Sehirler

Kastamonu Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Kastamonu, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Kastamonu Şehir Rehberi
Kastamonu Şehir Rehberi
 
Kastamonu Şehir Rehberi
 
Kastamonu Şehir Rehberi
 
Kastamonu Şehir Rehberi

Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Kastamonu’nun doğusunda Sinop, güneyinde Çankırı, kuzeybatısında Bartın, kuzeyinde Karadeniz, batısında Karabük, güneydoğusunda da Çorum ili yer almaktadır. Kastamonu, kuzeyde Karadeniz kıyısına dik biçimde uzanan Küre (İsfendiyar) Dağları, güneyde Ilgaz Dağı ve bunların arasındaki dalgalı düzlüklerden oluşmaktadır. Ayrıca ilin güneyini Köroğlu Dağlarının uzantıları engebelendirir. Küre Dağları duvarı andıran görünümleriyle, kıyı ile iç kesimleri birbirinden ayırmaktadır. Yaralıgöz Dağının Türbekaya Tepesi’nde (2.019 m.) Küre Dağları en yüksek noktasına ulaşır. Ilgaz Dağı’nın en yüksek noktası da Büyükhacet (2.587 m.) ve Küçükhacet (2.546 m.) Tepeleridir. 

İl topraklarında büyük ve kesintisiz düzlükler bulunmamaktadır. Gökırmak Vadisindeki küçük ovalar, Devres Çayı vadisindeki Tosya ve Devrekâni ovaları belli başlı düzlüklerdir. Aynı zamanda bu ovalar step görünümündedir. İl topraklarını Gökırmak, Araç, Devrekâni ve Devres çayları sulamaktadır. Daday’ın güneybatısındaki Eğriceova Dağından kaynaklanan Gökırmak’a Karaçomak Deresi katılmış ve bu dere üzerinde Karaçomak Barajı kurulmuştur. Gökırmak ile Devres Çayı il sınırları dışından Kızılırmak’a katılır ve sularını Karadeniz’e akıtır. İlin orta kesiminden çıkan Devrekâni Çayı ise Cide’nin batısından Karadeniz’e dökülür. 

Kastamonu orman örtüsü bakımından Türkiye’nin en zengin bölgelerinden biridir. Küre Dağlarının Karadeniz’e bakan yamaçları ve Ilgaz yoğun bir bitki ve orman örtüsü ile kaplıdır. İnebolu-Cide yöreleri kayın, meşe, gürgen, kayacık, kestane ve göknar ağaçları ile kaplıdır. Ilgaz Dağları ile Devres Vadisi arasında kalan alanlar sarıçam, karaçam ve göknar ormanları ile kaplıdır. Devrekâni-Azdavay arasında ise kayın, meşe, göknar, karaçam ve sarıçam ormanları bulunmaktadır. Ayrıca bu ormanlar yabani hayvanları da barındırmaktadır. 
Denizden yüksekliği 850 m. olan Kastamonu’nun yüzölçümü 13.108 km2 olup, toplam nüfusu 103.340’tır. Kastamonu’da Karasal iklim hüküm sürmekte olup, kışları sert, soğuk ve yağışlı, yazları serin geçer. 

İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, ormancılık, sanayi ve turizme dayalıdır. Tarıma elverişli alanların az olmasına karşılık, dar kıyı şeridinde fındık, Antepfıstığı, zeytin, mandalina, meyve ve sebze yetiştirilir. İç kesimlerde şeker pancarı, buğday, arpa, elma, patates, mısır, domates, hayvan yemi, çavdar, kendir yetiştirilmektedir. Büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmakta olup, sığır, koyun, Ankara keçisi ve manda yetiştirilir. Tavukçuluk yapılır. Kıyı kesimlerinde de balıkçılık yapılmaktadır. 

İldeki başlıca sanayi tesisleri Küre Bakırlı Prit İşletmesi, Taşköprü Kendir Sanayii Kuruluşu, Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikalarının Taşköprü’deki Müessesesi, Et ve Balık Kurumu Kombinaları, Orman Ürünleri sanayii Kurumu, Cide Kereste Fabrikası, yem Sanayii Fabrikası, Süt Endüstrisi Kurumu ve Şeker Fabrikaları bulunmaktadır. Ayrıca ilde, küçük sanayi, orman ürünlerinin işlenmesi, dokumacılık, bakırcılık ve geleneksel el sanatları gelişmiştir. 

Ilgaz Dağı Milli Parkı, Tosya Kartdağı, Ballıdağ, Elekdağ’da yabani hayvan, özellikle geyik ve karacalar için koruma ve üretme alanları kurulmuştur. Ayrıca Ilgaz başta olmak üzere Azdavay, Cide, Çiftlik, Tosya gibi orman alanlarında dinlenme yerleri ve mesireler bulunmakta olup, bunların il turizmine büyük katkısı vardır. Ayrıca Ilgaz Dağı’ndaki Kış Sporları Tesisleri ilin ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. 

Kastamonu yer altı kaynakları yönünden de zengin olup, Araç ve İnebolu’da çimento hammaddesi, Azdavay’da kil ve taşkömürü, Bozkurt’ta civa, Daday’da kuvarsit, Küre’de Bakır, Taşköprü’de kaolin, Tosya’da da manganez ve linyit yatakları bulunmaktadır. 

Kastamonu ve yöresinde yapılan arkeoloji ve yüzey araştırmaları, Paleolitik Çağdan itibaren yörede bir yerleşim olduğunu göstermiştir. Gölköy’de ele geçen buluntular Orta Paleolitik Çağda bir yerleşim olduğuna işaret etmektedir. Kastamonu’da İlkçağda yerleşim olduğunu anıtsal kaya mezarlarından anlaşılmaktadır. Kaya mezarlarının 3 tanesi, İsmail Bey Camisi bitişiğindeki Şehinşah Kayası denilen kaya bloğunun çeşitli yüzlerine oyulmuştur. Ayrıca kentin diğer ucunda, güneybatısında, Oyulmuş Kaya denilen bir kaya mezarı daha bulunmaktadır. Bunun anıtsal ön yüzü, bir tapınağın ön yüzüne benzetilmişse de sütunları zamanla aşınmıştır. Bu kaya mezarları, MÖ.700 dolaylarına tarihlendirilmiştir. İl sınırları içerisinde Pompeipolis (Taşköprü), Kytoron, Aigialos ve Abonou-ionopolis (İnebolu) antik kentleri bulunmaktadır.

Hitit kaynaklarında Pala ve Tumana olarak bu yöreden söz edilmiş oluşu Hititlerin bölgeye yerleştiklerini göstermektedir. Kastamonu yöresi, MÖ.XVIII.yüzyılda Gas’ların yurdu olarak isimlendirilmiş ve onları Hititler izlemiştir. Hititlerden sonra Frigyalılar, Kimmerler ve Lydialıların egemen olduğu bölge, M.Ö.IV.yüzyılda Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.IV.yüzyılda Büyük İskender Anadolu’nun büyük bir bölümü ile Kastamonu yöresini’de egemenliği altına almıştır. İskender’in ölümünden sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö.I.yüzyılda Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun süre Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu, M.S.395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) toprakları içerisinde kalmıştır. Romalıların bu yörede kurduğu Paflagonia isimli eyaletin merkezi olan Pompeipolis Höyüğü bugünkü Taşköprü ilçesinde bulunmaktadır. Bizans hanedanı Komenoslar tarafından yapılan ve Kastamonu şehrinin tarihsel çekirdeğini oluşturan Kastamonu kalesi XII.yüzyıla tarihlendirilmiştir. 

Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Selçuklu kumandanı Tutak Bey’in yönetimindeki kuvvetler Kastamonu yöresine kadar gelmişlerdir. Kastamonu’nun Anadolu Selçukluları egemenliğine geçmesi Süleyman Şah zamanında olmuştur. Komutanlarından Emir Karatekin 1075 yılında Çankırı ve Sinop’un yanı sıra Kastamonu’yu da Bizanslılardan alarak Selçuklulara bağlamıştır. Haçlı Seferleri sırasında 1096’da Selçuklular Anadolu’nun iç bölgelerine çekilmek zorunda kalmışlar ve Kastamonu çevresi yeniden Bizans hakimiyetine geçmiştir. Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş Tekin zamanında, 1105 yılında Danişmentlilerin eline geçen yöre, 100 yıla yakın bir süre Danişmentlilerin idaresinde kalmıştır. I.Kılıçarslan’ın oğullarından Melik Arap 1126’da Kastamonu yöresini yeniden ele geçirmişse de yöre Bizanslılar ile Selçuklular arasında sürekli el değiştirmiştir. Selçuklu Sultanı İzzettin Mesut’un 1155’te ölümü üzerine oğullarından Şahinşah yöreye Melik olmuştur. Alaeddin Keykubat zamanında Kastamonu bir uç merkezi haline getirilmiştir. Selçuklular Sinop’ta bir tersane kurmuş ve bunun sonucu olarak da Kastamonu Kuzey Anadolu’nun önemli bir vilayeti konumuna gelmiştir. 

Anadolu Selçuklularının dağılmasından sonra Candaroğulları yöreyi egemenlikleri altına almışlar ve 1392 yılında Kastamonu Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Sinop’ta yaşayan İsfendiyar Bey yöreye hakim olmuştur. Osmanlı birliğini yeniden kurmayı başaran Çelebi Sultan Mehmet İsfendiyar Bey’i kendisine bağlamış ve Candaroğullarının Osmanlılara katılmasını sağlamıştır. Bunun ardından 1461’de Fatih Sultan Mehmet zamanında yöre, kesin olarak Osmanlı toprakları içerisine alınmıştır. 

XVI.-XVII.yüzyıllarda Kastamonu yöresi Celalî Ayaklanmalarından etkilenmiştir. I.Dünya Savaşı sonrasında işgale uğramayan Kastamonu’da Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ve Kastamonu Müdafa-i Hukuk Hanımlar Cemiyeti adı altında örgütler kurulmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul’dan ve diğer yerlerden kaçırılan silah ve mühimmat, Ankara’ya ulaştırılmak üzere İnebolu iskelesine getirilmiştir. 

Cumhuriyetin ilanından sonra il konumunu sürdürmüş ve Atatürk 23 Ağustos 1925’te Kastamonu’ya gelerek Kıyafet ve Şapka İnkılâbını burada başlatmıştır. 

Kastamonu’nun belli başlı tarihi eserleri; Kastamonu Kalesi, Atabey Camisi (1273), İbn Neccar Camisi (1353), İsmail Bey Külliyesi, Nasrullah Camisi (1506), Yakup Ağa Külliyesi (1547), Sinan Bey Camisi (1571), Şeyh Şaban-ı Veli Camisi (1580), Duruçay Köyü’nde Halil Bey Camisi (1363), Kasaba Köyü’nde Mahmut Bey Camisi (1366), Karanlık Evliya Türbesi, Atabey Türbesi, Müfessir Alaaddin Türbesi, Terziköyü’nde Adil Bey Türbesi, Hatun Sultan Türbesi, Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi, Pervaneoğlu Ali Şifahanesi (1272), Münire Medresesi, Deve Hanı, İsmail Bey Hanı, Durağan Hanı, Elmayakası Köyü’nde Atabey Hanı, Urgan Hanı, Arabapazarı’nda Çifte Hamam, Nasrullah Köprüsü (1506), Saat Kulesi (1891), Mimar Kemalettin üslubunda yapılmış Vilayet binası, Lise ve Müze binaları, Kastamonu sivil mimarisi örneklerinden ahşap evler, Burhan Küçük evi, Daday Köpekçioğlu Konağı, Balabanlar Konağı ve köylerdeki geleneksel mimariyi yansıtan evler dikkati çekmektedir. Ayrıca ilde mağara ve mesire yerleri bulunmaktadır.

İlçeler

Plâka numarası "37" olan Kastamonu`nun İlçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Merkez, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü, ve Tosya`dır.Kastamonu merkez nüfusu:91.100; köyleriyle beraber merkez ilçe nüfusu, toplam:125.000 kişidir.

Araç: 
İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu - Karabük karayolu üzerindedir.

Azdavay: 
Kastamonu ilinin kuzeybatısında 1268 m² yüzölçümüne sahip engebeli ve ormanlık arazi ile çevrilidir.İlçe kuzeyde Şenpazar ve Doğanyurt ilçeleri, güneyde Daday ilçesi, batıda Pınarbaşı ilçesi, doğuda Küre ve Ağlı ilçeleri ile çevrilidir.Kastamonu’ya Ağlı-Seydiler üzerinden 74 km’dir. İlçe 49 köy ve 4 mahalle olmak üzere toplam 53 idari birimden oluşmaktadır.İlçeye bağlı Ahat köyü çatak mahallesi sınırları içerisinde Çatak Kanyonu vardır .

Bozkurt: 
Karadenize kıyısı olan bir ilçedir. İlçe merkezi sahilde olmayıp, Abana`nın 2 km güneyindedir.

Cide: 
İl merkezine uzaklığı 133 km`dir ve Karadeniz kıyısındadır. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür. İlçede ahşap gemi ve yat tersaneleri mevcuttur.

Daday: 
İl merkezine uzaklığı 32 km`dir. Atatürk 23 - 31 Ağustos 1925`te "Şapka ve Kıyafet İnkılabı" dolayısıyla Kastamonu`ya geldiğinde ilçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu Konağı`nda misafir edilmiştir. Nüfusu 4800`dür. Eğitim için iki lisesi(Daday Lisesi)-(Daday İmam Hatip Lisesi), bir yatılı ilköğretim bölge okulu (Profesör Doktor Fahri Ecevit Yatılı İlköğretim Bölge Okulu), 2 ilköğretim okulu (Atatürk İlköğretim Okulu)-(Miralay Halit Bey İlköğretim Okulu) vardır.

Taşköprü: 
Kastamonu ya 41 km uzaklıktadır. Denizden yüksekliği 500 m. olan ve Gökırmak Ovasında kurulu bulunan İlçede her sene Eylül ayının ilk haftası uluslararası kültür ve sarmısak festivali düzenlenmektedir.İlçe merkezi,plânlı ve düzenli bir yerleşime sahip olup Tosya`dan sonra en fazla nufusa sahip ikinci merkezdir.Sarımsağı ve kuyu kebabı ile meşhurudur.Kastamonu-Sinop yolu üzerindedir.

Devrekani: 
İl merkezine uzaklığı 29 km`dir. Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 - 31 Ağustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta ilçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe - Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan Müftüoğlu Mehmet Bey`in çiftliğinde misafir edilmiştir.

Hanönü: 
İl merkezine uzaklığı 69 km`dir.Taşköprü`ye bağlı bir nahiye(bucak) iken ayrı bir ilçe haline getirilmştir. Kastamonu` nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında "Şeyh Şaban-ı Veli Anma Haftası" Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.

İhsangazi: 
İl merkezine uzaklığı 37 km`dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.

İnebolu: 
İl merkezine 90 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.İlin önemli ve eski ilçelerinden biridir.

Küre: 
İl merkezine uzaklığı 61 km`dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 - 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.

Pınarbaşı: 
İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi "Ayazma"da ılık su hala mevcuttur.AYrıca Dünya` nın en büyük ikinci kanyonu Valla Kanyonu ve yine Dünya` nın en büyük 4. mağarası Ilgarini Mağarası bu ilçededir.Bir de Horma Kanyonu isminde ikinci bir kanyon daha vardır.İlçenin 1987 yılında ilçe olmasına karar verilmiş, 1988 yılında ilçe olmuş ve 1989 yılında ilk belediye teşkilatı kurulmuştur.İlçe merkez nüfusu 1700, köylerle beraber 5174` dür.İlçe de bir konak yani Paşa Konağı vardır ve ilçenin Uzunçam Köyü` ndeki okulun bahçesinde eskiden kalam üzerinde yazılarlar bulunan bir taş vardır.İlçe eğer yeterli reklam yapılırsa gelcek vadeden bir turizm merkezidir.

Şenpazar: 
İl merkezine 100 km uzaklıkta olan ilçe Karadenize 37 km mesafede olup deniz seviyesinden yüksekliği 335 metredir.

Seydiler: 
İl merkezine 30 km uzaklıkta Kastamonu-İnebolu yolu üzerinde kurulu bir ilçedir.

Tosya: 
İl merkezine uzaklığı 70 km uzaklıktadır.Devrez Çayı ovasında ve E-80 Karayolu üzeridir.Merkez ilçeden sonra en fazla nüfusa sahip ilçe merkezidir.Pirinçi ile meşhurudur.

Tarihi

Kastamonu’nun bilinen geçmişi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar M.Ö. 4.yy’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö. 4,yy’da Büyük İskender Anadolu ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır.

İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö. 1,yy’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu M.S. 395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.

Romalı ve Bizanslılar dönemi

Bugün Kastamonu ve çevresindeki illeri de içine alan ve Romalılar devrinde adına Paflagonya (Pophlagonia) denilen bölgede yer almaktadır.

Romalılar devrinde Taşköprü’nün (Pophlagonia) eyalet merkezi olduğu zamanlar Kastamonu küçük bir kasaba olup, Bizans devrinde ve özellikle imparatorluk hanedanlarından olan Komnenler soyunun memleketi olan şehirin iktidarları döneminde gelişmeye başlamıştır. Bu hanedan zamanında buraya bir kale yapılmış ve Komnenler`in kalesi anlamında “Kastra Komneni” denilmiştir. Bu kelimenin Türkmenlerin bölgeye yerleşmesiyle zamanla (“Kastamoni”, "Kastamonu") bugünki şekline dönüşmüştür.

Selçuklu ve Osmanlı dönemi: Moğol istilası önünde Türkistan ve İran’dan kaçan Türklerin, ikinci büyük göç dalgasından da en fazla etkilenen şehirlerin başında Kastamonu gelmiş ve İç Anadolu’da Moğollara karşı tutunamayan birçok Türk boyu Ilgaz Dağlarının kuzeyine yani Kastamonu’ya sığınmıştır. Yirmi dört Oğuz boyunun neredeyse tamamı Kastamonu çevresinde yurt tuttuğu gibi, Alpı, Alpağut, Dânişmendli, Kıpçak, Karluk, Çiğil, Yağma gibi Türk boyları da Kastamonu’ya yerleşmişlerdir. Kastamonu’da hâlen birçoğu yaşatılan Kayı, Bayat, Çavundur, Kınık, Îğdir, Afşar, Kıyık, Büğdüz, Bayındır, Çepni, Karaevli gibi yer adları Oğuz iskânının mahiyetini çok iyi ifade etmektedir. 1260’lı yıllarda İbn Sa`d bu kente "Türkmenlerin Başkenti" adını vermiştir[kaynak belirtilmeli]. Yine onun kaydına göre, bu tarihlerde Kastamonu bölgesinde 100 bin çadır halkı yığılmıştır.

Kastamonu’nun ilk defa Türklerin eline geçmesi Danişmentliler zamanında Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş tekin devrinde “1105 yılında” gerçekleşmiştir. 100 yıla yakın bir zaman Danişment idaresinde kalan şehir ve çevresi 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılara geçmiş, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey tarafından zaptedilmiştir.

Moğollar tarafından bölgenin ikinci kez zaptına memur edilen Şemsettin Yaman Candar kumandasındaki ordu 1292 yılında Kastamonu’ya giderek Muzafferettin Yavlak Arslan birliğini bozguna uğratmış kendisi de öldürülmüştür. Muzafferettin Yavlak Arslanın oğlu Mahmutbey, babasının intikamını almak için mücadeleye girmiş ve Şemsettin Yaman Candar’ı buradan batıya sürmeyi başarmıştır. Şemsettin Yaman Candar’ın ölümünden sonra Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında Kastamonu yeniden zaptedilmiş, toprakları genişletilerek “Candaroğulları Beyliği”ni kurmuş ve Çobanlar hakimiyetine son vermiştir.

Osmanlı devletinin kuruluş sürecinde Bizans`a karşı düzenlenen seferlerde Kastamonu`da yerleşik türkler, Osmanlı Beyliğine yoğun bir destek vermişlerdir.

1333’lerde Kastamonu’ya uğrayan ünlü gezgin İbn Batuta, "Kastamonu (Anadolu`daki) şehirlerin en büyük ve en güzellerindendir… Hiçbir ülkede fiyatları bu şehirden daha ucuz bir yer görmedim."[5] şeklindeki açıklamalarıyla şehrin büyüklüğüne ve hayat şartlarının elverişliliğine ışık tutmuştur.

İsfendiyarbeyden sonra “İsfendiyaroğulları” adını da alan Kastamonu beyliği 1460 yılında Osmanlı İdaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, bir çok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir.

Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Sinop’la birlikte bu şehri alarak Candaroğulları beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı devletine katılmıştır.

Osmanlı döneminde önemli bir eyalet merkezi olan Kastamonu, uzun süre Üsküdar`a kadar olan bölge ile Sinop,Çankırı,Zonguldak,Bolu,Çorum illerinin yönetim merkezi olmuştur.

Türk egemenliğine geçtikten sonra hiç düşman istilasına uğramamış olan Kastamonu, Çanakkale ve İstiklâl savaşında en fazla şehit veren illerimizden biridir.İl, Çanakkale Savaşında 2.527 şehit verdi. Meşhur "Çanakkale Türküsü",Kastamonu`lu aşık Yorgansız Hakkı`ya aittir.

Millî Mücadele ve Cumhuriyet dönemi: Kastamonu Ulusal (Milli) Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle büyük yarar sağlamıştır. Özellikle Ankara’ya İnebolu-Kastamonu yoluyla yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah gönderimi yapılmıştır. Ve Kurtuluş Savaşı`nda cepheye en çok asker gönderen ildir.

Cumhuriyetin ilanından sonra, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “23-31 Ağustos 1925” tarihleri arasında Kastamonu’da yaptığı Giysi ve Şapka Devrimi, Cumhuriyet döneminin önemli olayı olarak tarih sayfalarına geçmiştir. Bu süre “Kültür, geçmiş ve sanat haftası” ismini almıştır.

İl Yapısı

Yönetimsel Yapı: 
Kastamonu İli`nde ilçe sayısı 20’dir ve merkez dahil olma üzere 21 Belediye, 1071 köy bulunmaktadır. Köy sayısı bakımından Türkiye’de ikinci sırada yer almaktadır. Ayrıca köylere bağlı 2.558 adet yerleşim birimi vardır. 

Fiziki Yapı: 
Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölgesi`nde yer alan Kastamonu İli doğusunda Sinop, batısında Bartın ve Karabük, güneyinde Çankırı ve güney-doğusunda Çorum İl’ i ile sınır oluşturmaktadır. Kuzeyinde ise Karadeniz ile çevrilidir. 13.108 km2 alan üzerinde yer alan Kastamonu Türkiye topraklarının %1.7’ sini oluşturmaktadır. İl merkezinin denizden yüksekliği 780 mt dir. Karadeniz’e 170km’ lik sahil kıyısı ile açılır.

Toprak Yapısı: 
Kastamonu İlinde iklim, topografya ve ana madde farklılıkları nedeniyle çeşitli büyük toprak grupları oluşmuştur.Bunların yanı sıra toprak örtüsünden yoksun bazı arazi tipleri de görülmektedir. Kastamonu İli toprak varlığının büyük bir kısmı organik maddece zengin orman toprağı içermektedir.İklim ve fizyoğrafik yapının müsaade ettiği kadar üzerinde her türlü kuru tarım ve sulanabilen alanlarda da sulu tarım kültürü yapılması uygundur.bu nedenle tarım yapılabilir.

Kültürel Yapı:
Tarihçesi binlerce yıl öncesine dayanan önemli uygarlıklar merkezi olan ve kültür şehri olarak gelişen Kastamonu zengin tarihi ile arkeolojik bakımdan zengin illerimizden biridir.

Kastamonu,Anadolu Türk-İslâm kültürü`nün önemli merkezlerinden biridir.Bu kültür, yörenin türkler tarafından fethinden sonra Beylikler-Selçuklu-Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde inşaa edilen ve bir kısmı günümüze kadar gelen mimarî eserler ve yer isimleri yanında halkın günlük yaşantısında etkili örf-adet ve geleneklerde de kendini göstermektedir.

İl`in görülmeye değer başlıca tarihî-kültürel eserleri arasında camiler,külliyeler, medreseler, türbeler ve kale bulunmaktadır.

Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi ilin en büyük ve en önemli dini turizm merkezidir. Hisarardı semtinde yer alan külliye; Camii, Türbe, Asa Suyu,Şadırvan, Kütüphane ve Ahşap Konaklardan meydana gelmektedir. Külliyede M.1575-1900 yılları arasında yapılanmalar ile genişlemiştir. Buna ek olarak Karanlık Evliya Türbesi, Aşıklı Sultan Türbesi, Atabey Gazi Türbesi, Hepkebirler Türbesi, Müfessir Alaaddin Türbesi, Hatun Sultan Türbesi, Şeyh Mehmet Efendi (Sacayaklı Sultan) Türbesi, Yılanlı Külliyesi, Nasrullah Külliyesi ve içerisinde yer alan Münire Medresesi (Bayraklı Medrese), Benli Sultan Külleyisi diğer başlıca turizm noktaları arasında yerini almaktadır.

Taşköprü ilçesinde Pompeipolis (Zımbıllı) harabeleri, Kastamonu Endüstri Meslek Lisesi yanında Ev-Kaya mezarı, İsmailbey Şehinşah kaya mezarları, Arslantaş mezar odası, Tekkeşin ve Ömerli köyleri arasında Kalenderağa kaya mezarları, Emirler köyünde Berat kaya mezarları, Kayalı köyünde İnönü mağaraları, Kavak köyünde Arı kayası, Baltacıkuyucağında Molla Ahmet kayası, Pınarbaşında Ilgarini Mağaraları arkeolojik alanlardan bir kaçıdır.

Kastamonu Arkeolojik ve Etnoğrafya Müzesi Batı Karadeniz bölgesinin Milli Sanat ve kültür kalıntılarının toplandığı bir müzedir. Müze binası Mimar Celaleddinbey tarafından 1909 yılında planı çizilmiş ve 1910 yılında İttihak ve Terakki Kulubü olarak inşa edilmiştir. İstiklal Savaşı yıllarında Kastamonu Gençlik Teşkilatı, sonra İstiklal Mahkemesi olarak kullanılmıştır. Daha sonra Halk Fırkası ve Türk Ocağı burada faaliyetini sürdürmüştür

Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Ağustos 1925`te Kastamonu’yu ziyaretinde Şapka ve Kıyafet İnkılabı bu binada ilan edilmiştir. Atatürk’ün şapka devrimini Kastamonu’da gerçekleştirme kararını ve bunun sebebini kendi sözleriyle şöyle özetliyor: “Niçin Kastamonu’yu seçtiğimi bilmezsin. Dur, anlatayım. Bütün vilayetler beni tanırlar; ya üniformayla veya fesli, kalpaklı sivil elbiseyle görmüşlerdir. Yalnız Kastamonu’ya gidemedim. İlk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar, Türkiye beni öyle görür, yadırgamazlar. Üstelik, bu vilayetin hemen hepsi, asker ocağından geçmişlerdir, itaatlidirler, munistirler. Bunun için şapkayı orada giyeceğim.” der.

Bina 1940 yılında Eski Eserler Deposu olarak kullanılmıştır. 1952 yılında da Müze Müdürlüğü haline getirilmiştir. Müzede Jeolojik fosil kalıntıları ile Prehistorik çağlardan zamanımıza kadar gelen çeşitli medeniyetlerin kültür kalıntıları ve etnoğrafik eserler teşhir edilmektedir.

Coğrafi Yapı: 
Kastamonu ili Batı Karadeniz bölgesinde 41 derece 21` kuzey enlemi i!e 33 derece 46` doğu boylamları arasında yer alır. Merkez ilçenin deniz seviyesinden yüksekliği 775m.dir. Yüzölçümü 13.108,1 km²dir. Bu ülke topraklarının %1,7’sini oluşturur.

Kastamonu İli çoğunlukla engebeli arazilerden oluşmaktadır, ilin kuzeyinde Batı Karadeniz Dağları bulunmaktadır. Karadeniz sahiline paralel olarak İsfendiyar (Küre) Dağları il merkezinin kuzeyinde, güneyinde ise yine doğu batı uzantılı Ilgaz dağları yer alır. Kızılırmak nehrinin iki önemli kolu olan Gökırmak, Taşköprü ve Devrez Çayı ise Tosya`dan geçer. İki ırmak civarındaki vadi-ovalar, Kastamonunun tarıma en elverişli alanlarını oluşturur.

Türkiye’nin Karadeniz’e doğru uzanan çıkıntısının büyük bölümünü kapsar. Doğuda Çatalzeytin ilçesinin Sinop ile birleştiği noktadan, batıda Kerempe burnuna kadar kıyı düz bir şerit halinde uzanır. Kerempe Burnunda bariz bir çıkıntı meydana getirerek güney batı doğrultusunda Bartın il sınırına kadar kıyı devam eder. Karadeniz’e olan bu kıyının uzunluğu 170 km’dir.

Kastamonu’nun yüzölçümünün %74,6’sı dağlık ve ormanlık, %21,6’sı plato ve %3,8’i ovadan oluşur. Dağılımdan da anlaşılacağı gibi ilin tarıma elverişli geniş alanları yoktur. Ancak vadiler etrafında küçük ovalar göze çarpar. Bunlardan önemlileri Daday ve Taşköprü ovalarını içine alan Gökırmak ile Tosya tarım alanını kapsayan Devrez Vadileridir. Ayrıca Araç Cide ve Devrekani çay yatakları çevresinde de ekim ve dikime elverişli alanlar bulunmaktadır.

Münferit olarak Yaralıgöz Dağı (1985m.), Göynük Dağı (1770m.), Dikmen Dağı (1471m.), Kurtgirmez Dağı (1450 m.) Güruh Dağı (1493m.), Ballıdağ {1400 m.), lsırganlık Dağı, Harami Dağı ve Elek Dağı önemli yükseltileri teşkil etmektedir. İlin güneyinde ise Ilgaz Dağları uzanmaktadır. Bu Dağlar yüksek ve devamlıdır. Kuzeyde Gökırmak ve Araç Çayı, güneyde ise Devrez Çayı vadileri ile sınırlanmıştır. En yüksek noktası Çatalılgaz tepesi (2565m.) dır.

Doğal Bitki Örtüsü

Kastamonu ilinde orman ve fundalıklar önemli bir oran teşkil etmektedir (%64), ormanlar daha fazladır (%56) ve Kastamonu İl merkezinin kuzeyinde sahil şeridi boyunca uzanan dağ silsileleri üzerinde iyice sıklaşır ve bu bölgeler sık orman bölgesidir.İlin Güneyinde Ilgaz bölgesinde de yaprağını dökmeyen oldukça sık orman örtüsü hakimdir, ilde genelde orman ağaçları Kızılcam, Karaçam, Sarıçam, Göknar, ardıç gibi ibrelilerle Kayın, Meşe, Kavak, Kestane ve Çınar gibi yapraklılardan oluşmaktadır. Ayrıca Ormangülü, Çobanpüskülü, Kocayemiş, Böğürtlen, Yabani fındık gibi ağaççıklar da görülmektedir. Yağış ve nem oranı yüksek olduğundan zengin bir orman altı örtüsü vardır.

Ağaç örtüsünün bulunmadığı ve tarım yapılmayıp mera olarak kullanılan kısımlarda çeşitli türden buğdaygil ve baklagil yer bitkileri yer almaktadır. Bunun dışında örtünün bozulduğu yerlerde bazı dikenli bitkiler görülmektedir.

Eğitim

Liseler:
    Kastamonu Endüstri Meslek Lisesi
    Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi (Anadolu`da kurulan en eski lise[kaynak belirtilmeli])
    Kastamonu Mustafa Kaya Anadolu Lisesi
    Kastamonu Fen Lisesi
    Kastamonu Göl Anadolu Öğretmen Lisesi
    Kastamonu Prof. Dr. Saime İnal Savi Anadolu Lisesi
    Kastamonu Kuzeykent Anadolu Lisesi
    Kastamonu Aytaç Eruz Lisesi (Kastamonu`daki Tek Düz Lise)
    Kastamonu İmam-Hatip Lisesi,
    Taşköprü Anadolu Lisesi,
    Tosya Anadolu Lisesi
    Tosya İmam-hatip Lisesi
    Taşköprü İmam-Hatip Lisesi
    Taşköprü Sıtkı Erkek Çok Programlı Lisesi...(ve diğer ilçelerdeki liseler..)

Üniversite/Yüksekokullar:
    Kastamonu Üniversitesi
    Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi (2012-2013 döneminde Kastamonu Üniversitesine bağlanma çalışmaları sürmektedir)

Spor
Kastamonu`da çeşitli spor dallarında takımlar bulunmaktadır.

Futbol: 
Kastamonuspor ilin futbol takımıdır. 1967 yılında kurulmuş ve 1967-1969 yılları arasında 2. ligde mücadele etmiştir. 1969`da 3. lige düşen kulüp, 1969-1977 yılları arasında 3. ligde mücadele etmiş ve 1977`de Amatör Lige düşmüştür. 1984-85 sezonunda yeniden 3. lige alınan kulüp, o tarihten beri 3. ligde mücadele etmektedir.

Voleybol: 
Kastamonu Sağlıkspor ilin voleybol takımıdır. İlçesi Bozkurt`un voleybol takımı Bozkurt Belediyespor ise Aroma Erkekler Voleybol 1.lig’inde mücadele etmektedir.

Hentbol: 
Hentbol Bayanlar Süper Ligi`nde, Kastamonu Sağlıkspor ve Kastamonu Üniversitesi Gençlikspor olarak iki takım ile temsil edilmektedir.

Ekonomik altyapı

Sanayi:
Kastamonu - Organize sanayi: Kastamonu Organize Sanayi Bölgesi İnebolu yolu 18. km`sinde gelindağı mevkiinde Halife ve Aksinir Köy hudutları dahilinde 100 hektar alanda kurulmuştur. 29.01.2004 tarih ve 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunun geçici 1 maddesi ve 02.07.2004 tarih ve 25510 sayılı resmi gazetede yayınlanan " Organize Sanayi Bölgelerinde yer alan parsellerin gerçek veya tüzel kişilere bedelsiz tahsisine ilişkin yönetmelik" gereğince bölgemizde boş bulunan parsellerin tamamı tahsis edilmiştir. Organize Sanayi Bölgemizin altyapı inşaatı bitirilmiştir.

Temeli atılan Gülcan Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. yaklaşık 100 dönüm alan tahsis edilmiş, mobilya imalatı için 1500 kişilik istihdam sağlanacaktır.

Ayrıca Müteşebbislerle ilgili diğer çalışmalarda ise; Dortek Kapı San.ve Tic. A.Ş. 28.000 m2 kapalı alanda bölgenin en büyük kapı, mutfak ve banyo dolapları üreten fabrikası olarak Kastamonu iline istihdam sağlamaktadır. Daypa Gıda ve İhtiyaç Mad. Unlu Mam. İmal ve Paz. Koli. Şti.` nin dondurma deposu faaliyettedir. Bülbüloğlu Gıda Sanayi Adi Ortaklığı inşaatı çatı seviyesindedir. Alpen Alüminyum PVC Doğrama, Mobilya, Isı Yalıtımlı Cam, Turizm ve İnşaat LTD. ŞTİ.1800 m² alanda geçici olarak imalat yapabilir seviyeye gelmiştir. Bürüt 400 dönüm alan tahsis edilen Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin kapalı alan olarak kaplayacağı alan 105.000 m² olup, 73.500 m² si tamamlanmış ve inşaatı hızlı bir şekilde devam etmektedir. Ayrıca Ayhan KÖMEÇ (Çelik Kontrüksiyon) inşaata başlamış olup, kazı yapılmıştır.

Diğer Müteşebbislerin proje çalışmaları devam etmektedir.

Organize Sanayinde toplam 35 adet sanayi parseli olup, 34 adet Sanayi tesisi kurulacaktır.

Kastamonu Şeker Fabrikası: 
1950 sonlarında kurulan ve özelliştirilmesinden bahsedilen şeker fabrikası halen faal durumda olan önemli bir sanayii kuruluşudur.

Taşköprü Organize sanayi Bölgesi: 
Taşköprü Organize Sanayi Bölgesi için yer seçimi 06.12.2005 tarihinde yer seçimi komisyonu tarafından yapılmış olup, belirlenen alan 70 hektardır. Taşköprü Organize Sanayi Bölgesinin 2006 yılı yatırım programına alınması için Bakanlığa teklifte bulunulmuş, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yer seçim komisyonu oluşturularak bu komisyonca seçilen alan Organize Sanayi Bölgesi alanı olarak önerilmiş (70 hektarlık alan) ve çalışmaları tamamlanmıştır.

Yer seçimi komisyonu tarafından incelenen alanın Kadastro ve Tapulaması mevcut olmadığından Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca; OSB çalışmalarına devam edilebilmesi için Kadastro çalışmaları tamamlanmış olup, Tapu tescilleri devam etmektedir.Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 08.06.2007 gün ve 6267 sayılı yazılarına istinaden de mevcut alanın jeolojik etüt raporunun hazırlanması istenmiş ve gözlemsel jeolojik etüdü yapılarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilmiştir.Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 21.09.2007 tarih ve 10280 sayılı yazılarına istinaden; yatırım proğramı teklifinde değerlendirmeye alınmak üzere OSB Bilgilendirme Raporu hazırlanarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığına teslim edilmiştir.

Taşköprü Kâğıt Fabrikası: 
Seka tarafından kurulan Sigara Kağıdı Fabrikası,özelleştirme sonucunda MOPAK tarafından alınmış olup halen faaliyetini sürdürmektedir. Fabrika Taşköprü-Boyabat Yolu üzerinde 7. km.de, Çördük köyündedir.

Ekol Ağaç Sanayi: 
Taşköprü`lü müteşebbislerce kurulan tesis,Boyabat yolu üzerinde olup ilçe merkezine yaklaşık 2-3 km. mesafededir. Taşköprüde ayrıca, Pekmez, sarımsak ve tekstille ilgili KOBİ`ler vardır.

Tosya Organize Sanayi Bölgesi: 
Tosya Organize Sanayi Bölgesi alanı olarak Tosya-Samsun-Karayolu 13 km Akseki Yazısı Mevkiinde 200 hektar alan Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yer tespiti yapılmıştır. Bu alana ait 1/100000 ölçekli hali hazır haritası yaptırılmıştır.

Ancak, Organize Sanayi Bölgesi Tosya Müteşebbis Heyetinin 2005 yılında almış olduğu karar ile mevcut alanın haklarının saklı kalmak üzere, özellikle hazine arazisi olan yerlerden yeni bir OSB alanı arama çalışmalarına başlanılmış olup, yapılan çalışmalar neticesinde Kurtbeli Mevkii Tayyare Meydanında bulunan büyük bir kısmı hazine arazisi olan 63 hektar alanın OSB alanı olarak tespit edilmesi kararlaştırılmış, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına yer seçimi için müracaat edilmiştir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yeni alan üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının belirlemiş olduğu Kurumlardan (DSİ Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Maden İşleri Genel Müdürlüğü ve Tarım İl Müdürlüğü) alınan görüşlerde yeni alanın OSB alanı olarak kullanılmasının uygun olacağı görüşlerinin alındığı bildirilmiş ve Müteşebbis Teşekkül Heyeti tarafından eski alandan vazgeçildiğine dair kararın Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilmesi halinde Yer Seçimi çalışmalarına devam edileceği bildirilmiştir.

Bunun üzerine Tosya Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyetinin 26.02.2007 tarihinde yapılan toplantısında, 200 hektarlık eski alandan vazgeçildiği ve yeni alan için yer seçimi yapılması doğrultusunda karar alınmış ve alınan bu karar Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilmiştir.

Yeni belirlenen OSB alanı için yer seçim komisyonunca 26.04.2007 tarihinde mevcut alan üzerinde gerekli çalışmalar yapılarak yer seçim raporu düzenlenmiştir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 03.09.2007 tarih ve 9802 sayılı yazılarına istinaden, yeni seçilen alana ait gözlemsel etüd raporu hazırlama çalışmaları devam etmektedir.Tapu Sicil Müdürlüğünce onaylı mülkiyet listelerinin çıkartılması, Kadastro Müdürlüğünce onaylı 1/5000 ölçekli kadastral pafta ile birlikte istenilen evrak ve belgeler Sanayi ve Ticaret Bakanlığına gönderilecektir.

Seydiler Özel Organize Sanayi: 
Seydiler Özel Organize Sanayi İnebolu-Kastamonu yolu üzerinde Kocakırı mevkiinde toplam 1.088.000 m²`lik alan üzerinde kurulmuştur. 1998 yılında Seydiler Belediye Başkanlığının kendi imkânlarıyla altyapı projeleri ve şahıs arazilerinin kamulaştırma işlemleri tamamlanmıştır.47 parsel arsanın yatırımcı firmalara tahsisi sağlanmış, 10 yatırımcı firma yatırımlarına başlamıştır. Şuanda 3 tane fabrika deneme üretimine başlamış olup, 9 tane fabrika inşaatı da farklı aşamalarda devam etmektedir.

Seydiler Özel Organize Sanayi tam olarak faaliyete geçtiğinde 2000-2500 kişiye istihdam sağlanacaktır.

5084 sayılı teşvik yasası kapsamındaki yatırımlar: İlimizde yatırım yapmak amacıyla 9 adet taşınmaz mal 5084 sayılı kanuna göre yatırımcılara tahsis edilmiştir. Bu taşınmazların toplam değeri 12.007.259,45 YTL`dir. Bu yatırımların öngördüğü istihdam sayısı ise 768 kişidir.

Yatırımlar: 
Gemi yapımı tersanesi, Çelik ve Ahşap Deniz Araçları Tersanesi Tesisleri, Özel Hastane ve Yardımcı Hizmet Binası, Beton ve Hazır Beton Elemanları Tesisleri konularından oluşmaktadır.Bu yatırımların bedelsiz devir işlemleri tamamlanmıştır. Cide Gemiyat Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Yapı Kur. Mim. Müh. İnş.Ür.Makine İml.İth.İh.San.Tic.Şirketleri üretime başlamış, diğerleride yatırım amaçlı faaliyetlerine başlamıştır.

Ayrıca; Cide İlçesinde ART İnş. Taah.San. ve Tic. A.Ş`ne 9.928,17 m²`lik alan ile 13.153,12 m²`lik alan üzerinde deniz ulaşım nakil araçları üretimi ve yatırım imalatı yapmak amacıyla Maliye Bakanlığından bedelsiz kullanma izni talebinde bulunulmuştur.

Sağlık Hizmetleri: 
Kastamonu merkezinde yer alan Kastamonu Devlet Hastanesi(Münif İslâmoğlu), Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, Özel Uğurlu ve Anadolu Hastaneleri, İle bağlı ilçeler yanında civar iller-özellikle Sinop-dan gelen vatandaşlarımızın başvurduğu sağlık merkezleridir. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon merkezi, tüm Türkiye`den hastaların başvurduğu alanında Ülkemizdeki 4 merkezden biridir.

Görülecek Yerler

Türbeler

Abdülfettah-I Veli Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. 13 Y.Y. eseri olduğu tahmin edilmektedir. 672/1273 yılında vefat eden Abdülfettah-ı Veli Efendi ve (iki sanduka hariç) çocukları metfundur.

Âşıklı Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Mimari uslüp açısından Selçuklu dönemi eseridir. Türbenin içinde beş adet sanduka vardır. İskeletler sandukaların içindedir.2. Sandukada Mağripli Mehmet ağa, 3. sandukada Âşıklı Sultan metfundur. Diğer sandukalardaki zatlar bilinmemektedir. Türbeye de ismini veren Âşıklı Sultan’ ın çürümemiş bedeninin ayak tarafı camekân içersinde gösterilmektedir.

Atabeygazi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey camii’ nin doğu bitişiğindedir. İçinde üç adet tahta sanduka vardır. Diğerlerine göre daha büyük olan sanduka Kastamonu Fatihi Atabey Gazi’ ye (muhtemelen Hüsameddin Çoban Bey) aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

Deveci Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Deveciler Mahallesinin aynı isimli sokağında ve aynı adla anılan caminin harimi dâhilindedir. İçinde 12 tane tahta sanduka vardır. Diğerlerine göre daha gösterişli olanı Deveci Sultan’ a ( Yusuf el-Horasani) aittir. Diğer sandukalardan birisi Kastamonu Mutasarrıfı Nakıp zade Hacı Kadem Efendi’ ye, bir diğeri Elyakut Hoca’ ya, birisi de Miralay Mehmet Ali Bey’ e aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

Hepkebirler Türbesi (Batı)
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Aynı isimle anılan caminin batı bitişiğindedir. İçinde dört adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan ahşap şebeke içersine alınan Sahabeden Kays’ ül-Hemedani Asgar Hazretlerine, diğerlerinin ise sahabe veya tabiinden zatlara ait olduğu sanılmaktadır.

Karanlık Evliya Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. İbn-i Neccar (Yavuz Selim) Mahallesi Karanlık Evliya Sokağındadır. Karanlık Evliya olarak anılan zatın ve türbenin içersinde bulunan sandukanın içine toplandığı tahmin edilen iskeletlerin kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Fakat Selçuklu mimari tarzında ve Hükümdarlar için inşa edilen türbe tipindedir. Tahminen Çobanoğulları hükümdarlarından birisine aittir.

Maden Dede Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey Gazi Camii’ nin karşısındadır. İsa Dede Türbesi’ nin kuzey bitişiğinde medfundur. Günümüzde sadece baş ve ayak şahideleri sayesinde fark edilebilmektedir. Bu zatın adı Ebu Salih el-Münci’ dir. Nakşibendî Şeyhi Hemedanlı Yusuf Efendi’ nin halifelerindendir.

Muzaffereddin Gazi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Saraçlar (Muzaffereddin) Mahallesi Sanat Okulu Caddesi üzerindeki yıkılmış Muzaffereddin Camii’ nin batı bitişiğindeki hazirede bulunmaktadır. Cami ile beraber türbe de yıkılmıştır. Değişik üslup ve tarzdaki mezarın Muzaffereddin Yavlak Arslan’ a ait olması kuvvetle muhtemeldir.

Müfessir-İ Alaaddin Efendi Türbesi
Banisi bilinmemektedir. Bina tarihi 688 / 1289 yılı veya daha önceki bir tarihtir. Honsalar Mahallesi Türbeyolu Sokak başındadır. 1. sanduka Müfessiri Alâeddin Efendi’ ye aittir. Diğer sandukalardan biri Sırtlı Hoca Ali Senai Efendi, bir diğeri İzbeli zade Mehmet Efendi’ ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Hangi mezarda yattığı bilinmeyen KURBAN RİSALESİ müellifi Mumcu zade de bu türbede metfundur.

Şeyh Ahmet Türbesi
Banisi bilinmemektedir.1206 yılından önce inşa edilmiştir. Gölköy Orta Mahallede aynı isimle anılan caminin yanındadır. Türbede yedi adet işaret sandukası vardır. Türbede Şeyh Ahmet Efendi ile Alparslan’ ın komutanlarından ve bölgenin fatihlerinden birisinin de yattığı bilinmektedir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu belli değildir.

Vehbi Gazi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Saraçlar Mahallesi Sanat Okulu Caddesindedir. Bu gün sadece mezarın yeri bellidir. Muzaffereddin Yavlak Aslan döneminde yaşamış bir komutana ait olduğu rivayeti vardır.

Adil Bey Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Terzi Köyündedir. Alt katında 6 tahta sanduka vardır. Sandukaların içinde iskeletler durmaktadır. Kıble tarafındaki sandukada bulunan cesedin kefeni bile solmamış, eti ve kemiği ile kâmilen mevcuttur. Türbedeki zatların kimlikleri bilinmiyor. Ancak, Candaroğlu Adil Bey’ in bu türbede metfun olduğu kesindir.1980 yılında Vakıflar, 1997 yılında da Kültür Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Ahi Şorve Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Beyçelebi Mahallesi Hacı dede sokaktadır. Son zamanlarda betonarme olarak yapılmıştır. İçinde üç tahta sanduka vardır. Sandukalardan birinin Ahi Şorve’ ye ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi bulunamamıştır. Ahi Şorve Candaroğulları döneminin başlarında yaşamıştır.

Cemaleddin Ef. Ve Kargaş Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce Caddesi Kargaşık Sokaktadır. Burada yan yana sıralanmış üç mezar bulunmaktadır. 1. mezar, 855/1451 yılında vefat eden Kargaş Sultan isimli şeyhe aittir. 2. mezar, 851/1447 yılında vefat eden Cemalleddin Efendi’ ye ve 3. mezar da ilmiye sınıfından isimli bilinmeyen bir zata aittir.

Harmankaşı Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. İsmail Bey Mahallesi İnebolu Caddesi batısından, Arslanlı Çeşme önünden Harmankaşı mevkiine inen sokaktadır. Türbenin ne zaman inşa edildiği ve türbede kimin yattığı bilinmemektedir.

Hatun Sultan Türbesi
Hatun Sultan tarafından 840 / 1436 yılında yaptırılmıştır. Kırkçeşme Mahallesi, Selçuk Sokak, Selçuk Camii önündeki meydanın köşesindeki şahsa ait evin bahçesindedir. Türbede sekiz adet mermer lahit vardır. 1.Lahit; 840/1436 ‘ da vefat eden İbrahim Bey’ in kızı Paşa Melek Hanım’a aittir. 2.lahidde de Paşa Melek Hanım a ait bilgiler vardır. Her iki lahit de bu hanıma atfedilmiştir.3. lahit; Orhan Bey, 4. Lahit; Emir Yusuf Bey8. Lahit; Hafese Hatun’ a aittir. Ve bunlar İbrahim Bey’ in çocuklarıdır. 5. Lahit; Murat kızı Sitti Nefise Hanım’ a, 6. Lahit; kimliği bilinmeyen bir zata ve 7. lahit de; ulemadan Lütfullah oğlu Mehmet’ e aittir. 1997 yılında Kültür Müdürlüğü tarafından türbe restore edilmiştir.

İsmail Bey Türbesi
Candaroğlu İsmail Bey tarafından 865 / 1460 yılından önce yaptırılmıştır. Türbede bulunan üç mezardan ikisi ahşap sanduka, birisi şahideleri yazısız bir lahit olup kimlere ait oldukları belli değildir. Diğer beş lahdi ise; Ulemadan Seyyid Ali Acemi, Ulemadan Safiyyüddin Efendi, İsmail Bey’ in oğlu İshak Bey, Ayşe Hatun ve İsmail Bey’ in kızı veya kız kardeşi olan Azade Hatun’ a aittir.

Musa Fakih Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Hisarardı Mahallesi Gümüşlüce caddesinde aynı isimli camiinin batı bitişiğindedir. İhata duvarı ile çevrili olan hazirede 12 – 13 kadar mezar bulunmaktadır. Kıble tarafındaki köşede bulunan ve sadece baş şahidesinin kavuk kısmı kalmış olan mezar Musa Fakih’ e aittir. Sağlam durumdaki tek mezar; 1198/1783 yılında vefat eden Hacı Ali Efendi’ ye aittir. Ayrıca türbede, Hafız Zeynelabidin Efendi isimli bir zatında medfun olduğu, bir mezar taşındaki yazıdan anlaşılmaktadır.

Abdülcebbar Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Abdülcebbar Mahallesinde aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. Türbeden günümüze beton bir mezar kalmıştır. Caminin banisi Abdülcebbar Efendi’ nin 1600’ lü miladi yıllarda vefat etmiş olması muhtemeldir.

Abdürrezzak Türbesii
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. İsfendiyar Mahallesi Beğen Sokağında, saat kulesi altında bulunan aynı isimli caminin batı bitişiğindedir. İçinde iki adet makbere vardır. Bunların üzerine ahşap sanduka konmuştur. Kapıdan girince sağdaki; 918/1513 yılında vefat eden Recep bin Turanî adlı zata aittir. Diğer sanduka; 918/1512 yılında vefat eden Osmanoğlu Hoca Veli’ ye aittir.

Açıkbaş Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi, Gökdere Caddesi Açıkbaş Sokağındadır. Türbe ve Açıkbaş Sultan hakkında bilgi ve belge bulunamamıştır.

Ahmet Dede Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kırkçeşme Mahallesi sonunda kendi adıyla anılan mezarlıkta metfundur. Medfeni üzeri açık ve demir şebeke ile çevrilidir. Burada yatan zat, 1012 – 1026 H. Yıllarında sağ olduğu bilinen Ahmet Dede Sultan’ dır. Vefat tarihi bilinmemektedir.

Ali Asgar Efendi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kalenin doğu eteğinde metfundur. Hz. Hüseyin (R.A.) neslindendir. 924 / 1518 yılında Kastamonu’ ya gelmiş ve 940 / 1533 yılında vefat ederek kalenin eteğinde Kırk Kızlar Türbesi olarak bilinen yere defnedilmiştir. Medfeni basit ve sade bir mezardan ibarettir.

Bayraklı Sultan Türbesi
Kale burcunun dibinde ve batı tarafında metfundur. Adı Yunus Mürebbi’ dir. Türk askerlerinin kaleyi kuşatması esnasında sancaktarlık vazifesini alan ve burca bayrağı diken yunus Mürebbi, kale kapısının açılmasını teminle fethin gerçekleşmesinde büyük rol oynamış, vücuduna saplanan onlarca oka rağmen sancağı düşürmeden şehit olmuş ve bayrağı diktiği burcun üzerine defnedilmiştir.

Benli Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Türbenin içinde yedi ve ön tarafta üç olmak üzere toplam on adet sanduka vardır. Sandukalardan biri Halveti Şeyhi Mehmet Muhittin Efendi’ ye,biri Demirci ustası ve Benli Sultan’ ın müritlerinden Mehmet isimli bir zata, bir diğeri Şeyh Mehmet Şani Efendi’ ye ve bir diğeri de Benli Sultan’ dan sonra yerine Şeyh olan oğlu Mahmut Efendi’ ye aittir. Diğer sandukaların kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

Cevkani Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Akmescit Mahallesi Çankır Sokakta Cevkani Camii’ nin batısındaki kabristanda, demir parmaklıkla çevrilmiş mezarlardan birisi Cevkani Sultan’ a aittir. Osmanlılar döneminde 1890 yılları civarında yaşadığı tahmin edilmektedir.

Dai Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Hızıroğlu Sokaktadır. 1101 / 1689 yılından önce yapılmıştır. Türbede üç adet ahşap sanduka vardır. Birinin Dai sultan’ a ait olduğu kesindir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.

Dede Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. İsfendiyar Mahallesi Tabaklar Mevkiinde ve Süleyman Paşa Türbesi bölümünde zikredilen Mevlevihane bünyesinde yer alıyordu. 920 / 1514 yılında vefat eden Dede Sultan’ın adı kayıtlarda Celaleddin olarak yazılmaktadır. Günümüzde Dede Sultan Türbesi olarak bilinen türbe, aynı isimle anılan hamamın doğu bitişiğinde sığıntı bir binadan ibarettir. İçindeki lahdin altı boştur.

Ferraş Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Saraçlar Mahallesi, Saraçlar Camii haziresinde metfundur. Mezarı demir parmaklıkla çevrilmiş olan bu zat Ferraş Sultan olarak bilinir. Ferraş; hizmetçi demektir. Hz. Pir’ e hizmet eden velilerden birisi olduğu için bu lakabı almıştır.

Geyikli Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Akkaya nahiyesinin Geyikli Köyündedir. Ahşap türbe, 1982 yılında cami ile beraber betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir. Türbede iki ahşap sanduka vardır. Birisi Benli Sultan Hazretlerinin halifelerinden Bayrami Şeyhi Mustafa Efendi’ ye, diğeri de oğluna aittir.

Hacı Dede Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Beyçelebi Mahallesi Canlı Sokakta Hacı dede Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Esas bina, 1850 M. yılında yanmıştır. Bu günkü haliyle son zamanlarda yapılmıştır. Türbenin ve caminin yapılış tarihi 1590 M. yılları civarıdır. Türbedeki üç adet sandukadan birisi Hacı dede’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemekle beraber; birisinin Benli Sultan’ ın oğluna ait olduğu türbede asılı bir levhada belirtilmektedir.

Hacı Hamza Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Hisarardı Mah. Kerpiçlik Sokakta, yıkılmış olan aynı isimli caminin bahçesindedir. Tek bir mezardan ibarettir. Saki oğlu Derviş Ahmet Ağa isimli bir zat metfundur.

Halife Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Saçaklı çeşme Sokakta aynı isimli caminin önünde ve kuzeydoğu köşesindedir. Türbe, demir parmaklıkla çevrilmiş bir mezardan ibarettir. 1994 yılında üzeri beton bir kubbe ile örtülmüştür. 1068 / 1657 yılında sağ olduğu bilinen Halife sultan hakkında malumat elde edilememiştir.

Hayran Efendi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Honsalar Mahallesi Gökdere Caddesi üzerinde bulunan Hacı Gevrek Camii ile aynı duvar içindedir. Türbede yedi adet mezar bulunmaktadır. Mezarların kimlere ait oldukları belli değildir. Sadece kıble tarafında dördüncü mezarın şahidesinde 1125 / 1713 tarihi okunabilmektedir.

Hepkebirler Türbesi (Doğu)
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Aynı isimle anılan caminin doğu bitişiğindedir. İçinde dokuz adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan birisinin Samur Dede isimli bir zata ait olduğu söylenmektedir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

İsa Dede Türbesi
Banisi bilinmemektedir. 800 / 1400 yılında yaptırılmıştır. Atabey Camii’ nin kapısının karşısındadır. Türbenin içinde üç mezar vardır. Sandukalar lahitlerin hemen üzerine konulmuştur. Mezarlardan birisinin Maden Dede’ nin halifesi olan Veli Dede’ ye ait olduğu söylenmektedir. İsa Dede’ nin ve kendisinden sonra Bayrami Tarikatı şeyhi olan zatların çoğunluğu da aynı hazirede metfundur. İsa Dede 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefat etmiştir.

Karabaş-İ Veli Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Aycılar Mahallesinde Aycılar Camii’ nin güneydoğu köşesinde yer almaktadır. Türbe, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş taş duvarlı ve aş şahidesi kavuklu bir mezardan ibarettir. Bu türbede metfun olan şahıs, Karabaş-ı Veli olarak bilinen Ali Alâeddin Etfal isimli âlim ve şeyh değildir. Bu şahıs ya1501 yılında vefat eden Müderris Alâeddin Ali Efendi, ya da caminin banisi Hacı Abdullah Efendi’dir.

Karabaş Efendi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Aycılar Mahallesi Yeni Yol Sokağı sonunda, etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş olan türbe Karabaş Efendi adıyla bilinir. Bu zatın kim olduğu bilinmemektedir. Bu zatın iki kardeşinden birisi, Aycılar Camii haziresinde; diğeri de, Tosya Caddesi Dua Yolu Mevkiinde metfundur. Her üçü de ziyaretgâhtır.

Kara Mustafa Paşa Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Reşit Esen Sokak Yeni Hamam mevkiinde, Kara Mustafa Paşa mescidi doğu bitişiğinde yer almaktadır. Faal olmayan mescit ile birlikte ahşap çatı ile örtülüdür. Kime ait olduğu bilinmemektedir. Fakat 1226 / 1811 yılında vefat eden, mescidin banisi Kara Mustafa paşa olduğu yolunda rivayetler vardır. Ayrıca, bu şahsın Kara Meşe lakabı ile bilinen ve Müfessir-i Alâeddin Efendi’ nin çağdaşı bir müderris olduğu da rivayet edilmektedir.

Molla Said Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Beyçelebi Mahallesi Satı Kâhya Sokakta Molla Said Camii’ nin haziresi dâhilinde ve kıble tarafındadır. Türbe 1245 / 1829 yılında vefat eden Molla Mehmet Said Efendi’ ye aittir. Türbede altı ahşap sanduka vardır. Üçünün kime ait olduğu bilinmemektedir. Diğer üçü ise, bitişik camide irşat eden Rufai Tarikatı Şeyhi Seyyid Mehmet Efendi(Ö: 1245 / 1829), kardeşi Seyyid Ahmet Rufai Efendi ( Ö: 1277 / 1860 ) ve babaları Molla Mehmet Said Efendi ( Ö: 1245 / 1829 )’ dir.

Nasrullah Kadı Türbesi
Bina tarihi bilinmemektedir. Caminin banisi Nasrullah Kadı vefatında şadırvanların kuzey ucuna defnedilmiştir. 1960 yıllarında yıkılan türbenin yerinde, 1995 yılında Belediyece sembolik bir alan ayrılmış ve yeşillendirilmiştir.

Nevruz Sultan Türbesi
Banisi bilinmemektedir. 1286 / 1869 yılında yaptırılmıştır. Akkaya Nahiyesine bağlı Yunus Köyündedir. 1992 yılında tamir edilmiştir. Türbede dört adet ahşap sanduka vardır. Kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

Sacayaklı Sultan (Hasan Efendi) Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Mahallesi Karanlık Camii Sokakta kain hasan Efendi (Karanlık) Camii’ nin doğu bitişiğindedir. Caminin haziresi konumundaki üç adet beton lahit son tamirler sırasında betonarme olarak yapılmıştır. Üzerleri açıktır. Üç lahidden birisi; 945 – 1015 / 1538 – 1606 arasında yaşayan, caminin banisi olan ve Sacayaklı Sultan olarak bilinen Hasan Efendi’ ye aittir. Diğerleri hakkında bilgi yoktur.

Seyfi Dede Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Cebrail Mahallesi Uzun Sokakta Ferhat Paşa Camii haziresinin doğu bitişiğindedir. Bir duvarla çevrili olan iki mezardan güneydeki Seyfi dede’ ye, diğeri ise 1195 / 1780 yılında camiyi tamir ve ihya eden Hacı Kadı adlı zata aittir. Daha önce mamur bir türbe iken yıkılmıştır. Mezarlar 1978 yılında yenilenmiştir. Seyfi Dede 967 / 1559 yılına yakın bir tarihte vefat etmiştir.

Seyyid Sünneti Efendi Türbesi
Ömer Kethüda ve halk tarafından 1020 / 1611 yılında yaptırılmıştır. Sultan Ahmed’ in şehzadesi Sultan Osman zamanında Ömer Kethüda yapımına başlamış, ancak yersiz harcama ve israf bahanesiyle Nasuh Paşa tarafından idam edilince inşaat yarım kalmıştır. İki yıl sonra ulema ve halkın katkıları ile tamamlanmıştır. Türbeye doğu tarafından açılan tali kapı, Vezir Kurşuncu zade tarafından 1028/1618 yılında yaptırılmış ve harem denen bir bölüm eklenmiştir.

Sükuti Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Merkez Karamukmolla Köyü Tekke mahallesindedir. 1975 yılında yenilenen iki bölümlü kargir küçük binanın kıble tarafında metfundur. Sukuti Sultan olarak bilinen bu zat, aynı mahalledeki caminin banisidir. Daday’ ın Sorkun Köyünde metfun Sükuti hasan efendi’ nin oğlu veya torunudur. Adı, Hacı Davut Hilmi’ dir. Sükuti soy lakabıdır.

Şeyh Mehmed Efendi Türbesi
Banisi bilinmemektedir. 1073 / 1662 yılında yaptırılmıştır. Kuzyaka Nahiyesinin Şeyh köyü Akçasu Mahallesindedir. Akçasu Camii’ nin önündedir. Türbe1371 / 1951 yılında Hedanizade Hacı Mehmet Kamil Efendi tarafından tamir edilmiştir. Türbede altı adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Sağdan üçüncü ve bir şebeke ile çevrilmiş olan sanduka 1073 / 1662 yılında vefat eden Şeyh Mehmet efendi’ ye aittir. Diğerlerinin kimlere ait oldukları bilinmemektedir.

Şeyh Mustafa Efendi (Pişküri Zade) Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Atabey Camii’ nin kuzey bitişiğindeki hazirede metfundur. Hakkında pek fazla bilgi yoktur. Kastamonulu olduğu ve Bayrami Tarikatı şeyhi olduğu bilinmektedir.

Şeyh Mustafa Efendi ( Resul Zade ) Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kırkçeşme Mahallesi Selçuk Sokak başındadır. Ahşap olan çatısı 1994 yılında şahsa satılarak yıkılmıştır. Üzeri açıktır. İçinde bulunan 15 adet tahta sanduka kaybolmuştur. Serçeoğlu Türbesi ve Seyyid Serçe Mustafa Efendi Türbesi diye de bilinir. Türbede metfun olanlar; 1061 / 1650 yılından sonra vefa etmiş olan Şeyh Mustafa Efendi ile onun halifeleridir. 2004 yılında Seyyit Serçe Camii ile beraber yeniden inşa edilmiştir.

Taraklı Sultan Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. İsmail Bey Mahallesi Tenekeci sokakta Hasan Çelebi Camii’ nin harimi dâhilindedir. Türbenin kıble tarafında demir çerçeveli, cam şebeke içinde iki adet tahta sanduka vardır. Birisi, 937 / 1530 yılından sonraki bir tarihte vefa etmiş olan Tarakçı zade Abdurrahman Efendi’ ye, diğeri de oğlu Mahmut efendi’ ye aittir.

Topçuoğlu Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Topçuoğlu Camii’ nin kuzeybatı köşesi bitişiğindedir. Batı yönünde iki adet mezar şahidesi vardır. Türbede bulunan iki adet ahşap sandukadan kıble tarafındaki, 1259 / 1843 yılında vefat eden Nakşibendî Tarikatı Şeyhi Emir Efendi zade Mehmet Hulusi Efendi’ ye, diğer sanduka ise Melek Hanım’ a aittir. 919 / 1513 yılından önce mamur vaziyette mevcut olduğu bilinen türbede daha önceleri başka mezarların da bulunduğu belgelerden anlaşılmaktadır.

Şeyh Ahmet Siyahi Efendi Türbesi
Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Kırkçeşme Mahallesi Ahmet Dede Camii’ nin batı karşısında ve Seyid efendi Sokak ile Kuyulu Sokak köşesindedir. Demir parmaklıklı ihata duvarı ile çevrili bölmenin kuzeydoğu köşesindedir. Bahçede beş adet lahit vardır. Ahmet Siyahî Efendi’ nin vasiyeti üzerine üzerleri kapatılmamıştır. Sağdan birinci mezar; 100 yıl yaşayan ve 1291 / 1874 yılında vefat eden Ahmet Siyahî Efendi’ ye aittir. 2. Mezar; Ahmet Siyahî Efendi’ nin ikinci oğlu olan ve 66 yaşında 1888 yılında vefat eden Şeyh Ahmet hicabi Efendi’ ye, 3. Mezar; 41 yaşında 1300 / 1882 yılında vefat eden Ahmet Hicabi Efendi’ nin oğlu Mehmed Necmeddin efendi’ ye, 4. Mezar; Hicabi Efendi’ nin damadı Keskinzade Ahmet Rıza Efendi’ ye aittir. Babası meşhur müderris Keskin zade Ahmet Erib efendi’ dir.5. Mezarın kime ait olduğu bilinmemektedir.

Kaleler

Kastamonu Kalesi
Kentin görkemli anıtlarından olan Kalenin ilk kez Bizans döneminde yapıldığı düşünülmektedir. Sağlam olan iç kalenin temel kısmı Bizans, üst bölüm Candaroğulları dönemine aittir.

Mezarlar

Ev Kaya Mezarı
İl merkezinin güneyinde bulunan bu kaya mezarları M.Ö. 7. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir.

Zımbıllı Tepe Höyüğü (Pompeipolis)
Taşköprü ilçe merkezi yakınındaki bulunan bu antik kent M.Ö. 64 yılında Romalılar tarafından Paphlagonia eyaletinin merkezi olarak kurulmuştur. Yapılan arkeolojik kazılarda birçok eser ve mozaikler ortaya çıkarılmıştır.

Cami Ve Külliyeler

Atabey Camisi
Kent merkezindeki bu cami, 1273`te Candaroğulları döneminde yapılmıştır. Kapıdan mihraba doğru uzanan ahşap sütunlar nedeniyle halk arasında 140 direkli diye bilinen yapının kesme taştan kısa minaresi Selçuk dönemi özelliklerini taşımaktadır.

İbni Neccar Camisi
Kent merkezinde bulunan bu cami 1353 yılında yaptırılmıştır ve çeşitli onarım ve eklerle günümüze gelmiştir. Sivri kemer içindeki kapısı ahşap oymacılığının güzel örneklerindendir.

Mahmut Bey Camisi
Kent merkezinin 20 km. kuzeybatısında Kasaba Köyündedir. Selçuklu ve Beylikler dönemi ahşap camiler geleneğinin güzel örneklerindendir. 1388`de Candaroğlu Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır. Ahşap kapı kanatları eski yazı ve bitkisel motiflerle süslüdür. Düz ahşap üzerine renkli boya ile yapılan kalem işleri de çok başarılıdır.

İsmail Bey Külliyesi
Candaroğlu İsmail Bey (1443-1480) Kastamonu`da 1451 yılında cami, türbe, hamam, medrese, imaretten oluşan bir külliye yaptırmıştır. Türbenin ön yüzündeki taş işçiliği ilginçtir.

Hanlar

İsmail Bey Hanı (Kurşunlu Han)
Kastamonu`da, Aktarlar Çarşısında bulunan bu hanın kuzey ve güneyinde olmak üzere iki kapısı vardır.

Deve Hanı
Kastamonu`da, İsmail Bey Külliyesi arkasındadır. İsmail Bey`in vakfiyesinde külliye ile birlikte inşa edildiği yazılıdır. Yapının ön yüzü kesme taş, yan duvarları moloz taştan yapılmıştır.

Urgan Hanı
Kastamonu`da, Nasrullah Camisi yanında bulunan Urgan Hanı, 1748 yılında yaptırılmıştır.

Gökçeağaç Hanı
Hanönü ilçe merkezinde bulunan bu hanın Jüstinyen zamanında kilise olarak yapıldığı, daha sonra Türkler tarafından kervansaray olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.

Kastamonu Evleri

İl merkezinin Akmescit, Hepkebirler, Atabey ve İsmailbey mahallelerinde özgünlüğünü yitirmemiş, geleneksel Türk evi ve yakın dönem Osmanlı sivil mimarisi örnekleri bulunmaktadır. Bu tür geleneksel evleri, il merkezindeki kadar yoğun olmamakla birlikte, Taşköprü, Küre, İnebolu, Araç ve Abana gibi ilçelerin eski mahallelerinde de görmek mümkündür.

Kastamonu Hakkında Bunları Biliyor musunuz?

1 - Kastamonu’nun 50.000 yıllık bir tarihi olduğunu,

2 - Kastamonu’ nun ilk kurucularının da Türkler olduğunu,bu özelliğiyle apayrı bir özellik arzettiğini,

3 - Sahabe - i Kiram’ dan Kays - ül Hamedani Asgar ( R.A. ) hazretlerinin ve Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi’ nin talebelerinden olan, Yusuf Horasani -diğer bir ismiyle Deveci Sultan- nin Kastamonu’da yattığını,

4 - Dünya tarihinin dönüm noktalarından birisi olan İstanbul’ un fethinde kullanılan ve dünyanın harika beldelerinden biri olan bu güzel beldenin fetholunmasından önemli bir basamak taşı olan kızakların kalaslarının Kastamonu ormanlarından getirildiğini,

5 - Yine İstanbul’ un fethi sırasında dökülen Sahi adındaki topların dökümünde kullanılan demir ve bakır madenleri nin Küre ilçemizden getirildiğini ve topların bazılarının üzerinde " Küre - i Nühas" damgasının bulunduğunu,

6 - Türk dünyasında ve Türkiye’ deki İstiklal Madalyalı tek yerin Kastamonu’ nun İnebolu ilçesi olduğunu,

7 - Dünya tarihi’nin yetiştirdiği en büyük cihangirlerden biri olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın annesinin Kastamonu’ nun Devrekani ilçesinde olduğunu,

8 - İstiklâl Savaşı’ nda toprakları işgal edilmemesine rağmen en çok şehit veren illerden biri Kastamonu oldu ğunu,

9 - Çanakkale Destanı’ nda Türk Milleti’ nin verdiği 253.000 şehitten 93.000′ inin Kastamonu’ lu olduğunu

10 - Erzurum ve Sivas Kongrelerinin gerçekleşmesi için gerekli finansın Kastamonu’ lu Murat Bey tarafından sağlandığını, ihtiyacının Kastamonu’ lu Murat Bey tarafın dan karşılandığını,

11 - Türk Milleti’ nin dimağına yer etmiş olan ve birer milli kahraman olarak anılan Kara Fatmalar’ in, Halime Kaptan’ ların Kastamonu’ lu olduğunu,

12 - Ankara’ da Ulus meydanındaki Atatürk anıtının çevresinde yer alan ve mermi taşıyan kadın heykelinin Sey diler’ li Şerife Bacı’ ya ait olduğunu,

13 - Fatih Sultan Mehmet Han’ın oğlu Şehzade Cem Sultan’ın Kastamonu’ da iki yıl valilik yaptığını

14 - Kastamonu Sancakbeyliğinin sınırlarının Üsküdar hudutlarına dek uzandığını

15 - Anadolu’ da kurulan ilk lisenin Abdurrahman Paşa tarafından kurulan Kastamonu Lisesi olduğunu (Şimdiki adı Abdurrahman Paşa Lisesidir),

16 - Türkiye’ de ilk sanat okulunun Kastamonu’ da kurulduğunu,

17- Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı-Türküsü⿿nün Kastamonu Türküsü olduğunu

18-Kastamonu`nun bir evliyalar şehri olduğunu,

19-Dünyanın en kaliteli sarımsağının KASTAMONU Taşköprü`de yetiştirildiğini

20-Dünyaca ünlü efes harabelerinin bir eşi olan pompeipolis antik kentinin KASTAMONU Taşköprü`de olduğunu

21-Osmanlı Devleti ile Rusya arasında cereyan etmiş olan 1711 Purut Savaşı’ na Serdar - ı ekrem olarak katılan büyük komutan Baltacı Mehmet Paşa’ nin Kastamonulu olduğunu ve bu büyük zatın adının Osmanlı düşmanı bir kısım tarihçilerce kasten bazı gönül işlerine karıştırılarak karalanmaya çalışıldığını biliyor muydunuz ?

Kastamonu Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Kastamonu

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları