Sehirler

Kütahya Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Kütahya, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Kütahya Şehir Rehberi
Kütahya Şehir Rehberi
 
Kütahya Şehir Rehberi
 
Kütahya Şehir Rehberi
 
Kütahya Şehir Rehberi

Kütahya gelişmekte olan sanayisi, zengin yer altı ve yerüstü kaynakları, üniversitesi, termal kaynakları, el sanatları ve tarihi ile önemli bir turizm potansiyeli oluşturmaktadır.

Anadolu’da Türk Hakimiyeti başladığın da Kütahya ve çevresi Germiyanoğulları Beyliğine verilmiştir. Kütahya iki kez Germiyanoğulları Beyliğine başkentlik yapmış ve bu dönemde yapılan pek çok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Kütahya ve çevresi Osmanlı Devletine Devlet Hatun’un çeyizi olarak verilmiş ve bu nedenle şehzadeler Şehri olarak anılmıştır.

Kütahya Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Anadolu Beylerbeyliği’ne merkezlik etmiştir. Osmanlı dönemi eserleri korunmuş haldedir.

Kütahya iklimi, Ege, Marmara ve İç Anadolu iklimleri arasında bir "geçiş iklimi" niteliği taşımaktadır. Kütahya, sıcaklık bakımından daha çok İç Anadolu ikliminin, yağış rejimi bakımından ise Marmara ikliminin etkisi altındadır.

Kütahya ili, Türkiye Cumhuriyetinin Ege Bölgesinde yer alan bir ildir. TUIK 2010 verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 13 ilce, 59 belediye ve 513 köy vardir. Kuruluş tarihi kesin olarak tesbit edilememekle beraber, tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanmaktadır. Eski kaynaklara göre, Kütahya`nın antik çağlardaki adı Kotiaeon, Cotiaeum ve Koti şeklinde geçmektedir. İl topraklarına yerleşen en eski halk Friglerdir. M.Ö. 1200`lerde Anadolu`ya gelen Frigler, Hitit İmparatorluğunun topraklarına girdiler ve bir devlet olarak örgütlendiler. M.Ö. 676 `da Kimmeler, Frigya Kralı III. Midas`ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular. Görülen iklim Karasal iklim ve bitki örtüsü bozkırdır.

Alyattes`in Lidya Kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliği yerini Lidya yönetimi aldı. M.Ö. 546`da Persler Lidya Ordusunun yenilgiye uğratarak Anadolu`yu istila etti. M.Ö. 334`de Biga Çayı yakınlarında Persleri yenilgiye uğratan İskender yörede üstünlük kurdu. Büyük İskender`in M.Ö. 323`te ölümü ile Kütahya ve yöresi komutanlarından Antigonos`a geçti. M.Ö. 133`de Roma yönetimine girdi. Piskoposluk merkezi haline getirildi.

1071`de Malazgirt Savaşı`nda Alp Arslan`a yenilen Bizans İmparatoru Romanus Diogenes`de tutsaklık dönüşü Kütahya`ya getirildi ve gözleri kör edildi. 1078`de Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah Kütahya`yı da ele geçirdi. 1097`de Haçlıların saldırısına uğradı. II. Kılıç Arslan kaybedilen topraklarla birlikte Kütahya`yı geri aldı. 1277`de II. Gıyaseddin Keyhüsrev Kütahya yöresini Germiyanoğlu Süleyman Şah kızı Devlet Hatun`u Osmanlı Sultanı I. Murat`ın oğlu Yıldırım Bayezid`a verdi. (1381) Germiyanoğulları Beyliğinin toprakları Devlet Hatun`un çeyizi olarak Osmanlılara verildi. (Kütahya ve çevresi dahil) 1402 Ankara Savaşında, Bayezid`i ağır bir yenilgiye uğratan Timur, Kütahya`yı alarak II. Yakup Bey`e geri verdi. Kütahya daha sonra Osmanlılara geçti ve Sancak Merkezi oldu.

Sultan II. Beyazıt`ın zamanında Şah İsmail yanlısı Şahkulu Kütahya`da ayaklandı. Bu isyan 1511 yılında bastırıldı. 19. yüzyıl`da Osmanlı Devletine başkaldıran Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa`nın oğlu Kütahya`yı işgal etti. Sultan II. Mahmut ile imzalanan Kütahya Antlaşması ile Mısır askerleri Kütahya`yı terk etti.

Avrupa`da 1848 ihtilalleri sırasında, Macarlar`da ayaklanmışlardı. Macar Ulusal Hareketi Avusturya ve Rusya tarafından bastırılınca hareketin önde gelenlerinden bazıları 1849`da Osmanlı Hükümetine sığındı. Başta Lajos Kossuth olmak üzere Kütahya `ya yerleştirilen Macarlar, 1851`e kadar burada kaldılar.

Kütahya 1867`de Hüdavendigar Vilayetine bağlı bir sancak merkezi iken, II. Meşrutiyetten sonra bağımsız bir sancak oldu. Milli Mücadele yıllarında, Ocak 1921`de Çerkez Ethem düzenli ordu çatışmasına sahne olan Kütahya, 17 Temmuz 1921`de Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde TBMM Batı Cephesi ordusunun yenilmesi üzerine Yunanlıların işgaline uğradı. Büyük Taarruz`a kadar işgal altında kalan Kütahya, 30 Ağustos 1922`de kurtuldu. Kütahya 8 Ekim 1923`de Vilayet durumuna getirilmiştir.

Eğitim

Kütahyada bulunan Dumlupınar Üniversitesi fiziki yapı ve büyüklügü bakımından ülkemizin en önde gelen üniversitelerinden biridir. Kuşbakışı profili ise görülmeye değerdir.

Görülecek Yerler

KÜTAHYA KALESİ
Kütahya Kalesi antik devirlerden başlamak üzere yerleşmenin yer aldığı ve Kütahya şehrinin ilk kurulduğu yer olduğu tahmin edilen bu günkü şehre hakim tepe üzerinde bir iç kale, hisar ve Osmanlı devrinde aşağıdaki suyu da içine almak üzere eklenen üçüncü bir kısımdan meydana gelmektedir. Kale Roma, Bizans, Selçuklu ve Germiyanlı ve Osmanlı dönemlerinde iskan görmüş olmasına rağmen hiç bir döneme ait kitabe bulunamamaktadır.

Kütahya Kalesi Evliya Çelebi` ye göre 70 Burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir. Hatta iç kale tarafında adeta birbirine yapışık biçimde burçlar tespit etmek mümkündür. Tuğla hatlarının tuğla dizileri ve duvardaki sayıları bir örnek değildir. Bu durum burçların değişik dönemlerde değişik ustalar tarafından yenilenmesinden ileri geliyor olabilir.

Eski durumu hakkında bilgi bulunmamakla birlikte, kaynaklar kalenin son şeklinin Bizans döneminde aldığında birleşmektedir. Kale, garip bir şekilde bir çok yönden Diyarbakır Kalesi` ne benzemektedir.

Kütahya Kalesinde iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet yapısı olan bir döner gazino ve kır kahvesi mevcuttur. Kale camiinden hisar kahvesine giden dolambaçlı yol üzerinde iki çeşme kalıntısı vardır. Bunlardan birisi son yıllarda suyu kesik olan güzel bir çeşmedir. İki parça blok taştan yapılmış, sivri kemerli, devşirme çift sütunlu ve sade nişlidir. Diğer çeşme ise kaba taştan inşa edilmiş bir su yolu ağzıdır.

Kaledeki bir eser de orta hisar mescidi olarak da bilinen Kale-i Bala mescididir. 1377-1378 yıllarında Germiyanoğlu Süleyman Şah tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı, düz çatılı, moloz ve kesme taş kullanılmıştır. Gördüğü onarımlar nedeniyle orjinal şeklini kaybetmiştir. Eski yapıdan bir duvar parçası, kesme taştan yapılmış bir minare kaidesi ile tuğladan yapılmış minare gövdesi (şerefeye kadar) kalmıştır.

Kalenin Osmanlılar tarafından yaptırıldığı bilinen aşağı Hisar (Kale-i Sagir) bölümünde de yine Osmanlılar tarafından yaptırılan altıgen planlı küçük bir mescit vardır. Kerpiç sıvalı olmasına rağmen tamamen tuğladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Kütahya` daki tamamen tuğlalı ender yapılardandır. Mescidin altı tamamen taşlardan yapılmış bir su tesisidir. Tabanı zamanla değişikliğe uğramıştır.

Aşağı Kale` nin bu su tesisini bir kuşatmada susuz kalmamak için kalenin içine almak maksadı ile yapıldığı tahmin edilmektedir.

FRİG VADİSİ
Kütahya-Eskişehir yolunun 26 km` si yakınlarında bulunan Ovacık köyüne kadar, ilin doğusu boyunca uzanan çamlar arasındaki kayalık alana "Frig Vadisi" denilmektedir. Frig Vadisi iki ana bölümde incelenebilir. Birinci bölüm Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Fındıklı köyleri civarındaki kuzey bölümüdür. İkinci bölüm ise daha güneydeki Ovacık köyüdür. Kütahya` nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen dağının, tüfleriyle örtülü olan Frig yayları, çok eski çağlardan beri çeşitli kavimler tarafından iskan edilmiştir.

Volkan türünün kolay işlenebilir bir kayaç olması, bölgenin en eski halklarından biri olan Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır. Friglerin ana tanrıçası Kybele` ye adanmış açık hava tapınaklarıyla, savunma amaçlı yapılar, en çok göze çarpan eserler arasındadır.

Bunların yanında Roma döneminde kayaları oymak suretiyle meydana getirilmiş çeşitli barınaklar, mezar odaları, ağıl ve ahır olarak kullanılan mekanlar, sarnıçlar ve ambarlar da bulunmaktadır.Erken ve geç Bizans çağlarında ise bunlara ilaveten kilise ve şapeller (küçük kilise) inşaa edilmiştir.

Bölgemizde yüzlercesi bulunan bu mekanların büyük bir kısmı kendi hallerine terkedilmekle birlikte tamamı tabiat şartlarına maruz kalmaktadır. Günümüzde bazıları hayvan barınakları, ambar ve samanlık olarak halen kullanılmaktadır. Bu barınakların en yoğun olarak bulunduğu yerler; Söğüt, Armutlu, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik köyleri ile Sabuncupınar beldelesidir. Bölge Kapadokya` yı aratmayacak güzellik ve zenginliktedir.

Frig Vadisi`nin ikinci bölümü Kütahya` ya 56 Km uzaklıkta bulunan Ovacık köyünün İnlice mahallesinin doğusunda başlayan çam ormanları arasındadır. bölgenin MÖ 900-600 yıllarında Frigler daha sonra Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bu bölgede kayaları elle oyulmuş kaya mezarlar, kiliselerle, sığınma-barınma amaçlı yüzlerce mağara bulunmaktadır. Çok geniş olan bölge incelenirken üç bölüme ayrılmıştır.

Birinci bölümde kayaların içinde iki kilise bulunmuştur (Tekli kilise) ve çiftli kilise adı verilen yapıların duvarlarında freksler vardır. Ayrıca kök boyayla yazılmış yazılar, mender motifleri ve haç işaretleri de görülmektedir.

İkinci bölümde bulunan "Deliktaş Kalesi" de Frigler ve Bizanslılar tarafından kullanılmıştır. Sığınma ve savunma amacıyla kayalar oyularak yapılmıştır. Burada da büyük bir kiliseyle gizli geçit ve dehlizlerle birbirine bağlanan bir çok oda bulunmaktadır. Üst kısmının ise kale surları şeklinde görülmektedir.

"Penteser Kalesi" denilen üçüncü bölüm, savunma amaçlı bir kale olup, kayalar oyularak yapılmıştır. Burada çeşitli kaya mezarları ve mağaralar vardır. Bölge doğal kaya yapısı ve çam ormanlarıyla çok ilgi çekici bir turizm merkezidir. İlgi ve tanıtılmayı beklemektedir

AİZANOİ ANTİK KENTİ
Burası, Kütahya` nın 57 Km güney batısında Çavdarhisar ilçesinde yer almaktadır. Bedir çayının iki yakasında kurulmuş olan bir Roma kenti olup hristiyanlık döneminde de önemini korumuştur.

Çevresinde savunma surları bulunmayan kent, özellikle Hadrianus (MS 98-117) döneminde çok gelişmiştir. Bedir çayının iki yakasına rıhtım duvarları yapılmış ve bunların arasında günümüze dek uzanan beş köprü ile bağlantı sağlanmıştır.

Suyun sol yakasında bir Agora (pazar yeri), küçük bir tapınak, Zeus tapınağı, hamam, stadium ve tiyatro yer almaktadır.

Sağında ise Borsa binası, mozaikli hamam, sütunlu cadde ve anıtsal kapı kalıntıları vardır. Nekropal (mezarlıklar) ise kentin çevresine yayılmıştır.

1878` deki hamam kazısında caldarium (sıcaklık), frigidarium (soğukluk), palaestra (spor sahası), F ve H apsisli salonlar, hataion (havuz) bölümlerinin ortaya çıkmasıylahamam tamamlanmıştır. F ve H salonları ile caldarium da derin nişler vardır. H salonunun yıkılmış olan apsisinin temeli belirgindir.

Tiyatro ile stadyum birbirine bitişik yapılarıyla alışılmışın dışında bir plan gösterir. Çevresinden yüksek olan tapınak, Temenos (kutsal alan) içindedir. Temenos sütunlu galerilerle çevrilidir.

Giriş yapısından sonra (propylon) aynı eksende sunak (altar) yer alır. Temenos` un ortasındaki tapınak Roma yapısı olmasına karşın Helenistik (yunan tipi) plan gösterir. Podyun,mlu olup psendodipteros planlıdır. Prostyle (önü sutunlu) planlıpronaos (ön oda), cella (kutsal oda), opisthodomos` tan oluşur.

Cella duvarlarındaki yazıt kuşağında yapının Hadrianus dönemine ilişkin olduğu yazılıdır. Dönemin sikkelerinden, Cellada Zeus` u ayakta, bir elinde kartal bir elinde mızrak tutar biçimde gösteren bir heykelin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Batı ve doğu akroterlerdeki kabartmalar, burada Zeus ve Kybele kültürünün (tapılan şeye gösterilen saygı) olduğunu göstermekte, ayrıca tapınağın altındaki tonozlu salonda Ana tanrıça` nın Kybele kültürü ile ilgili olduğu öne sürülmektedir.

Zeus tapınağı Hrıstiyanlık döneminde kilise olarak dinsel işlevini sürdürmüştür.

ULU CAMİİ SAKAHANESİ
Anadolu Selçuklu Devleti döneminden Kütahya fatihi Hezar Dinari` ye mal edilen yapının 1236-1246 tarihleri arasında yapılmış olması mümkündür. Dışındaki mermer ve çini süslemeler 19.yüzyıl yapımıdır.

İç mekan olarak Kütahya`daki Sakahane adı verilen su tesislerinin orjinal durumunu koruyabilmiş tek örneğidir.halen Ulu camii şadırvanı olarak kullanılmaktadır.

TELLAL ÇEŞMESİ
Sultanbağı tarafında yaşmaklı perde gibi işlenmiş kemeri ve çiçek motifleriyle ılık çeşmelerdendir. Suyunun içimi lezizdir.

ÇİNİLİ ÇEŞME
Mevlevihanenin köşesinde bulunan çeşmesin palmet ve rumilerle kitabesi, lacivert zeminli orta panoda toplanmış, yapraklar ve hatayiler beyaz zeminli iki yan panoya yayılmıştır.

HÜRRİYET ÇEŞMESİ
Belediyenin önündedir. Mermerden yapılmıştır. Çeşmenin alınlığının ortasında tuğralı arma, iki yanında ve yalak ortasında beş kollu yıldız kabartmaları yer almaktadır.

HÜKÜMET KONA?I
1907 yılı yapımı, son devir Osmanlı mimarisinin dikkate değer sivil yapılarındandır. Binanın cephesi düz karo çiniler süslemektedir. Hükümet konağının Kütahya yapıları içinde ilgi çekici bir yanı da, tamamen çini kaplı bir mescide sahip oluşudur. Bugünkü yapı, çağdaş bir Hükümet Konağı anlayışına uygun olarak 1893-1908 yılları arasında Kütahya valisi olan Giritli Ahmet Fuat Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1908 meşrutiyetine kadar Kütahya`da görev yapıp, sonra ayrılmış olan Ahmet Fuat Paşa` nın Hükümet Konağı önünde bir büstü vardır. Alttaki cadde onun adını taşır. Yeşil Camii` de yaptırmış ve Ulu Camii tamir ettirmiştir.

KÜTAHYA EVLERİ -GELENEKSEL MİMARİ 
(SİVİL MİMARİ ÖRNEKLERİ)
Kentsel dokuyu oluşturan en önemli yapı birimi evlerdir. Kütahya, konut mimarisi bakımından Anadolu`nun ahşap bölgesi içinde kalmaktadır. Balıkesir-Uşak-Antalya çizgisinde tanımlanan Batı Anadolu Türk Evleri grubunda yer alır. Kütahya Evleri; cihannümaları, ahşap payandalı çıkmaları, oda düzeni, çok katlılığı, iki veya dört eğimli çatıları, ahşap çatkı arası dolgu veya bağdadi yapım sistemleri, 18. yüzyıla kadar açık dış, daha sonra orta iç sofalı yapılarıyla tipik Türk evinin tüm özelliklerini gösterir.On yedinci yüzyıldan kalmış en eski ev Macar bağımsızlık savaşı önderi Lajos Kossuth`un konuk edilmiş olduğu Hamdi Aydın Evidir. Sultanbağı mahallesinde Defterdar Konağı, Kurşunlu mahallesinde Hacı İsmail Efendi Evi, Gazi Kemal mahallesinde Bandımzade Evi, Pirler mahallesinde Germiyan Konağı, gibi kentin eski çekirdek mahallelerinde pek çok eski Kütahya evleri yaşamaktadır. Sivil Mimarlık örnekleri içinde açık sofalılar (17 - 18 yy.) Kütahya`nın en karakteristik evleridir. Dıştan süslemesi olmayan yalın görünüşüne karşılık iç mekanlarda gömme dolaplar, tavanlar, kapılar, ocak davlumbazları, merdiven korkulukları gibi iç mekan ayrıntıları ahşap oymacılığının en güzel örneklerini ortaya koyan motiflerle bezelidir. Karakteristik Kütahya Evi genellikle bahçeli ve büyüktür. Halk tipi ev ile konakta plan tipi aynıdır. Zenginlik, oda kıyılarında ve süslemelerde kendini gösterir. Son yıllarda arazinin miras yoluyla çok bölünmesi, bitişik nizamlı daha küçük Kütahya evlerinin yapılması ve büyük konakların bölünmesi sonucunu doğurmuştur. Çıkmaz sokak, sokak, cadde olmak üzere mahallelerden genişleyerek ana merkez Ulu Cami`ye ve yönlenen yollar kentin dini ve ticari aktivitesi ile ve yaşamını birbirine bağlar. Bu sistem içinde sosyal yaşama katılan diğer binalar yer alırlar. Büyük camiler, mahalle camileri, hanlar, bedestenler, arastalar, Pazaryeri, çarşı, medrese hamam, tekke ve zaviyeler, çeşmeler, türbeler vs. pek çok mimari eser kent dokusunu bütünlemektedir. Kütahya kalesinin yer aldığı arkeolojik alan ile karşısındaki Hıdırlık tepeleri güneydeki yükseltilerdir. Kuzeyde tarıma elverişli ova yayılır. Eski kent; dağlarla ova arakesitinde yamaca yaslanmıştır.

 1980-1982 yıllarını kapsayan bir çalışmayla Kütahya Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmış olup, iki adet kentsel sit alanı vardır. Plan gereği karakteri korunacak Çamlıbahçe, Ahi Erbasan, Germiyan ve Mahvel Sokaklarda Kültür Bakanlığınca Korunması Gerekli Sokakları Sağlıklaştırma Projesi çerçevesinde bir kısım çalışmalar yapılmıştır. Ahi Erbasan ve Eğdemir Sokaklarda cephe restorasyonları, Mahvel Sokakta restorasyon projesi hazırlığı 1997-1999 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında Kütahya İl Kültür Müdürlüğünce hazırlanan Kütahya Evlerini Yaşatma Projesi, İl Genel Meclisince onaylanmış, Germiyan Sokak Rölöve- Restitüsyon- Restorasyon ve Çevre Tasarımı Projelerinin hazırlığına girişilmiştir. Merkez Pirler Mahallesi Germiyan Sokakta tescilli yedi taşınmaz İl Özel İdaresi kaynaklarından kamuya maledilmiş, Sokak bütünlüğü içinde ele alınan projeye tescilli yapılar arasında kalan taşınmazlar da dahil edilmiştir. Anadolu Üniversitesine ihale edilen projeler tamamlanmış, Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca 18 Ocak 2002 tarihinde onaylanmıştır. 

Germiyan Sokağında bulunan konaklar
Germiyan Konağı
Vakıf Konağı
İrvasa Konağı
Seyhan Konağı
Şapçı Konağı
Karaca Konağı
Kurular Evi
Yılmazlar Evi
Şekerci Konağı

Germiyan sokağından başka, farklı yerlerde onarımı biten ve devam eden Kurtuluş Konağı, Defterdar Konağı, Kütahya Konağı gibi konaklar da vardır. Kütahya Evleri, kendine has iki ve üç katlı mimarileri, ahşap payandalı çıkmaları, pencere düzeni ve geniş saçaklarıyla genelde güneye bakacak şekilde yerleştirilmişlerdir. Giriş katları, mutfak, kiler, depo ve tarım araçları için taşlık olarak düzenlenmiş, oturma, yatma, yemek yeme ve yıkanma işlerinin yapılabildiği odalar üst katlara konmuştur. Yaygın plan tipi iç sofalıda iki yüzlü, dış sofalıda üç taraflıdır. Tavan çıtakari, dolap, davlumbaz, sergen ve kapılar oyma işçiliklidir. Kütahya evleri birbirinin aynı değildir. Her birinin kendine mahsus bir karakteri vardır.

BÜYÜK VE KÜÇÜK BEDESTEN
Timurtaş Paşa Camii ile Saadettin Camii arasında bugün "Sebze Hali" ve "Bit Pazarı" olarak kullanılan binalardır. Daha çok birer "Arasta" görünümündedirler. Büyük Bedesten Fatih döneminin ünlü Sadrazamı Gedik Ahmet Paşa vakfıdır. Küçük Bedestenin ise Timurtaş Paşa vakfı olduğu sanılmaktadır.

KAPAN HANI
Bugün Mevlevihanenin doğusundaki alandan girilen aralıkta, sadece kitabeli kapısı kalmıştır. Eskiden kapan altı yada tahıl pazarı denilen yerdedir. Evliya Çelebi Karagöz Ahmet Paşa dönemi vakıflarından olan hanın güzellik ve ihtişamına hayran kalmıştır.

MUVAKKİTHANE
Balıklı mahallesinde Saadettin Camiinden Balıklıya giderken eski müftülük binası önündedir. Burasını kapıcıbaşı rütbesinde bulunan Kütahya mütesellimi Halil Kamili Ağa 1831-1832 yılında yaptırmıştır. Muvakkithane de birde II. Mahmud tuğrası bulunmaktaydı. Şimdi nerede olduğu bilinmiyor. içinde 3 tane saat ve bir yetkili bulunuyordu. Günlük hayatta doğru saatin bilinmesi ve namaz vakitlerinin bildirilmesi amacıyla kullanılmaktaydı.

Kütahya Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Kütahya

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları