ülkenin ilk tatil kasabası haline gelmiştir. Bu kasaba 1890`lara kadar Avrupa`nın en önemli sağlık merkezlerinden birine dönüşmüştür. Kıyı ve adalar boyunca birçok tatil alanının açılmasından sonra, kitle turizminden yiyecek içecek pazarının büyümesine birçok servis sağlamıştır. Turizm sektörünün en önemli gelirleri deniz turizminden sağlanmakta olup ortaçağ kıyı kentleri ve yaz boyunca gerçekleştirilen birçok kültürel etkinlik dolayısıyla marinalara her yıl 16 bin kadar yat yaklaşmaktadır. Kıyıdan içeride kalan bölgeler dağ turizmi, agroturizm ve spalar gibi birçok alanda olanaklar sağlamaktadır. Bunların yanında başkent Zagreb de kıyıdaki kentler ve tatil kasabalarıyla yarışan önemli bir turizm bölgesidir. Kirlenmemiş deniz doğası, birçok doğal rezervleri ve 116 Mavi Bayraklı plajı ülke için bir övünç kaynağıdır. Bu özellikleriyle Hırvatistan dünyanın en çok turist alan 18. ülkesidir.

Demografi

2011`deki nüfus sayımına göre 4.29 milyonluk nüfusuyla dünyanın 125. kalabalık ülkesi olan Hırvatistan`da kilometrekareye 75.9 kişi düşer ve ortalama yaşam süresi 75.7 yıldır. Kadın başına 1.5 çocuk düşer ve bu dünyanın en düşük oranlarından biridir. 1991 yılından beri ülkedeki ölüm oranı sürekli olarak doğum oranını geçmektedir. 1990`lı yıllardan beri ülke çok sayıda göçmen almaktadır ve bu sayı 2006 yılında 7000den fazla olmuştur. Hırvatistan İstatistik Bürosu`na göre ülkenin nüfusu 2051 yılına gelindiğinde doğum oranlardaki azalmalar ve göç oranlarında bağlı olarak 3.1 milyona kadar düşecektir. Hırvatistan`ın nüfusu 1857`de 2.1 milyondan, 1991`de 4.7 milyona yükselerek tavan yapmıştır. 1921 ve 1948`de iki dünya savaşı nedeniyle nüfus sayımı yapılmamıştır. Demografik geçiş sürecini 1970lerde tamamlayan ülkenin son zamanlarda nüfus artış hızı negatiftir. Yine son zamanlarda Hırvatistan hükümeti yabancı işçilere koyduğu kotayı %40 artırmak için baskı görmektedir. Göçmen politikasıyla uyumlu olarak Hırvatistan göçmenleri ülkeye geri dönmeleri için ikna etmeye çalışmaktadır. 

Ülkedeki nüfusun azalması problemi ayrıca Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı`nın sonuçlarından biridir. Savaş boyunca birçok kişi yerinden olmuş ya da göç etmiştir. 1991`de Sırpların çoğunlukta olduğu bölgelerdeki 400.000`den fazla Hırvat ve diğer Sırp olmayan etnisiteler ya bulundukları yerlerden Hırvatistanlı Sırp güçleri tarafından uzaklaştırılmış ya da şiddetten kaçmak zorunda kalmıştır. 1995`te savaşın son günleri boyunca 120.000 binden fazla hatta belki 200.000 kadar Sırp Fırtına Harekâtı`yla yaklaşan Hırvat güçlerinin gelmesinden önce bölgeden kaçmıştır. Savaştan sonraki on yılda savaş boyunca yerlerinden olan 300.000 kadar Sırp`ın ancak 117.000`i ülkeye geri dönmüştür. Hırvatistan`da yaşayan Sırpların çoğu Hırvatistan Bağımsızlık Savaşı`nda işgal edilen alanlarda asla yaşamamıştır. Sırplar sadece daha önce yerleşik oldukları alanın bir kısmına Bosna-Hersek, özellikle de Sırp Cumhuriyeti`nden gelen Hırvat mültecilerin yerleştirilmesinin ardından kalan diğer alanlara yeniden yerleşmişlerdir. Hırvatistan nüfusunun %89,6’sı gibi bir rakamla büyük çoğunluğu Hırvat’tır. Geriye kalan nüfus %4.5 ile Sırplar ve %5.9 ile Boşnaklar, Macarlar, İtalyanlar,Slovenler, Almanlar, Çekler, Romanlar ve diğerleridir. En büyük dinler nüfusun %88`inin inandığı Katoliklik, %4.4`ünün inandığı Ortodoksluk, %0.4`ünün inandığı diğer Hristiyan mezhepleri ve %1.3`ünün inandığı İslam`dır. Geriye kalan nüfusun %5.2`si inançsızken %0.9`unun inancı bilinmemektedir. 

Diller

Hırvatistan`ın resmi dili Hırvatça`dır ve Hırvatça 2013 temmuzunda Avrupa Birliği`nin de 24. resmi dili olmuştur. Azınlık dilleri yerel yönetimlerde serbesttir. Bulundukları bölgelerde nüfusun 3`te birinden fazlasını oluşturan Çekçe, Macarca, İtalyanca, Rutence, Sırpça ve Slovakça yerel hükümetlerin tanıdığı yerlerde bölgesel dil statüsüne sahiptir.[54]2001 nüfus sayımlarına göre Hırvatistan vatandaşlarının %96`sı anadilini Hırvatça olarak beyan etmişken %1`i Sırpça`yı beyan etmiştir. Hırvatça ve Sırpça dışında hiçbir dil nüfusun %0.5`inden fazlasının anadili değildir. Hırvatça Dileri’nden bir dildir. Sözcüklerin çoğunun kökeni Hint-Avrupa dil ailesinin Slav koludur. Latin alfabesi ile yazılan Hırvatça`nın sözcük dağarcığı, sesbilim ve söz dizimi yönlerinden birbirinden ayrılan 3 ana lehçesi vardır, bunlar: standartlaşan lehçe olan Štokavian lehçesi, Čakavian ve Kajkavian lehçeleridir. 

1961-1991 yılları arasında resmi dil Sırp-Hırvatça idi. Ancak sosyalist dönemde bile Hırvatlar dillerini Hırvat-Sırpça ya da Hırvatça olarak tanımlamışlardır. Dilin Hırvatça ve Sırpça biçimleri o zamanlar ayrı diller olarak tanımlanmamış, bunun yerine dilin batı ve doğu versiyonları olarak belirtilmiş ve farklı alfabelerle yazılmışlardır, bunlar Latin ve Kiril alfabeleridir. Hırvatlar dilleri Hırvatça`yı yabancı dillerin etkisinden korumak konusunda yapıcı olmuşlardır. Dile yerleşen yabancı dillerden gelen sözcükler; örneğin Almancadan, Macarcadan, İtalyancadan ve Türkçeden tarihi nedenlerle gelen sözcükler değiştirilerek Slav görünüme ve söyleyişe sahip olmuşlardır. Hırvatça, yönetimdeki resmi dil statüsünü 19. yüzyılda Latince`den almıştır ve Hırvatça`yı "Sırp-Hırvatça" ya da "Güney Slav diline çevirme çabaları, Hırvatlar tarafından dil sadeleştirilerek boşa çıkarılmıştır.

Eğitim

Hırvatistan`da okuryazarlık oranı %98.1`dir. Ağustos 2010`da Newsweek tarafından yayınlanan farklı ülkelerde yaşam kalitesi adlı araştırmaya göre, Hırvatistan`ın eğitim sistemi araştırmaya dahil ülkeler arasında 22.dir. Hırvatistan`da ilkokul eğitimi 6-7 yaşlarında başlar ve 8 yıl devam eder. 2007 yılında çıkarılan bir yasayla parasız, zorunlu olmayan eğitim süresi 18 yaşına kadar yükseltilmiştir. Zorunlu eğitim 8 yıldan oluşur. İlkokuldan sonra öğrenciler gymnasium ya da meslek eğitimi veren liselere giderler. 2010 yılı istatistiklerine göre ülkede 2131 ilkokul ve 713 lise vardır. İlkokul ve lise eğitimini tanınmış azınlık dilleri olan Çekçe, Macarca, İtalyanca, Sırpça ve Almanca alma imkanı vardır. 

Ülkede 84`ü ilkokul seviyesinde, 47`si lise seviyesinde olmak üzere 131 müzik ve sanat okulu varken engelli çocuk ve gençler için 92, yetişkinler için 74 okul vardır. Hırvatça, matematik ve yabancı dil olarak üç zorunlu bölüm ve bir seçmeli başlıktan oluşan lise bitirme sınavları 2009-2010 yılından beri uygulanmaktadır ve bu sınav üniversiteye yerleşmek için önkoşuldur.

Ülkede 8 üniversite vardır. Bunlar: Zagreb Üniversitesi, Split Üniversitesi, Rijeka Üniversitesi, Osijek Üniversitesi, Zadar Üniversitesi, Dubrovnik Üniversitesi, Pula Üniversitesi ve Dubrovnk Uluslararası Üniversitesi`dir. Ülkenin ilk üniversitesi 1396`da kurulan Zadar Üniversitesidir. 1807 yılına kadar eğitim veren üniversitenin 2002`de yeniden açılmasına kadar diğer eğitim kurumları en eski üniversite statüsünü Zadar`dan aldı. 1669`da kurulan Zagreb Üniversitesi, Güneydoğu Avrupa`da eğitimine ara vermeden devam eden en eski üniversitedir. Bunlar dışında ülkede 11 politeknik ve 19`u özel olan 23 yüksekokul vardır. Ülkede 145 bin öğrencinin eğitim gördüğü toplam 132 yüksek öğretim kurumu bulunmaktadır. 

Hırvatistan bilimsel araştırma yapan ve teknoloji geliştiren 205 şirket, devlet ya da eğitim kurumu ve kar amacı gütmeyen kuruluşa sahiptir. Bu kuruluşlar 2008 verilerine göre 3 milyon kuna (400 milyon €) dolayında harcama yapar ve 10.191 tam zamanlı araştırma görevlisine iş imkanı sağlar. Bu şekilde ülke, mucitler ve Nobel Ödülü sahipleri yetiştirmiştir. 

Hırvatistan Mutfağı

Hırvatistan mutfağı bir bölgeden diğerine değişiklik gösterir. Kıyı bölgeleri Yunan, Roma ve diğer Akdeniz mutfaklarından özellikle de deniz mahsulleri, pişmiş sebze ve kek yapımı yönünden ve ayrıca yemeğe tat veren zeytin yağı ve sarımsak kullanımı anlamında etkilenmiştir. İç kısımlarda kalan alan ise Macar, Avusturya ve Türk mutfaklarından etkilenmiştir. Bu bölgede etli yemekler, tatlı su balıkları ve sebze yemekleri en sık tüketilenlerdir. 

Hırvatistan`da iki farklı şarap üretim bölgesi bulunur. Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya`da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır. Diğer önemli şarap üretim bölgesi ise kuzeydeki kıyı şeridi boyunca İstria ve Krk bölgeleridir ve bu bölgelerdeki şaraplar İtalya şaraplarına benzerken güneydeki Dalmaçya`da Akdeniz usulü şarap üretimi neredeyse standarttır. Ülkede yıllık şarap üretimi 140 milyon litreyi aşar. Bira ise ülkeye 18. yüzyılın sonlarında gelmesine rağmen yıllık tüketim 2007 yılına göre 83.3 litredir ve bu oranla Hırvatistan, dünyanın en çok bira tüketen ilk 15 ülkesi arasındadır. 

Hırvatistan Ülke Rehberi ile Alakalı Yazılar

Osetya Ülke Rehberi
Osetya Ülke Rehberi
Kafkas sıradağlarının kuzey ve güney yamaçlarına yayılmış dağlık bir bölge olan Osetya, kuzeyde Stavropol Kray (Rusya Federasyon), doğuda Çeçen ve İnguş Cumhuriyetleri, batıda Kabartay-Balkar Cunhuriyeti ve güneyde de Gürcistan`la komşudur. Tarihsel ve kültürel olarak hemen hemen bütünlük arz eden tek bir ülke olan Osetya, Büyük Kafkaslar`ın ikiye böldüğü iki parçadan oluşur: Kuzey Osetya ve Güney Osetya.
Türkmenistan Ülke Rehberi
Türkmenistan Ülke Rehberi
Orta Asya ülkelerinden olan Türkmenistan güneyden İran, batıdan Hazar denizi, kuzeyden Kazakistan, kuzeydoğudan Özbekistan, güneydoğudan Afganistan`la çevrilidir. Türkmenistan kurak bir iklime sahiptir. Yazları sıcaklık 50 dereceye kadar çıkarken, kışları ise -25 dereceye kadar düşmektedir. 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını ilan eden Türkmenler, günümüzdeki 7 Türk Devleti’nden biridir ve TÜRKSOY’un üyesidir.

Haritada Hırvatistan

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları