Sehirler

Yalova Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Yalova, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Yalova Şehir Rehberi
Yalova Şehir Rehberi
 
Yalova Şehir Rehberi
 
Yalova Şehir Rehberi
 
Yalova Şehir Rehberi

Marmara Bölgesi’nin güneydoğu kesiminde yer alan Yalova, kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa’nın Orhangazi ve Gemlik ilçeleri ile çevrilidir. Yalova Armutlu Yarımadası’nın Marmara Denizi’ne doğru çıkıntı yapan batı ucundaki Bozburun’dan doğudaki Karamürsel yakınlarına kadar uzanır. Yalova’nın topraklarını Samanlı Dağı engebelendirir. Armutlu’nun doğusundaki Daz Dağı da ilin en yüksek noktasıdır (921 m.). Bu engebeli alanların dışında kalan yerler, kıyı şeridindeki küçük ovalar halindedir. Bu topraklar akarsu vadileri ile parçalanmıştır. 

Yalova, bugünkü idari bölünüşe göre merkez ilçeyle birlikte 6 ilçeden oluşmaktadır. İlçeler; Yalova Merkez, Altınova, Armutlu, Çınarcık, Çiftlikköy ve Termal`dir. Yalova`nın 6 ilçe belediyesi ile birlikte, toplam 15 belediyesi bulunmaktadır; merkez ilçede 1 (Kadıköy), Altınova`da 3 (Kaytazdere,Subaşı ve Tavşanlı), Çınarcık`ta 4 (Koruköy, Esenköy, Kocadere ve Teşvikiye) ve Çiftlikköy`de 1 (Taşköprü) belediyesi ve toplam 43 köyü vardır. Yalova, 6 Haziran 1995 tarihinde il olmuştur.

Yalova’nın tarihi M.Ö. 3000 buluntuları ile Prehistorik döneme dayanmaktadır. M.Ö. 700 yıllarında Kimmer istilası ve daha sonra Bithynia etkisi görülür. Bithynia M.Ö. 74 yılında vasiyet yoluyla Roma`ya bağlanır. Daha sonra yörede Bizans etkisi görülür. Bizans hakimiyetinden sonra Osmanlı dönemi başlar. İstanbul` bağlı ilçe iken 1995 yılında il olmuştur.

Yalova ili iklimi Akdeniz ve Karedeniz iklimleri arasında bir geçiş niteliği taşır. Kimi dönemlerde karasal iklim özelliklerini yansıtan Yalova`da yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve bol yağışlıdır.

Tarıma açık olan il topraklarındaki, akarsu boylarında uzanan irili ufaklı ovalar, Çınarcık, Gökçedere, Kirazlı, Kılıçköy ve Taşköprü ile deniz arasındaki alanda yer almaktadır. 

Hersek Burnu ve Bozburun ilin başlıca çıkıntılarıdır. Kuzey Anadolu Fay hattının bir kolu Yalova’nın kuzey kıyılarını izleyerek Marmara Denizi’ne ulaşır. 17 Ağustos 1999’da bu fayın bir bölümünün kırılması sonucunda Kocaeli depremi meydana gelmiş ve Yalova’da da büyük can kaybına ve tahribata yol açmıştır. 

İl topraklarından kaynaklanan sular Marmara Denizi’ne dökülür. Bunlar; Kocadere, Karpuz (Teşvikiye) Deresi, Lale dere, Sarısu Deresi, Safran Deresi ve Sellimandıra (Samanlı) dereleridir. Çınarcık’daki Kocadere Köyü yakınlarındaki Delmece yaylasında bulunan Dipsizgöl ilin tek gölüdür. İlin su gereksinimini Sellimandıra Deresi üzerindeki Gökçe Baraj Gölü sağlamaktadır. Bu barajın suları aynı zamanda tankerlerle taşınarak İstanbul’un su ihtiyacını karşılamaktadır. 

Deniz seviyesinden 2 m. yükseklikteki Yalova’nın yüzölçümü 839 km2.dir. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 170.259’dur. 

İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Samanlı dağlarının kuzey ve güneyinde vadi içlerinde bulunan makiler, bu kütlenin etekleri boyunca kesintili şeritler ve parçalar halinde bulunurlar. Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar orman örtüsü ile kaplıdır. Ormanlık alanlarda kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları bulunmaktadır. 

Yalova’nın iklimi makro - klima tipi olarak, Akdeniz ve Karedeniz iklimleri arasında bir geçiş özelliği taşımaktadır. İlde yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve bol yağışlıdır. 

İlin ekonomisi tarım, turizm ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; buğday, yulaf, arpa, zeytin, elma, şeftali, kiraz, erik ve sebze gelmektedir. Sebzelerden özellikle domates, salatalık, marul yetiştirilir. İlde son yıllarda seracılık gelişmiştir.Yalova ve çevresi tarım ürünleri yönünden İstanbul’a yöneliktir. Hayvancılık ve balıkçılık da yapılmaktadır. İlde sanayi tesisleri olarak, kimya ve kağıt sanayii dallarında büyük faaliyet gösteren fabrikalar ve küçük ölçekli imalat atölyeleri vardır.Gıda sanayii, içki sanayii, tekstil ve giyim sanayii, kağıt ve kağıt ürünleri sanayii, kimya ve plastik sanayii, metal eşya donanım ve makine sanayii, kereste ve kereste ürünleri sanayi bulunmaktadır. 

Yaz aylarında nüfusu daha da artan Yalova’nın sayfiyeleri ile Armutlu ve Termal’deki kaplıcaları turizm açısından önem taşımakta olup, ekonomisini canlandırmaktadır. Atatürk’ün Yalova Kaplıcalarında kalması, ilin kaplıca turizmi açısından gelişmesine neden olmuştur. Armutlu, Çınarcık ve Esenköy sayfiye merkezleridir. 

Yalova’nın tarihi MÖ.VIII.yüzyıla kadar inmektedir. MÖ.VIII.-VII.yüzyıllarda Yunanistan’dan gelen Koloni kavimleri Yalova’nın bugünkü bulunduğu yerde Pythia isimli bir yerleşim yeri kurmuşlardır. Dr.Nezih Fıratlı ve Rüstem Duyuran’ın Baltacı Çiftliği ile Göztepe’nin doğu eteklerinde yaptıkları kazılarda MÖ.3000 yıllarına ait buluntular ele geçmiştir. Buna dayanılarak yörenin Tunç Çağı’ndan sonra yerleşime açık olduğu anlaşılmaktadır. Antik Çağlarda buradan Pythiai Thermai olarak söz edilmiştir. MÖ.III.yüzyılda yöre Bithynia Krallığı’na bağlanmıştır. MÖ.1200 yıllarında Frigler Anadolu’ya bu bölgeden geçmiş ve bir süre de burada hüküm sürmüşlerdir. MÖ.700’de Kimmerlerin akınları ile zayıflayan Friglerin yerini yörede Bithynialılar almıştır. Bundan sonra MÖ.74’te Romalılar buraya hakim olmuş, ardından Bizans’ın Optimaton Themasının sınırları içerisinde kalmıştır. Dr.Nezih Fıratlı ve Rüstem Duyuran’ın yörede yaptıkları kazılarda, MS.IV. ve V.yüzyıllara ait Bizans Nekropolü ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra Atatürk’ün isteği doğrultusunda Prof.Dr.Arif Müfit Mansel’in 1932 yılında Termal’de yapmış olduğu kazıda II.Iustinianus zamanından kalma bir Bizans yapısı da gün ışığına çıkmıştır. Bizans döneminde Yalova Kaplıcalarının önemi artmış burada çeşitli yapılanmaya gidilmiştir. 
Yalova’da bir saray yapılmış, kilise ve hastane binası onarılmıştır. İmparatoriçe Theodora’nın 525 yılında 4000 kişilik maiyeti ile birlikte buradaki kaplıcalara gittiği ve konakladığı Bizans kaynaklarından öğrenilmektedir. Iustinianus zamanından sonra Bursa kaplıcaları daha ön plana çıkmış ve Yalova kaplıcası önemini yitirmiştir. 

Antik kaynaklara göre Yalova il sınırları içerisinde Drepane Drepane, Drepanon ve Drepanum diye adlandırılan bir köy bulunmakta idi. Bu köyde din uğruna ölen Lukianus isimli bir aziz gömülü idi. Aynı zamanda da I.Constantinius’un annesi Helena’nın bu köyde doğduğu söylenmektedir. Bu yüzden de bu yerleşime Helenapolis ismi verilmiştir. Bu köyün bulunduğu yer tartışmalı olup, J.V.Hammer ve C.Texier Helenapolis’in bugünkü Yalova’nın olduğu yerde olduğunu iddia etmişlerdir. Ancak yörede yapılan yeni yapılanma sırasında ve temel kazılarında eski yerleşimle ilgili kalıntılara rastlanmamıştır. Bazı iddialara göre de bu yerleşim Hersek Köyü’nün bulunduğu yerdedir. 

Haçlı seferleri sırasında Yalova ve çevresi büyük zarar görmüştür. Bunun ardından İznik Niceia Devleti buraya egemen olmuştur. Haçlı seferlerinden sonra 1261’de Bizanslılar yeniden yöreyi ele geçirmişlerdir. 

XIV.yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nin Bizanslılarla giriştiği mücadeleler sonucunda Gazi Abdurrahman tarafından yöre Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı dönemi Yalova’sı hakkında Evliya Çelebi Seyehatnamesi’nde; “Bursa sancağına bağlı 700 haneli kasaba idi. Osman Gazi’nin emri ile bu toprakları fetheden Kara Yalovaçoğlundan ismi gelmiştir” diye söz etmektedir. Bununla beraber devlet salnamelerinde Yalova’nın 1867’de Hüdavendigar vilayetinin Bursa sancağına, 1899’da Karamürsel kazasının nahiyesi olarak müstakil İzmit sancağına bağlı olduğu yazılıdır. Yalova 1901’de kaza yapılmıştır. 

XIX.yüzyılın sonlarında Osmanlı-Rus savaşları nedeniyle Kafkas’ları terk eden göçmenlerin bir bölümü buraya yerleştirilmiştir. Mondros Mütarekesi’nden sonra 1920’de Yunanlılar yöreyi işgal etmişlerdir. Yerel milis güçlerinin direnişi sonucunda Yalova ve çevresi 19 temmuz 1921’de işgalden kurtarılmıştır. Bu arada Yalova ve köyleri büyük zarar görmüştür. 

Osmanlı döneminde Yalova kaplıcaları bakımsız ve harap bir durumda idi. İlk defa Sultan Abdülmecit döneminde (1839-1861) kaplıcalar onarılmış, Abdülmecit’in annesi Bezmialem Valide Sultan burada tedavi görmüştür. Bu yüzden de Valide Sultan’ın banyo yaptığı kaplıcaya Valide Hamamı ismi verilmiştir. Sultan II.Abdülhamit döneminde (1876-1909) kaplıcalar yeniden onarılmıştır. Bu dönemde kaplıcaların çevresinde otel ve gazinolar yapılmıştır. 

Cumhuriyetin ilanından sonra 1926’da nahiye haline getirilen Yalova, Kocaeli vilayetinin Karamürsel kazasına bağlanmıştır. 1929’da çıkarılan bir başka kararnameye göre de İstanbul vilayetinin kazası konumuna getirilmiştir. Atatürk Yalova yöresini gezmiş ve burasının ilçe yapılarak İstanbul’a bağlanmasını, haftada dört gün yapılan vapur seferlerinin her gün yapılmasını sağlamıştır. Bundan sonra Yalova kaplıcaları onarılmış, yolları yapılmıştır. Ayrıca Baltacı ve Millet Çiftliklerinin arazilerinin bir bölümü göçmenlere ve köylülere dağıtılmıştır. Buradaki bataklıklar kurutulmuş, Atatürk için kaplıcalarda Baltacı ve Millet Çiftliğinde birer köşk yaptırılmıştır. 

1995’te çıkarılan bir yasa ile Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinin batı kesimindeki Altınova, Bursa’nın gemlik ilçesindeki Armutlu, Yalova’nın ilçe olduğu zaman oraya bağlı olan Çınarcık, Çiftlikköy ve Termal ilçe konumuna getirilmiştir. Bu yasaya göre; Yalova il konumuna getirilmiş ve yeni ilçeler de buraya bağlanmıştır. 

Yalova’da tarihi eser olarak; Çiftlikköy’de Karakilise (MS.VI.yüzyıl), Altınova’da Kale Kalıntısı ve Köprü, Altınova hersek Köyü’nde Hersekzade Ahmet Paşa Camisi (1865) ve Çeşmesi Yalova Kaplıcaları bulunmaktadır. Ayrıca Hasanbaba Korusu, Paşaköy ve Üvezpınar Köyü’nde Sudüşen Şelalesi ve çevresi ilin mesire ve piknik alanlarıdır.

Yalova’nın Tarihi

Yalova Adının Kaynağı:

Yerleşmenin Antik Çağ’daki adı tam olarak bilinmemekle birlikte Pylai (Bugünkü Hersek Köyü ) ve Termal kaplıcalarının o zamanki adı olan Pythia adları birleştirilerek havalinin ortak adı PYLOPYTHİA adını kullandığı sanılmaktadır. Daha sonraki kaynaklarda XENODOCHION adına rastlanmaktadır. 15. ve 16.yy. tarihçileri ise bu yöre için Yalakova adını kullanmışlardır. Bölgeye Yalakabad da denmiştir. 16.yy. tarihçilerinden bazıları, Yalakova adının İzmit ve Yalova’ya egemen olan ve İstanbul tekfuru ile ilişkisi bulunan Yalakonya adında bir kadının adıyla bağlantılı olduğu görüşündedirler. Evliya Çelebi Kara Yalvaçoğlu tarafından fethedilen havalinin Kara Yalovaç olarak adlandırıldığını yazmıştır. Yalıova olan bu adın zamanla ( -ı) harfinin düştüğü ve Yalova olarak söylendiği bilinmektedir. Atatürk’ün davranışı da , bu iddiayı doğrular görünümdedir. Atatürk , Türk Tarihi ile ilgili olarak Yalova’yaptığı bir çalışmanın altını imzalarken , 16 / 17 .8.1931 tarihini yazmış ve altına : ( YALİ OVA / YALOVA ) DİYE NOT DÜŞMÜŞTÜR.

İlimizin Genel Tarihi:

Antik Çağ’da adı XENODOCHION olan yerleşme hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Yalova’nın tek başına tarihini ortaya çıkarmak mümkün olmamıştır. Prehistorik çağda bu bölgede Anadolu kavimleri yaşamıştır. Buluntulardan edinilen varsayımlara göre Yalova Prehistorik çağda bir geçit yeridir. Bu bölgede M.Ö.1200 yılında Frigler, M.Ö. 700 yıllarında Bithynler egemen olmuştur. Bizanslılardan sonra bir süre Selçukluların yönetimine giren kasaba, Haçlı Seferleri Sırasında yakılıp yıkıldı. Osman Bey’in komutanlarından Yalvaçoğlunca ele geçirilen yöre Yalakabad adını aldı. 1867′de Hüdavendigar ( Bursa ) Vilayet Merkez Sancağı’na bağlı bir kaza iken, 1901′de bağımsız İzmit Sancağı’na bağlandı. Atatürk’ün isteği üzerine 1930′da İstanbul İlçeleri arasına katılan Yalova, 6 Haziran 1995′de İl merkezi olmuştur. Merkez İlçeye bağlı 12 köy bulunmaktadır. Altınova İlçesi: Kocaeli İli Karamürsel İlçesi’nin bir bucak merkezi olan Altınova 1987′de belediye teşkilatı olmuş, Haziran l995′de ise İlçe Merkezi olarak Yalova İli’ne bağlanmıştır. İlçeye bağlı 16 köy bulunmaktadır. Altınova’da bulunan Helenopolis ( H) Konstantin tarafından kurulan önemli bir yerleşme merkezidir. Konstantin, annesi Helena’nın adına buraya Helenopolis adını vermiştir. Justiniaus devrinde Roma İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul’a taşındıktan sonra Helenopolis İstanbul- İznik yolu üzerinde bulunduğu için çok önem kazanmıştır.

Armutlu İlçesi:

Önceleri Bursa’ya bağlı Gemlik İlçesi’nin bir bucağı durumunda olan Armutlu, Yalova’nın İl olması ile İlçe olmuştur. Armutlu İlçesinde merkez dışında 6 köy bulunmaktadır. Bunlar, Mecidiye, Fıstıklı, Hayriye, Selimiye ve Kapaklı’dır. Armutlu’nun tarihine ilişkin Bizans dönemine ait kalıntılar bulunmuştur. 1320 yılında Osmanlılar’ın eline geçen yörede uzun yıllar Rumlar ve Türkler birlikte yaşamıştır. Cumhuriyet döneminde Rumlar göç etmişlerdir. Yöre halkı Gürcistan kökenli Türklerden oluşmaktadır.

Çınarcık İlçesi:

Çınarcık’ta Karpuzdere, Kanlıçınar ve Üçpınarlar mevkiilerinde Bizans ve Osmanlılar’dan kalma eserlere rastlanmış olması, bölgenin o dönemlerde de yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Özellikle Osmanlı döneminde önemli bir yeri olup, donanmaya ait gemilerin ve sarayın tüm gereksinimi Paşa Limanı aracılığıyla Çınarcık bölgesinden karşılanmıştır.

Çınarcık’ın Rumlar dönemindeki adı temiz havası olan şehir anlamında Kio’dur.

Yerleşim halkını 93 harbinde Batum’dan gelen göçmenler oluşturmaktadır. Günümüzde Çınarcık yazlıkları, otel, motel ve pansiyonları ile turizmin geliştiği bir yöre niteliği kazanmıştır. Çınarcık’a bağlı 7 köy bulunmaktadır.

Çiftlikköy:

Çiftlikköy’ün geçmişi oldukça eskiye dayanır. Yörenin bilinen ilk adı Pylai’dir. Yörede Hellenistik dönemden Bizans dönemine kadar çok sayıda ve değişik zamanlara ait yazıt ele geçmiştir. Adına ilk olarak 4.yy. da rastlanmıştır.
Yerleşme 11.yy. da bugünkü Hersek köyünün yanında önemsiz bir yerdi. Jüstinyen devrinde Hersek – İznik yolu önem kazanınca Pylai kenti de büyük gelişme göstermiştir. 1097 yılında , I.Haçlı Seferi’nde Latin ordularının bir kısmı buradan geçmiştir. 1146′da Manuel Komnenos bir takım Hırıstiyan göçmenlerini Pylai’ye yerleştirmiştir. 93 harbinden sonra Bulgaristan’ın Şumnu kasabası’ndan gelenler tarafından iskan edilen yöreye, 1923′ten sonra Kafkasya’dan gelenler de yerleşmiştir. Çiftlikköye bağlı 12 köy bulunmaktadır.

Termal İlçesi:

Termal kaplıcaları 6.yy.dan itibaren PYTHİA, PYTHİON, PYTHİA, THERMA veya Pythia’daki kudret ve kuvvet hamamları olarak göstermişlerdir. Kaplıcaların bulunduğu yere Pythia Therma denilmesinin nedeninin toprak yarıklarından çıkan buhar ve sıcak su nedeniyle burasının bir yeraltı tanrısına ait olduğunun düşünülmesi sanılmaktadır. Termal kaplıcaları tarihin her döneminde önemini korumuştur. Osmanlılar döneminde 1892′de Cemiyet-i Tıbbiye tarafından suları incelenmiş, sularının Aix Les-Bains sularına eşit olduğunun anlaşılması üzerine buraya otel ve hamam yaptırılmıştır. İlçe merkezi olan Gökçedere, 1927 yılında Batum’dan gelen göçmenler tarafından kurulmuştur.

Bugün, özellikle tarihi doğal ve arkeolojik değerleri ile turizmin geliştiği yerleşim bölgelerinden biri haline gelmiştir. Termal, Yalova turizminin en önemli merkezidir.

Termal’e bağlı 2 köy bulunmaktadır. Bunlar Akköy ve Yenimahalle köyleridir. Daha önce köy olan Üvezpınar ve Gökçedere Termal İlçesi’ni oluşturan mahalleler olmuşlardır.

Turizm Çevresinde biriktirdiği tarihi değerleri ve özellikle doğal güzellikleri ile yurdumuzun güzide bölgelerinden biri olan İlimiz, Termal şifalı suları ile sağlık açısından yarar sağlarken, kentlerin aşırı gürültüsünden ve iş hayatından belirli sürelerle uzaklaşmaya çalışan, doğa ile içiçe yaşamayı seven yerli ve yabancı turistler için tercih edilen bir yerdir. Ayrıca yüzme ve deniz sporları ile uğraşmak isteyenler için mükemmel bir dinlenme bölgesidir.

Yalova ve çevresi denizin ve yeşilin birbiri ile kaynaştığı, doğanın eşsiz güzelliğinin birleştiği bir bölgedir. Özellikle gençlik aşısı yerine geçen hayat iksiri kaplıca suları ile dörtbin yıldan beri bilinen Termal ve yakın çevresi Roma ve Bizans dönemlerinden beri yazlık evlerin yer aldığı bir bölgedir.

1929 yılında Atatürk’ün Yalova’yı ziyareti ile İl tümüyle şekil değiştirmiş ve yeniden doğmuştur. Atatürk ” Benim Kentimdir ” dediği Yalova için çok şeyler yapmıştır. Atatürk o günün harabe Yalovası için ” Burası Bir Su Şehri Olacaktır.” demiştir. Bugünkü modern tesisler Atatürk’ün o dönemde vermiş olduğu direktiflerle yapılmıştır.

Yalova Kagıthanesi (Kağıthane-i Yalakabad ):

Kağıthane-i Yalakabad adıyla Yalova Kağıthanesi “el ile kağıdın yapıldığı” dönemde Elmalık Köyünde İbrahim MÜTEFERRİKA tarafından 1745 yılında kurulmuştur. Yalova Kağıthanesi kurulduğu dönem itibari ile Osmanlı Dönemi’nin ve tarihi önemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli Kağıthanesi olma kimliğinide beraberinde taşımaktadır.

Rüstempaşa Camii:

Son Osmanlı dönemi eserlerinden olan camii,Yalova il merkezinde ve merkez camii yanında kullanılabilir durumdadır.

Hersekzade Ahmet Paşa Camii ve Külliyesi ( Altınova ):

16.yy’da yaptırılan camii iki kubbeli olup, son cemaat yeri ve caminin ana binası halen hizmet vermektedir.Camii yanında Hersekzade Ahmet Paşa’nın mezarı, bir çeşme ve hamam kalıntısı mevcuttur.

Hacı Ali Paşa Camii ( Armutlu):

Yapım tarihi’nin Orhangazi dönemine kadar uzandığı söylenir.İlçe merkezinde bulunan camii,ibadete açık durumdadır.Camii’nin iç ahşap dizaynı ve dış ahşap saçakları,ince bir işçilik örneği olarak gösterilmektedir.

Kurşunlu Hamam:

Bizans İmparatoru Jüstinyen tarafından yaptırılmıştır. Afet ve savaşlar nedeniyle zamanla toprağa gömülmüş olan Kurşunlu Hamamı, 1900 yılında Osmanlı Padişahı Abdülhamit’in emriyle onarılmıştır. Hamamın üstü kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Hamam adını almıştır.Banyonun dış cephesinde mermer üzerine Osmanlıca yazılmış bir kitabe bulunmaktadır.

Valide Hamamı:

Bizans Kralı Konstantin döneminde 6 kubbeli olarak yapılmıştır. Halen 3 kubbesi yoktur. Osmanlı döneminde Sultan Mecit tarafından onarılmış ve annesi burada tedavi gördüğünden Valide Hamamı adını almıştır. Banyonun buharlı oda bölümünde mermer üzerinde Osmanlıca bir kitabe bulunmaktadır.

Kara Kilise:

Çiftlikköy Başkent 1 sahil sitesi içinde bulunan ve halk arasında Karakilise olarak bilinen Roma Dönemine ait su mimarisi yapısı bulunmaktadır. Bu yapı Bizans Dönemi’nde kilise haline getirilmiştir.

Üç kardeşler ( Üç Azize ):

Termal Kaplıcaları içerisinde bulunan “üç kardeşler” “Üç Azize” adı ile bilinen yerle ilgili, Hıristiyanlara ait mukaddes vakadan bahseden vesikalarda (Acta Sanatorum) “Menodoro, Metrodora ve Ninfodora isimlerini taşıyan üç kız kardeşin Bitinya’da doğdukları ve Hıristiyanlığı kabul ettikleri, bunların genç kızlık çağına geldiklerinde , Pythia (Termal) hamamlarının civarındaki tepelerden birine çekilerek burada ibadetle meşgul oldukları ve bir takım kerametler gösterip , sıcak sulara gelen hastaları iyi ettikleri ve bu yüzden kızların Yalova havalisinde şöhret oldukları , o dönemde Bizans imparatoru Galerius Maksimianus , Yalova havalisinin valisinin Fronto olduğu , vali Fronto’nun kızların bu halini haber aldıktan sonra buraya bir hakim (assessor) gönderdiği, hakimin , kızlara Hıristiyanlık gibi batıl bir itikadı terk etmelerini, putperestlik dinine tekrar dönmelerini istediğini ve kızların bunu red etmesi üzerine bu üç kız kardeşi 4. Asrın birinci yarısında idam ettirdiği “ belirtilmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda bu üç kız kardeşin mezarlarının olduğu yer tespit edilmiştir. 10 Eylül’de Anma Törenleri yapılmaktadır.

Coğrafi Özellikler

CO?RAFİ KONUM

Yalova, bugünkü idari bölünüşe göre merkez ilçeyle birlikte 6 ilçeden oluşmaktadır.

İlçeler; Yalova Merkez, Altınova, Armutlu, Çınarcık, Çiftlikköy ve Termal’dir.

Yalova’nın 6 ilçe belediyesi ile birlikte toplam 15 belediyesi bulunmaktadır. Merkez ilçede 1 (Kadıköy), Altınova’da 3 (Kaytazdere, Subaşı ve Tavşanlı), Çınarcık’ta 4 (Koruköy, Esenköy, Kocadere ve Teşvikiye) ve Çiftlikköy’de 1 (Taşköprü) belediyesi ve toplam 43 köyü vardır.

Armutlu Yarımadası’nın kuzey kıyısı ile Samanlı Dağları’nın kuzey eteklerine kurulmuş olan Yalova, Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara bölgesinin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. İlin kuzeyinde ve batısında Marmara denizi, doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa (Orhangazi-Gemlik ve İznik ilçeleri) ve Gemlik körfezi yer almaktadır.

Yalova ilinin kuzeyinden güneybatısına kadar olan sınırları Marmara Denizi ile çevrilmiştir. Kıyılar girintili çıkıntılı bir özellik göstermez. Yalova’nın 39-40º kuzey enlemi, 29-61º doğu boylamları arasında denizden yüksekliği 2 metre, en yüksek noktası 926 metredir. 839 kilometrekarelik bir alanı ile ülke yüzölçümünün % 0.11′lik bölümünü kapsamaktadır.

Yalova, yüzölçümü itibariyle Türkiye’nin en küçük ilidir ve denize en uzun kıyısı olan (105 km) turistik illerinden de birisidir. Yalova, verimli ve bereketli ovalara sahiptir. Çınarcık, Gökçedere, Kirazlı, Kılıçköy ve Taşköprü ile deniz arasında birbirinden alçak tepeciklerle ayrılan büyüklü küçüklü ovalar oluşmuştur. Bu ovalar, akarsular boyunca uzanmakta olup çevrelerinde meyvecilik, sebzecilik yapılmaktadır.

Yalova’nın toplam yüzölçümünün (847,000 ha) %82’si tarım arazisi (221,730 ha), orman alanı (468,090 ha) ve çayır-mera arazisinden (7,944 ha) oluşmaktadır. İlin bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturmaktadır. Samanlı Dağları’nın kuzey ve güneyinde vadi içlerinde bulunan makiler, bu kütlenin etekleri boyunca kesintili şeritler ve parçalar halinde bulunurlar.

Yalova’nın güneyindeki dik yamaçlar tümüyle gür bir orman örtüsü ile kaplıdır. Ormanlık alanlarda genellikle kayın, meşe, gürgen, kızılcık, kestane ve ıhlamur ağaçları görülür.

Yalova’daki ormanlardan çevrenin odun ve kereste ihtiyacı karşılanmaktadır.
 
AKARSULAR

Yalova’daki en önemli akarsular, kaynağını Samanlı Dağları’ndan alır. Gemlik ilçesi sınırları içinde, uzunluğu 40 km, debisi 3943 km/sn ve yıllık su hacmi 120.000.000 metreküp olan Selimandra deresi doğmaktadır. Dereağzı denilen yerden Samanlı deresi adını alarak denize dökülür. En geniş ve en uzun akarsudur. Bol su taşır. Nacaklı deresi bölümünde ormanlar arasında Sudüşen mevkiinde 30 metrekarelik bir şelale bulunur. Altınova ilçesinde, Hersek deltasının oluşmasını sağlayan Yalakdere bulunmaktadır. Diğer önemli akarsular; Kocadere deresi, Karpuz dere, Samanlı deresi, Safran deresi, Balaban deresi, Elmalık deresi, Sultaniye deresi ve Kılıç deresidir.

DENİZLER

Yalova ilinin kuzeyinden güneybatısına kadar olan sınırları Marmara Denizi ile çevrilmiştir. Kıyılar girintili-çıkıntılı bir özellik göstermez. Sahil şeridi dar olmakla birlikte, doğal plaj özellikleri göstermektedir. Yalova ili kıyıları kumsal, sadece Çınarcık ve Esenköy sahilleri çakıltaşlıdır.

GÖLLER

Yalova’nın tek doğal gölü Kocadere beldesinin güneyindeki Delmece Yaylası civarında bulunan ve Dipsiz Göl adıyla bilinen krater gölüdür. Bunun dışında Termal ilçesinde Gökçe Baraj Gölü bulunmaktadır.

YAYLALAR

İlin en önemli yaylası, Kocadere ve Teşvikiye beldelerinin güneyinde yer alan Delmece Yaylası’dır. Bu yayla çam ormanlarıyla kaplıdır. Delmece Yaylası’na Teşvikiye’den ayrılan toprak yolla ulaşılabilir.

Toplumsal Özellikler

1327 yılında Osmanlı Beyliği topraklarına katılan Yalova nüfusu, 1893 yılında Balkanlar’dan ve Kırım’dan göç eden Balkan Türkleri ve Kafkasya kökenli vatandaşlarımızın yanısıra Karadeniz kökenli ve Anadolu’nun muhtelif yörelerinden göç eden insanlarımızdan oluşmaktadır.

Yalova ayrıca Türkiye’nin hemen her yerinden göçler almıştır. Bu yüzden Yalova’nın sosyal yapısında homojenlik gösteren özelliklerden söz edilemez. Yalova’ya göç eden toplulukların hemen hemen hepsi, kendi kültürel özelliklerini sürdürmeye çalışmakta ise de oluşan bu kültürel mozaik, kaynaşmanın en güzel örneğini teşkil etmektedir.

Kişi başına düşen GSYİH açısından 1999 yılındaki deprem felaketine rağmen Türkiye ortalamasının biraz üzerindedir (3,463 USD).

Çalışan nüfusun yaklaşık %15′i kamu sektöründe, %85′i özel sektör işletmelerinde çalışmaktadır. Sanayi iş yeri sayısı azdır. Ticari firma sayısı fazla olmasına karşın ticaret hacmi yetersiz, firmalar küçüktür. Sivil toplum kuruluşlarının (siyasi partiler (23 adet), dernekler (287 adet), vakıflar (22 adet), sendikalar (7 adet), meslek kuruluş ve odaları (22 adet), meslek odaları temsilcilikleri (10 adet)) yoğun faaliyet gösterdiği bir ildir. Kültür ve sanat faaliyetlerinin canlı olarak yaşandığı bir ildir. Yalova; Bilişim teknolojilerini yoğun kullanan dünya kentlerinin katılımı ile oluşan “Telecities”, “EuroCities” gibi organizasyonlara üyedir.
 
Dünya Sağlık Örgütü‘ne (WHO) sunulan “Yalova Kent Sağlık Planı” WHO tarafından kabul edilmiş ve Yalova Belediyesi bu organizasyona üye olmuştur. “AB Marmara Depremi Rehabilitasyon Programı” çerçevesinde Yunanistan’ınKomotini Belediyesi ile eşleşerek “Afet Tedbir ve Yönetimi Projesi”ni sürdürmektedir.

Turizm

Yalova, gerek coğrafi konumu; gerek tarihi ve arkeolojik zenginlikleri ve gerekse doğal güzellikleri bakımından bir turizm kenti olarak adlandırılabilir. İl, İstanbul, Kocaeli ve Bursa’nın tam ortasında bulunmakta olup, bu açıdan önemli bir turizm potansiyeline ve hinterlandına sahiptir. Turizm sektörünün kent ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Özellikle Termal, Çınarcık ve Armutlu ilçelerinde ekonomi büyük ölçüde turizme dayalıdır. Yalova’da bulunan turistik değerler ile ilgili kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.

YÜRÜYEN KÖŞK

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşkün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “A?AÇ KESİLMEYECEK, BİNA KAYDIRILACAK.” Görev İstanbul Belediye’sine intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Başmühendis Ali Galip Alnar yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Ulu Önder Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş muhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. Civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacıda kesilmekten kurtulur.

O günden beri köşkün adı “YÜRÜYEN KÖŞK” olarak kalmıştır. Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.07.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. 2006 Yılında, Yalova Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açılmıştır.

TERMAL ATATÜRK KÖŞKÜ

Termal Atatürk Köşkü 1929 Yılında 38 günde yaptırılmıştır. Mimarı Prof.S.Hakkı Eldem’dir. Köşk’te ilk yabancı devlet adamı olarak İran Şahı ağırlanmıştır. Köşk tamamen ahşaptan yapılmış olup, iki katlıdır. Üç şeref salonu ve onbir odası vardır. Dönemin kullanılan eşyası ile birlikte korunan Köşk müze olarak halka açıktır. Çok partili sisteme geçiş, Yerli Malı Haftası, Türk Tarih ve Dil Kurumlarının kurulması, Kuran’ı-Kerim’in Türkçeleştirilmesi çalışmaları gibi zamanın birçok önemli kararları burada alınmıştır. Köşk’te bulunan bazı eşyalar ve özellikleri; Kurşunlu banyo ve kadınlar tablosu (Nurettin Niyazi 1930) Bir dağ yamacı ve bazı hayvanları temsil eden bir resim (Ayvazoski–1875). Halılar: İran, Hereke. Vazolar: Yıldız porselen, Fransa, Japon ve Çin, ayrıca bir tanesi Mısır yapımın Hiyeroğlif yazılarla süslü pirinç ve abanoz ağacından yapılmış. Karyolalar: Pirinç yatak odası takımı, Fransız lake sandalyeler ceylan derisi ile kaplanmıştır. Radyo: Alman (RCA) marka. Piyano: Wilheelm Spaethe (Gera) Anneannesinden kalan kanaviçeli seccade. Masa: iki tarafı da eşit yapılmış, her iki tarafa kullanılıyor, İngiliz yapımı demir aksamları, yaldız altından kaplama. Dosya Dolabı: Kaplama, gül ağacı, demir aksamları yaldız altın. İran Şahı’nın hediyesi saat, şamdan altın, yaldız kaplama.

Termal Atatürk Köşkü; Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 15.5.1983 tarih ve 14971 sayılı kararla Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir. Termal Atatürk Köşkü, TBMM Milli Saraylara bağlı olarak hizmet vermektedir.

Yalova Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Yalova

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları