Sehirler

Malatya Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Malatya, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Malatya Şehir Rehberi
Malatya Şehir Rehberi
 
Malatya Şehir Rehberi
 
Malatya Şehir Rehberi
 
Malatya Şehir Rehberi

Büyük bir bölümü Doğu Anadolu Bölgesi’nde, küçük bir bölümü de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Malatya, doğuda Elazığ ve Diyarbakır, güneyde Adıyaman, batıda Kahramanmaraş, kuzeyde Sivas ve Erzincan illeri ile çevrilidir. Malatya, Yukarı Fırat Havzasında; Adıyaman, Malatya, Elazığ, Bingöl, Muş ve Van çöküntü alanının güneybatı ucunda yer almaktadır. Malatya, Sultansuyu ve Sürgü çayı vadileri ile Akdeniz’e, Tohma vadisi ile İç Anadolu’ya, Fırat vadisi ile de Doğu Anadolu’ya açılarak bu bölgeler arasında bir geçiş alanı oluşturmuştur. 

Yapılan araştırmalar ve arkeolojik kazılar sonucunda, tarihi geçmişi Paleolitik Çağa kadar uzanan Malatya ilinde, M.Ö 7000 yıllarında iskanın başladığı anlaşılmıştır. Yöre, daha sonra Hitit, Asur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini yaşamıştır.

İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. 

Malatya il alanı, Alp kıvrımlaşması sonrasında şekillenmiştir. III. Jeolojik zamanın sonu ile IV. zamanın başlarında ortaya çıkan tektonik hareketler sırasındaki kırılma ve kıvrılmalarla arazi bazı yerlerde yükselmiş, bazı yerlerde de çökmüştür. İl alanında çok şiddetli aşınmalar olmuş, çöküntü alanları alüvyonlarla dolmuştur. Başta Malatya ovası olmak üzere ilin diğer ovaları bu gelişmelerle ortaya çıkmıştır. 

Malatya’nın kuzey, batı ve güneyi dağlık olup, orta ve doğu kesimleri düzlüklerden oluşmaktadır. Büyük bölümü Sivas il alanında bulunan Yama Dağı ve uzantıları volkanik bir oluşum olup, batıda Kuruçay vadisine, güneydoğuda Fırat vadisine kadar uzanır. İlin kuzeyinde Yama Dağı ile bunun güney uzantısı olan Ayran Dağı ve Göl Dağı bulunmaktadır. Kuzeybatıda Leylek Dağı (2.052 m.), batıda Akçababaçalı Tepesi’nde 2.164 m.ye yükselen Akçababa Dağı yer alır. Tohma vadisi ile Kuruçay vadisi arasında yer alan Akçababa Dağları, Nurhak dağlarının kuzeydoğudaki uzantılarıdır. Akçababa dağları, kuzeybatı yönünde yayılarak geniş bir alanı kaplar. Malatya’nın güneybatı, güney ve güneydoğusu boydan boya Güneydoğu Toroslara bağlanan dağlarla çevrilmiştir. Güneydoğu Torosları’mn kuzeye açılan kolunu oluşturan, Vadiye paralel olarak kuzeydoğu yönünde uzanan Nurhak Dağı’nın kuzeydoğu uzantıları ilin güneybatısını engebelendirir. Nurhak dağlan üzerindeki en önemli yükseltiler; Derbent dağı (2.428 m.) Kepez dağı (2.140 m.) ve Kuşkaya Tepesi (1.922 m.), Akçadağ (2.013 m.)’dır. İlin güneyinde ise Malatya Dağları yer almakta olup, Bozdağ (2.581 m.), Beydağ (2.545 m.), Becbel Tepe (2.544 m.), Kelle Tepe (1.250 m.), Gayrık Tepe (2.306 m.) belli başlı yükseltileridir. 

Malatya ilinde platolar çok geniş yer tutar. Genellikle kalker yapılı dağ kütleleri, hızla aşınarak orta ve yüksek platolara da dönüşmüştür. Volkanik hareketler sonucu çıkan lavlar dalgalı yapıyı düzleştirerek geniş düzlüklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Malatya’daki en önemli platolar ilin kuzey, güney ve batısındaki dağlar üzerinde yer almaktadır. Bu platolar su kaynakları yönünden de oldukça zengin olup, derin vadilerle yarılmıştır. 

Malatya’nın yapısında vadilerin büyük önemi vardır. İl topraklarındaki bütün vadiler Fırat ana vadisine açılarak geniş bir yan vadiler grubunu oluşturmaktadır. Daha sonra bunlar genişleyerek ilin önemli ovalarını oluşturur. Ancak bu vadilerin büyük bölümü Karakaya Baraj Gölü’nün suları altında kalmıştır. Türkiye’nin en önemli vadilerinden bir olan Fırat Vadisi oldukça derin ve sarptır. Bunun yanı sıra Tohma, Kuruçay vadileri ile Yazıhan Düzü ve Çapıtlı Yazısı ilin diğer önemli vadileridir. 

İlin orta ve doğu kesimleri ise, Malatya Ovasını oluşturmaktadır. Batı-doğu yönünde uzanan Malatya Ovası bir çöküntü alanı olup, akarsuların taşıdığı alüvyonlardan oluşmuştur. Doğanşehir, İzollu, Mığdı, Sürgü, Akçadağ, Yazıhan, Mandara, Çaplı, Distrik ve Erkenek ovaları Malatya’nın diğer belli başlı ovalarıdır. 

Türkiye’nin en büyük su havzası olan Fırat Havzasının(127.000 km2) su kaynakları, Fırat Nehri, Tohma Suyu, Kuruçay ve Sürgü Çayı’dır. Keban Barajı’ndan çıkan Fırat Nehri, Malatya’nın Elazığ ile sınırını oluşturacak şekilde güneybatıdan güneydoğuya doğru genişçe bir yay çizerek akar. Önce Kuruçay’ı sonra Tohma suyunu alarak akan Fırat, zaman zaman kollara ayrılarak adacıklar oluştururdu. Bu alan günümüzde Karakaya Baraj Gölü sahası içinde kalmıştır. Fırat nehri, Kömürhan mevkiinde Doğu Anadolu’nun en uzun ve en derin boğazlarından biri olan Kömürhan boğazına girerek akmasına devam edip, boğazdan sonra Malatya-Diyarbakır sınırını oluşturmaktadır. 

İl topraklarını dağlardan kaynaklanan akarsular sulamaktadır. Söğütlü Çayı, Morhamam Çayı, Kuruçay, Tohma Suyu, Sultan Suyu, Sürgü Suyu, Beylerderesi, Mamihan Çayı ve Şiro Çayı ilin başlıca akarsularıdır. Malatya’da önemli bir tabii göl yoktur. Yalnızca dağlık kesimlerden akan suların kaynak alanlarında ve düşük yükseltiri plato basamaklarında yüzeye çıkan suların oluşturduğu küçük göller vardır. Bunlar dışında sulama amaçlı göletler bulunmaktadır. Malatya’da Sürgü, Medik, Polat ve Sultansuyu barajları olmak üzere dört tane barajı bulunmaktadır. Polat ve Sultansuyu barajları sulama amaçlı, Medik Barajı Sulama ve elektrik enerjisi sağlamak ve Sürgü Barajı da Sulama ve Taşkın koruma amaçlı olarak yapılmıştır. İlin Yüzölçümü 12.313 km2 olup, toplam nüfusu 853.658’dir. 

Malatya toprakları önemli bitki örtüsünden yoksundur. Eskiden il alanının önemli bir bölümü ormanlarla kaplı iken, bu örtü zamanla yok olmuştur. Doğal şartlar ormanların kendi kendisini yenilemesini büyük ölçüde güçleştirdiğinden yer yer bozkırlar ortaya çıkmıştır. 
îl arazisinin 367.253 hektarı (% 30)’u ormanlık ve fundalıklarla, 125.156 hektarı (% 10)’u ise çayır ve meralarla kaplıdır. Malatya dağları üzerinde yer alan platolar ile Malatya ovasına yakın kesimlerde yer alan yarı ova nitelikli düzlükler, zengin çayır otları ile kaplıdır. İl alanının güneybatısını kuşatan dağlar ve platolarda doğal bitki örtüsü hemen hemen ortadan kalmıştır. Daha çok meşelerden oluşan bozuk nitelikle orman kalıntılarından başka canlı örtüye rastlanamaz. 

İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, dokumcaılık ve sanayie dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında kayısı olmak üzere, buğday, arpa, şeker pancarı, patates, nohut, soğan, mısır, üzüm, kavun, karpuz, starking elması, domates, fasulye, armut, zerdali ve duttur. Dünya kuru kayısı piyasasının %90’ı Türkiye’ye aittir. Bunun da %70’i Malatya’dan karşılanmaktadır. Kayısıdan sonra gelen en önemli ürün Malatya armududur. 

Hayvancılıkta sığır, koyun ve kıl keçisi besiciliğinin yanında arıcılık da yapılmaktadır. Sultansuyu harasında at yetiştirilmektedir. Tavukçuluk da halkın önemli geçim kaynaklarından biridir. 

Malatya`da geleneksel dokumacılık, özellikle Manusa dokumacılığı, Bervanik baskıcılığı, el dokuması çorap ve eldivenler, düz dokumalar, Dirican, Sinan, Sandıklı, Yedidağ kilimleri ve çuvallar, perdeler ekonomiye katkısı olan el sanatları arasındadır.

Kalkınmada öncelikli iller kapsamında olan Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin sanayide en gelişmiş illerindendir. Malatya Pamuklu Sanayii Müessesesi, Tekel Sigara fabrikası, Türkiye Şeker fabrikaları, Et Balık Kurumu, Hekimhan Demir ve Çelik İşletmeleri ildeki resmi sanayi kurumlarıdır. Ayrıca ilde özel sektöre ait un, kayısı işleme, süt ürünleri, yem, meyve suyu, dokuma, giyim, iplik, tuğla, kiremit, akü, kâğıt, orman ürünleri ve boya fabrikaları da bulunmaktadır. 

Malatya yer altı kaynakları bakımından da oldukça zengindir. Merkez ilçede tuğla-kiremit hammaddesi, Doğanşehir’de boksit, Darende’de kurşun-çinko, çimento hammaddesi, vermikülit, Hekimhan’da demir, dolomit, kireçtaşı, Hasançelebi’de demir, Pötürge’de demir ve pirofillit, Yeşilyurt’ta asbest yatakları bulunmaktadır. 

Malatya ve yöresinde XX.yüzyılın ikinci yarısında başlayan kazılar ilk yerleşimin Paleolitik Çağa (MÖ. 5500-3500) kadar indiğini göstermiştir. Tarihi çağlar boyunca yöre, eski ticaret yollarının üzerinde bulunuşundan ötürü önemini korumuş, bu nedenle de sürekli yerleşime sahne olmuştur. Malatya’da Ansır (Buzluk) ve İnderesi mevkiinde bulunan mağaralarda Paleolitik Çağa ait buluntularla karşılaşılması bu iddiayı kuvvetlendirmiştir. Ayrıca 1979 yılında başlayan Karakaya Baraj Gölü kurtarma kazıları kapsamında, Cafer Höyükte yapılan kazılarda, o yörede yaşayan insanların Paleolitik Çağda ilk kez mağaralardan çıkarak ovalara inerek yerleşik köy yaşamına başladıkları da anlaşılmıştır.Bunun sonucu olarak, Cafer Höyük kazıları Malatya ve çevresinin M.Ö. 7000 yılında köy yaşantısının izlerini ortaya koymuştur. 

Anadolu’nun önemli bir kültürünü oluşturan Hititler döneminde de Aslantepe yörenin merkezi konumunda idi. Geç Hitit dönemi şehir devletlerinden biri olan Malatya’nın tarihi Hitit kitabelerinden öğrenilmiştir. Bunun ardından Asur krallarının yıllıklarında ve Urartu kitabelerinde de bu konu daha açıklık kazanmıştır. Günümüze ulaşan Asur belgelerinde Malatya’nın ismi Milid, Melid, Milidia, Meliddu şeklinde geçmektedir. Urartu ve Hitit kaynaklarında Melitea, Hitit tabletlerinde de geniş biçimde yer almıştır. Bunun yanı sıra Urartu krallarından lspuinis (M.Ö. 824816) ile oğlu Menuas (M.Ö. 816-807) zamanlarına ait Palu kaya kitabelerinde, yörenin tarihine ışık tutacak bilgiler bulunmaktadır. Buradan Urartuların Milid Kralı Sulumeli’yi mağlup ettikleri, Malatya Kralı’nın da bu yeni egemenliği kolayca kabul etmediği öğrenilmiştir. Nitekim bu kitabelerde, I. Argistis (M.Ö. 789-766) “Tanrı Haldi’nin sayesinde Hatti memleketlerine karşı sefer ettiğini ve Tuwate’nin oğlunun memleketini Melitea (Malatya)’yı zaptettiği” ve Malatya krallarının kısa bir süre sonra Urartulara karşı yeniden ayaklandıkları, III. Sarduri’nin (M.Ö. 765-733) Melitea Kralı Sahu oğlu Hilaruwata’yı mağlup ederek, şehri yağmaladığı yazılıdır. 

M.Ö. 1750 yıllarında Kuşsara Kralı Anitta, Anadolu’yu tek bir yönetim altında toplayarak siyasi birliği sağlamıştır. Bu dönemde Malatya’nın, büyük bir olasılıkla, siyasi birliğe katıldığı sanılmaktadır. I. Hattuşilis, Kuzey Suriye yolunu emniyet altına almış, yerine geçen oğlu I. Murşilis ise Anadolu birliğini Halep ve Babil seferlerinden sonra sağlamış. Malatya’ nın bu krallar döneminde kuzey Suriye ile Anadolu arasında önemli yol kavşağında olması nedeniyle Hitit birliğine girdiği ve bir Hitit şehri olduğu sanılmaktadır. I. Mursilis, babası I. Hattusilis ’in gösterdiği, çıkarlarının güneyde olduğu fikri üzerine hareket edip, Halep ve Bağdat’ı fethederek “Büyük Kral” unvanını aldığı Akad metinlerinde görülmektedir. Hitit Krallarından Ammunas ile Huzziyas’tan dönemlerinde M.Ö.XV. yüzyılda yer yer görülen isyanlar sonunda Hitit Birliğinin kuzey Suriye’deki egemenliği Mitanni Krallığının eline geçmiştir. Böylece, Malatya da bu dönemde Mitanni egemenliği altına girmiştir. Hitit Kralı Şuppiluliuma, M.Ö. 1450 yıllarında Fırat Nehrini geçerek bölgede yer alan Mitanni egemenliğine son vererek Malatya’yı yeniden Hitit İmparatorluğuna kazandırmıştır. II. Mursilis, Muvatalli ve III. Hattusilis dönemlerinde Malatya, Hitit Merkezine bağlı kalmıştır. 
M.Ö. 1000 yıllarında Malatya, Kargamış Krallığı’na bağlı olarak varlığını sürdürmüştür. Gürün yakınlarında bulunan bir kitabeye göre “Sasa” isimli biri Malatya Kralı olarak bilinmektedir. Asur Kralı II. Adad Nirari (M.Ö. 911-891) Kargamış’ı egemenliği altına alarak, Kargamış’ın Malatya üzerindeki hakimiyeti son bulmuştur. Yöredeki Urartu egemenliği, Asur kralı III. Tiglat Psaser’in tahta çakışına kadar devam etmiş ve Malatya, M.Ö. 733’de yeniden Asur Krallığına haraç veren beylikler arasına girmiştir. M.Ö. 722 yılında Malatya Kralı Funzianu, Asur Kralı II. Sargon’a esir düşmüştür. Bu tarihte Asur Kralının Malatya’yı egemenliği altına aldığı, bir isyan sonunda M.Ö. 713 yılında Malatya Kralı Tarhunaz’ı esir ettiği anlaşılmaktadır. Kral Tarhunaz’ı halkı ile birlikte Asur’a, Basra’ya sürgün ettiği, Basra halkından bir kısmını da Malatya’ya getirerek yerleştirdiği bilinmektedir. Malatya’ya Asurlu bir kral atadığını ve emrine 150 savaş arabası, 1500 atlı, 20.000 yaya, 10.000 kalkan ve mızrak taşıyıcıları verdiğini II. Sargon’un kitabelerinden öğrenilmektedir. Asur Kralı Sanherib (M.Ö. 705-681) döneminde Asur egemenliğinde olan Malatya’da, Asar Haddon (M.Ö. 681-669) zamanında Asur egemenliği sona ermiş, bunun yerini bölgede Med ve Persler almıştır.

Perslerin Anadolu egemenliği Büyük İskender’e kadar sürmüştür. Makedonya Kralı Büyük İskender Perslerin kurmuş olduğu idari sistemi bozmamış, bölgeye atadığı komutanları ile Helenistik kültürünün Anadolu’ya yayılmasını sağlamıştır. Bundan sonra Malatya, tamamen Helen kültürünün etkisi altında kalmıştır. İskender’in M.Ö. 323 yılında ölümünden sonra bu büyük İmparatorluk, onun komutanları ve Satrapları arasında bölüşülmeye başlandı. Malatya bölgesine ilk önce, İskender’in Kapadokya Satrabı Eumenes’in egemenliğine girmiştir. Eumenes’in M.Ö. 315’de komutan Antiogonos’a yenilmesi üzerine bu kez yöre Antiogonosların egemenliğine girmiştir. Böylece, M.Ö . 312’de Seleukos devletinin temelleri atılmıştır. Seleukosların Malatya’yı da içerisine alan topraklarda yeni bir krallık kurması, Lisimaukhos’u M.Ö. 281 ’de yenilgiye uğratmasından sonra gerçekleşmiştir. Seleukosların Malatya’da egemenlikleri yalnızca bir yıl sürmüş, yöre halkının isyanı sonucu Seleukoslar Malatya’yı terk etmek zorunda kalmışlardır. Bundan sonra yöre Kapadokya Krallığı’nın egemenliğine geçmiştir. Ne var ki Kapadokya Krallığı, bir süre sonra “Sofen Presleri” diye anılan ve Harput yöresinde bağımsızlığını ilan eden prenslere boyun eğmiş ve Malatya yöresinin yönetimini bırakmak zorunda kalmıştır. M.Ö. 212’de bölgedeki yönetim, tekrar Seleukosların eline geçmiştir. Bu yönetimden de memnun olmayan yöre haklı, kuzeyde bulunan Pontus Kralı Farmekes’in koruması altına sığınmıştır (M.Ö. 170). 

Malatya yöresi uzun süre Pontus Krallığına bağlı olarak kalmıştır. Pontus Kralı Mitridates Evpator’un (M.Ö. 120-63), Pompeius komutasındaki Roma ordusuna yenilmesinden sonra bölge, merkezi Kelkit Irmağı kıyısındaki Kabira olan Roma eyaletinin sınırları içerisine alınmıştır (M.Ö. 66). Roma döneminde eski kavşak yollarından ötürü, Roma ordularının uğrak yeri haline gelen Malatya; kuzeyi güneye, doğuyu batıya bağlayan bir düğüm noktası konumundaydı. Ayrıca Fırat nehrinin doğu ile batıyı birbirinden ayırması, buranın önemini daha da artırmıştır. Bu bölgeye Romalılar iki Legionu (lejyon) yerleştirmişlerdir. Bu lejyonlardan biri Melitene’ye (Malatya) gönderilerek görevlendirilen lejyon XII. Fulminita’dır. Diğeri ise Samosata (Samsat-Adıyaman) gönderilen lejyon XVI. Flavia’dır. Roma’nın .30 lejyonundan ikisini Fırat kıyısına yerleştirmesi bölgenin önemini gözler önüne sermektedir. Melitene’de yerleştirilen 12. lejyon doğudaki Roma’nın en önemli askeri bir üssü olmuştur. Bu lejyonlar bölgede asayişi sağlayarak, Karadeniz’den Zeugma’ya kadar uzanan doğu sınırlarının ileri karakolu olmuştur. Romalıların 12. Lejyonu buraya yerleştirmelerinin nedeni; önemli bir yol kavşağında olmasının yanı sıra Fırat’ın burada geçit vermesi, su kaynaklarının ve yiyecek depolarının bol olmasıdır. 12. lejyonun Malatya’da yerleştirilmesi ile Aslantepe’deki şehrin yeri değiştirilmiş, şehrin etrafı surlarla çevrilmiştir. Şehir surları (M.S. 98 -117) Traianus döneminde yapılmıştır. 

Traianus zamanında, Melitene (Malatya), Part’lara karşı önemli bir sınır üssü olmuş, askeri yolların bir geçit noktası haline gelmiştir. Romalılar döneminde sınır şehri olma özelliğini taşıyan Melitene ’ye komşu devletler tarafından sürekli saldırıya uğramıştır. Savaşlar nedeniyle zarar gören şehir surları, İmparator Constantinus (M.S. 363) zamanında onarılarak genişletilmiştir. Bütün Roma’da olduğu gibi, Melitene’de (Malatya) de isyanlar artmış, şehir sürekli el değiştirmiştir. Daha sonra Pers Kralı Sapor’u Bizans İmparatoru Valens yenerek bölgede Roma egemenliğini yeniden sağlamıştır. Romalılar tarafından askeri bir karargâh olarak kullanılan Malatya’da o döneme ait eserler tahrip olduğundan günümüze ulaşamamıştır. Ulaşabilen kültürel buluntular ve kalıntılar Malatya müzesinde sergilenmektedir. 

Roma İmparatorluğu’nun M.S.395’te Arcadius ve Honorius arasında bölünmesinden sonra Anadolu Arcadius’a düşmüştür. Malatya, İmparatorluğun ikiye bölünmesinden sonra Doğu Roma (Bizans) imparatorluğu içinde kalmıştır. Bizanslılar, Malatya’yı Sasanilere karşı bir hudut şehri olarak kullanmışlardır. 575 yılında Sasanilerle Bizanslılar arasında büyük bir meydan savaşı olmuş, Sasani imparatoru 1. Hüsrev yenilgiyi hazmedemeyerek intikam amacı ile şehri yakıp yıkmıştır. Bizans ve Araplar arasında paylaşılamayan bir merkez konumunda olan Malatya, VII. yüzyıldan itibaren sürekli Arap akınlarına uğramıştır. 1993 yılında Battalgazi ilçesinde Belediye Hamam inşaatı hafriyatı sırasında ele geçen VII. Mikhael Dukas (1071-1078) dönemine tarihlenen altın sikkeler, Bizans döneminin bu tarihte Malatya’da son bulduğunu işaret etmektedir. 

VII.-X. Yüzyıllar arasında Araplar ile Bizanslılar arasında bir çok kez el değiştiren yöre, 1101’de Danişmendlilerin, 1105’te de Anadolu Selçuklularının eline geçmiştir. Yıldırım Beyazıt 1399’da Malatya’yı ele geçirmişse de Ankara Savaşı’nda (1402) Timur’un ordusu tarafından şehir yağmalanmıştır. Sonraki yıllarda Osmanlılarla Memlüklular arasında çekişmeye neden olan Malatya, daha sonra Dulkadiroğulları’nın yönetimine geçmiştir. Yavuz Sultan Selim 1515’te Malatya’yı kesin olarak Osmanlı topraklarına katmıştır. Zulkadriye eyaletine bağlı Malatya sancağının merkezi konumuna getirmiştir. 

1577 yılında Suriye’de, Şam Diyade adlı Türkmen aşiretinden Şah İsmail olduğunu iddia eden bir kişi ayaklanmıştır. Malatya yöresindeki Türkmenlerin de ona katılmasıyla asiler, Kırşehir yöresine kadar ilerlemişlerdir. Osmanlı Devleti bu ayaklanmayı güçlükle bastırdı. 1582 yılından sonra İran’la yapılan savaşlar Anadolu’da karışıklıkları daha da arttırdı. Malatya ve Sivas yöresinde ayaklanan Kiziroğlu Mustafa buraları haraca bağlamış, Onun ölümünden sonra adamları, Malatya’dan Niğde’ye kadar yayılarak ayaklanmalarını sürdürmüşlerdir. 

1596 yılında Kiziroğlu Mustafa’nın adamlarından Kelp İlyasoğlu Ali, ve ünlü asilerden Karayazıcı’nın merkezi yönetimle olan çatışmaları, Malatya yöresine büyük zararlar vermiştir. Osmanlılar bu isyanları bastırdıktan sonra Malatya’da yer yer ayaklanmalar olmuşsa da bunu izleyen yıllarda Osmanlı egemenliği sürmüş, halk huzurlu bir yaşam sürmüştür. 

Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1839’da Osmanlı ordusu ile çarpışmaya giderken burada konaklamış, askerlerini Malatya’daki evlere yerleştirmiş, bunun üzerine halk bir sayfiye yeri olan Aspuzu’ya göç etmiştir. Askerlerin buradan ayrılmasından sonra harap olan eski evlerine dönmeyerek Aspuzu’nun olduğu yerde bugünkü Malatya kentini kurmuşlardır. Malatya’dan geçen İngiliz gezgin, W. F. Ainsworth, askerlerin ayrıldığı kentte, yıkık 500 ev bulunduğunu yazmaktadır. Charles Texier de, kervansarayların ıssız, evlerin perişan olduğunu belirttikten sonra Eski Malatya’nın yakında kent olmaktan çıkacağını belirtmektedir. Yeni Malatya’nın kurulduğu Asbuzu yöresi, sulu bahçeler ve bağlardan oluşmakta, ayrıca bağ ve çevrelerinde ufak yerleşim yerleri de bulunmaktaydı. Zamanla dış mahalleler Asbuzu ile birleşmiştir. Malatya XIX. yüzyıl boyunca küçük bir kent olarak kalmış, asıl gelişmesi Cumhuriyet döneminde olmuştur. 

Osmanlı döneminde, Malatya yöresi Maraş eyaletine bağlı bir sancak idi. 1831 yılında yapılan idari değişiklikle, Malatya sancağı, Maraş eyaleti sınırları içinde yer almakta idi. 1847 yılında Harput eyaletine bağlanmış, 1867 yılında kazaya dönüşerek, Diyarbakır vilayetinin Mamuret-ül Aziz sancağına bağlanmıştır. Osmanlı döneminin son yıllarında müstakil Mutasarrıflık olan Malatya Cumhuriyetin ilanından sonra 1924’de il konumunu sürdürmüştür. 

Malatya’da günümüze gelebilen eserler arasında; Malatya’ya 4 km. uzaklıkta Orduzu Mevkiinde Aslantepe Höyüğü, Eşref Höyük, Merkez Samanköy’de Samanköy Höyük, Kaletepe Höyük, Karahöyük, Kuruçay Höyük, Fethiye Höyük, Malatya-Elazığ karayolu üzerinde Furuncu Höyük, İsahöyük, Morhamam (Uzunoğlan) Höyüğü, Orduzu Pınarbaşı Gölet kenarında Maltepe Höyüğü, Güzelyurt Höyük, Ören Höyük, Arga Tepesi, İkinciler Höyük, Akçadağ’da Kaya Mağaraları ve Kaya Kabartmaları, Rom Dönemi sur kalıntıları , Darende’de Merkez Tümülüsü, Taşhoron Kilisesi (XVIII.yüzyıl), Venk Kilisesi (XIX.yüzyıl), Zengibar Kalesi, Eski Arapgir Kalesi, Eski Arapgir Kale Köprüsü, Yeni Cami (1912-1913), Yususf Ziya Paşa Camisi (1792), Çarşı Camisi (XVII.yüzyıl), Hal Fetih Minaresi (XIII.yüzyıl), Melik Sunullah Camisi (1393-1394), Emir Ömer Mescidi (1563-1564), Ak Minare Camisi (1575), Köprülü Mehmet Paşa Camisi (1660), Sütlü Minare Camisi (XVII.yüzyıl), Abdülselam Camisi (1566-1567), Malatya Ulu Camisi (1224), Karahan Camisi (1589), Cafer Paşa Camisi (1683), Arapgir Yeni Cami (1515), Gümrükçü Osman Paşa Camisi (1787), Molla Eyüp Mescidi (XVIII.yüzyıl), Namazgâh (1243), Şahabiye-i Kübra Medresesi (XIV.yüzyıl), İriağaç Köy Camisi, Somuncubaba Cami minaresi, Mir-i Liva Ahmet Paşa Camisi (XVIII.yüzyıl), Arapgir Ulu Cami (XIV.yüzyıl), Bedesten ,Silahtar Mustafa Paşa Hanı, Kanlı Kümbet (XV.yüzyıl), Kırkgöz Köprüsü, Sitti Zeynep Kümbeti (XIII.yüzyıl), Nefise Hatun Kümbeti (XVI.yüzyıl), Kabak Abdal Türbesi (1844), Taşhan (1218), Köprülü Mehmet Paşa Hamamı (XVII.yüzyıl), Darende’de Kavlak, Taş ve Nadir köprüleri, Hasan Paşa Hamamı, Çarşı Hamamı, Elmasık Hamamı, Osman Paşa Hamamı (XIX.yüzyıl) bulunmaktadır. Ayrıca ilde, Atatürk Anıtı, İnönü Anıtı, Askeri Şehitlik ve Türk sivil mimari örneklerinden evler bulunmaktadır. 
Orduzu Pınarbaşı, Horata, Gündüzbey, İnekpınarı, İspendere İçmesi, Sultansuyu Harası, Sürgü Takas, Balaban İçmecesi, Günpınar Çağlayanı ilin önemli mesire yerleridir.

Malatya, Türkiye’deki 81 ili oluşturan illerden birisidir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur. Bulunduğu konumda bölgenin en gelişmiş şehridir. İlk olarak Hitit döneminde kurulmuştur. O günden bugüne el değiştirerek yıkılıp yeniden yapılarak günümüze kadar gelmiştir.

Malatya, kayısı diyarı olarak bilinir. İlde yetişen kayısılar, dünya genelinde ünlüdür ve kayısı üretiminin % 80`ini Malatya Ovası’nda bulunan kayısı bahçeleri sağlar.

Şehrin Adı

Malatya`nın adı Kültepe tabletlerinde Melita olarak, Hitit tabletlerinde "Maldia" olarak geçmektedir. Malatya kelimesi Hititçe bal anlamına gelen Melid kelimesinden türetilmiştir.

Eski çağ coğrafyacılarından Strabon, Malatya`yı, kesin olarak belirtmemekle birlikte, Komagene sınırında Kapadokya Krallığı’nın (M.Ö. 280-212) on valiliğinden biri olarak göstermiştir.

Tarih

Oğuzların bir boyundan birinin mensubu olduğu Battal Gazinin ata yurdudur. Bölgede Türkler ve Kürtler daima beraber yaşamışlardır. Yöre halkı kayısı ticaretinden dolayı zenginleşmiştir. Türkiyenin en güvenli yerlerinden biridir.

Erken Dönem: 
Malatya 5 milyon yıl önce denizdi. Hititler M.Ö. 2000 yıllarının başında bu bölgede hüküm sürmeye başlamışlardır.

M.Ö. 1750 yıllarında Kuşsara Kralı Anitta, Anadolu`yu tek bir yönetim altında toplayarak siyasi birliği sağlamış ve Malatya`yı da bu birliğe dâhil etmiştir. II. Murşili, Muvattalli ve III. Hattuşili dönemlerinde Malatya, Hitit merkezine bağlı kalmıştır.

Asur Kralı Sanherib (M.Ö. 705-M.Ö. 681) döneminde Asur egemenliğine giren Malatya, daha sonra Med ve Perslerin hâkimiyetine girmiştir.

M.Ö. 4. yüzyılda Makedonya Kralı İskender`in Anadolu`yu ele geçirmesinden sonra, Malatya Helenistik kültürün etkisinde kalmıştır. Bu tarihten sonra Malatya sırasıyla, Medlerin, Perslerin, Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların egemenliği altına girmiştir.

Osmanlı Dönemi: 
1515 yılından itibaren Osmanlı yönetimi altına giren Malatya, Harput Vilayeti’ne bağlı iken, Cumhuriyetle birlikte (20 Nisan 1924 Anayasası 89. maddesi ile) il olmuştur. İl olduktan sonraki ilk belediye başkanı, Hasanbey Caddesi`ne de ismi verilen son Osmanlı beyi Hasan Derinkök`tür. 

Cumhuriyet Dönemi: 
Malatya ili 1927-1931 yıllarında; Adıyaman, Kahta, Arapkir, Akçadağ, Hekimhan, Pütürge ve Kemaliye (Eğin) ilçelerinden oluşuyordu. Toplam nüfusu 258,331 olup merkez nüfusu köylerle birlikte 56,528’dir. Vali Mehmet Tevfik Bey, belediye başkanı Mehmet Naim Karaköylü idi. Belediye binası Emir Ahmedoğlu Hanı’ndaydı.

Coğrafya 

Coğrafi Konum: Malatya, Dogu Anadolu bölgesinin bati bölümünde yer almaktadır. Doğuda Elazığ (98 km) ve Diyarbakır (251 km), güneyde Adıyaman (185 km), batıda Kahramanmaraş (219 km), kuzeyde Sivas (245 km) ve Erzincan (363 km) illeri ile çevrilidir.

İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya Dağları, Nurhak Dağları, Akçababa Dağları, Yama Dağı iken, başlıca akarsular Söğütlü Çayı, Morhamam Çayı, Kuruçay, Tohma Suyu, Sultansuyu, Sürgü Suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve Şiro Çayı`dır.

Ayrıca Beydağları`nın o muazzam görüntüsü, o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır. İl, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nin arasında tampon bir bölge olma özelliğini de taşımaktadır.

Malatya ili, deprem kuşağı bakımından ikinci büyük fay kuşağında yer alır. Bölgenin dağlık ve dinamik bir yer hareketliliğine maruz kalması sonucu depremler sık sık meydana gelir. Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır. Malatya`nın deniz seviyesinden yüksekliği 960 metredir.

İklim

Malatya ilinde karasal iklim koşulları hüküm sürer. Evvel çok çetin kış ayları yaşanıyor olsa da, Malatya`daki su potansiyeli sebebiyle son yıllarda inşa edilen barajlar il genelinde iklimi fazlaca yumuşatmıştır.

Akarsular ve Göller: Orduzu-Pınarbaşı gölleri meşhurdur; piknik ve dinlenme merkezidir. Ayrıca Fırat`ın büyük bir bölümü de Malatya`nın doğusundan geçmektedir. Pütürge ilçesinin Şiro Çayı da meşhur akarsularındandır ve bu akarsu balığıyla ünlüdür.

Bitki Örtüsü: 
Malatya il topraklarının % 54’ü çayır ve meralarla, % 31’i ekili ve dikili arazi ile kaplıdır. Ormanı azdır, ormanlık alanı % 10’dur. Geniş Malatya Ovası, bozkır görünümündedir. Akarsu çevreleri orman gibi uzayan kayısı bahçeleri ile kaplıdır. Malatya Toroslarında en çok meşe, vadi yamaçlarında ardıç ağaçlarına rastlanır. Platolar çayır bakımından zengindir.

Malatya Alüvyal Topraklar: 
Bu topraklar, akarsular tarafından taşınan, depolanan materyaller üzerinde oluşan genç topraklardır. Üzerlerindeki bitki örtüsü iklime bağlıdır. Bulundukları iklime uyabilen her türlü kültür bitkisinin yetiştirilmesine elverişli ve üretken topraklardır.

Alüvyal topraklar Malatya ilinde daha çok Fırat Nehri ile Tohma Çayı boyunca uzanmaktadır. Toplam alanları 20.236 hektardır. Bunun 19.703 hektarı birinci sınıf, 442 hektarı yetersiz drenajlı ve ikinci sınıf, 95 hektarı ise kötü drenajlı üçüncü sınıf arazilerden oluşmaktadır.

Malatya Bazaltik Topraklar: 
Bu topraklar genellikle orta derin veya sığdır. Ağır killi topraklardır ve profilleri iyi gelişmemiştir. Malatya’da bu topraklar Kürecik bucağının batısında ve güneyinde ve Arapgir ile Arguvan arasında bulunurlar. 75.080 hektarlık ölçümleri ile ilde % 6,1′lik yer tutan Bazaltik toprakların %26’sı toprak işlemeli tarıma uygundur. %66′lık kısmı meradır.

İlçeler

    Malatya
    Doğanşehir
    Arguvan
    Hekimhan
    Darende
    Akçadağ
    Yeşilyurt
    Pütürge
    Doğanyol
    Kale
    Battalgazi
    Yazıhan
    Kuluncak
    Arapgir

Ekonomi

Malatya, ekonomik olarak bölgenin en gelişmiş şehridir. Ekonomi başlıca kayısıya dayanır. Malatya`da bulunan birçok kayısı fabrikası istihdam sağlar. Bunun yanında, tekstil fabrikaları ekonomiye can verir. Malatya`da iki organize sanayi bölgesi bulunmaktadır ve üçüncü organize sanayi bölgesinin altyapı ihaleleri tamamlanmıştır.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Malatya`nın teşvik paketi kapsamında bazı büyük şirketler, bölgeye yatırım yapmışlardır. Buna Eczacıbaşı`nın yapım aşamasında olan nükleer tıp fabrikası örnektir.[kaynak belirtilmeli] Ayrıca Malatya`da sanayi sitelerinde bulunan küçük işletmeler de Malatya ekonomisine can verir. İnönü Üniversitesi de ticaretin ve kentin büyümesinde etkili olmuştur. Malatya`da birden fazla hidroelektrik santralleri bulunmaktadır. Bunlardan biri Karakaya Barajı`ndadır.

Kültür ve Sanat 

Malatya, bölge için önemli bir kültür sanat merkezidir. Buna müze ve sonradan açılan alışveriş merkezi büyük ölçüde katkıda bulunmuştur. Ayrıca, devlet tiyarosunun açılması, kültür ve kongre merkezinin açılması, Malatya kültür ve sanatını önemli ölçüde değiştirmiştir.

Camiler: Malatya merkezinde yaklaşık 500 yıllık tarihi olan bir cami bulunmaktadır. Adı Yeni Cami olan eser son yıllarda restore edilmiştir. Bir diğer cami de Ulu Cami`dir.

Müzeler: 
Malatya Arkeoloji Müzesi: kuruluş 7 Mart 1971

Arkeolojik Alanlar: 
Arslantepe Höyüğü (Orduzu belediye sınırları içinde bulunur): eski bir yerleşim bölgesi, ilk arkeolojik araştırmalar 1932`de Fransızlar tarafında yapılır. Bu alanda bir açık hava müzesi yapılması planlanıyor. Aslantepe Höyüğü`nde bugüne kadar birçok medeniyet yaşamıştır.Aslantepe höyüğü dünyada kurulan ilk yerleşim bölgelerinden biridir ve bugüne kardar 27 medeniyeti ağırlamıştır.

Önemli Mekânlar: 
Malatya`nın en meşhur yerlerinden bir tanesi Kanalboyu’dur.

Yöresel Yemekler: 
İçli köfte, analı kızlı, kayısı tatlısı, ekşili köfte, mercimekli köfte, kulak çorbası, tavşanlı yufka, kaburga dolması, tava, kâğıt kebabı, kalbur hurması, bilik, pirpirim cacığı, yapraklı köfte.

Eğitim: 
91000 dev öğrenci projesi ile daha da iyi eğitim verilmeye başlanmıştır.Malatyada malatya halkının ihtiyaçlarını karşılıyacak bir çok okul vardır ve eğitimi iyidir.

Ulaşım: 
Malatya`da bir havaalanı bulunur. Ayrıca son yıllarda yeni çalışmalar ile tren yolları ve kara yolları geliştirilmiştir.

Yönetim

Malatya Valiliği: 
Malatya’nın ilk valisi Vehbi Bey’dir. Vehbi Bey’den bu yana ilde 35 vali idarede olmuştur. Şu an görevde olan yeni vali Ulvi Saran ise Trabzon valiliğinden gelip 1 Temmuz 2009 tarihinde görevine resmen başlamıştır. Malatya Valiliği 1925 yılında yapılan binada hizmet vermektedir. Bu bina Malatya’da bulunan İnönü Kapalı Çarşısı’nın üst tarafındadır.

Malatya Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Malatya

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları