Sehirler

Gaziantep Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Gaziantep, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Gaziantep Şehir Rehberi
Gaziantep Şehir Rehberi
 
Gaziantep Şehir Rehberi
 
Gaziantep Şehir Rehberi
 
Gaziantep Şehir Rehberi

Gaziantep, Anadolu`nun ve Dünya`nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. 6000 yıllık tarihi geçmişi ile Gaziantep tarihi ve kültürel zenginlikleri, antik kentleri, , camileri, hanları, hamamları, ve pek çok yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile bir metropoldür. Gaziantepli bitmez tükenmez enerjisi, azmi ve girişimciliği ile kendi sanayisini kendisi kurmuş örnek bir sanayi ve ticaret kenti meydana getirmiştir. 

Hititlerce kurulan bu şehrin ismi “Hantap” idi.  Hz. Ömer zamânında İslâm orduları tarafından fethedilince şehrin çevresindeki pınar ve sulara izâfeten “pınar şehri” (parlak pınar) mânâsına gelen “Ayntâb” ismi verildi. Türkler bu şehri fethedince, kendi telaffuzlarına uygun olarak “Antep” dediler.  I. Dünya Savaşı sonrası Antep’i işgâl eden düşman kuvvetlerine karşı kahramanca mücâdele veren bu şehri, Türkiye Büyük Millet Meclisi, kânunla “Gâzi” ünvânını vererek “Gaziantep” yaptı. Batı kaynakları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye Cumhuriyeti parlementosuna verilen isim. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti`nin 23 Nisan 1920`de kurulmuş olan yasama organıdır. Anayasanın 108`nci Maddesine göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Milletvekili genel seçimleri, dört yılda bir, serbest, eşit, tek dereceli, genel oy esaslarına göre, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Anadolu’nun her şehrinin ismini kendi kültürlerine göre değerlendirmişler ve Antep’in “Anthapt” (Kraliçe Ani’ye adanmış topraklar)dan geldiğini iddiâ ederler. Bu iddiânın gerçekle ilgisi yoktur.

Güneydoğu Anadoluyu batıya bağlayan kara ve demiryollarının merkezidir ve uluslarası havaalanı ile tüm dünyaya açılmıştır.Son yıllarda aldığı göçler ile şehrin nüfusu 1,5 milyonun üzerindedir.

Antik ulaşım yollarının, stratejik bazı konumların birleştiği, savunmaya ve saldırıya elverişli, antik ticaret yollarının kesiştiği bir kavşakta bulunması ona tarihin bütün safhalarında bir çok medeniyetin göz dikmesine sebep olmuştur. Bu yollar Kahramanmaraş’tan Sakçagözü’ne giden, Urfa, Kalkamış, Dülük, İslahiye, Kilis ve Halep bağlantılı ticaret yollarıdır.Kieppert , çizmiş olduğu Anadolu haritasında bütün bu yolları göstermiştir.

Kentin jeolojik durumu önemini artırmaktadır. Kommagene sınırları içerisinde kalan Toros Dağları’nda antik dönemde kullanıldığı bilinen bazı maden yatakları vardır. Bu yörede demir madenlerinin işletildiği ve dönem tekniği ile çelik elde edildiğini kitabelerde ifade edilmektedir. 

Gaziantep`te Paleotik, Neolotik, Kalkeotik, Tunç Çağlarına, Hitit, Med Asur Pers İskender Selefkosler Roma, Bizans, Abbasiler ve Selçuklulara ait eserler bulunmaktadır. Hitit döneminden itibaren Gaziantep önemli bir dini merkez olmuştur. Hitit baş tanrısı Teşup’un kutsal şehri olarak bilinen Dolichenos (Gaziantep) aynı özelliğini Grek, Roma döneminde de korumuştur.

Gaziantep kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, coğrafyası, zengin mutfağı ve alışveriş imkanları ile tam bir turizm cennetidir.

Gaziantep, Akdeniz ve kara ikliminin geçiş noktasında yer almaktadır. İlin güney kesimleri Akdeniz ikliminin etkisinde olmakla beraber, genel olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlıdır. İlde yağış en çok kış ve ilkbahar aylarında görülür.

Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olan, Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik, Hitit, Mitani, Asur, Pers, Büyük İskender, Selevkoslar, Roma, Bizans, İslam, Türk-İslam, Osmanlı dönemlerini yaşayan Gaziantep, bu dönemlere ait eserleri günümüze kadar taşımıştır. İlk uygarlıkların doğduğu Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunuşu, güneyden ve Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, Tarihi İpek Yolu’nun buradan geçmesi uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiş olup, ayrıca her dönemde kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.

Eski kent, bugünkü Gaziantep’in 12 km. kuzeybatısında şimdiki Dülük Köyünde bulunmaktadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması, yörenin Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir. 

Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden Belkıs/Zeugma gibi birçok antik yerleşim alanlarının kalıntıları da günümüze kadar ulaşmıştır. Selçuklular, Memlüklüler ve Osmanlılar dönemlerinde çok sayıda cami, medrese, han ve hamam yapılmış, kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir. Günümüzde dahi bu han ve hamamlar işlevliğini korumaktadır.

I. Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilen Gaziantep ve yöresi, akıllara durgunluk veren savunması ve eşsiz kahramanlığı ile bütün dünyada hayranlık uyandırmıştır. T.B.M.M. Antep’e bu başarısından dolayı 8 Şubat 1921 tarihinde “GAZİ” lik ünvanı vermiştir.

Fırat nehrinin sularıyla sulanan Gaziantep; Antepfıstığı, zeytin, pamuk, üzüm, kırmızıbiber keten gibi ekonomik değeri yüksek sanayi bitkileri ile mercimek, buğday ve arpa gibi hububat ürünleriyle zengin bir tarım yöresidir. Tüm dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan, seneler boyunca geleneklerinin ve yöresel özel damak lezzetinin zenginliğini koruyan Gaziantep Mutfağı, Gaziantep Turizmi’nde önemli bir yere sahiptir.

İLÇELER

Gaziantep Büyükşehir Statüsünde Metropol bir kent olup üç tanesi merkezde olmak üzere toplam 9 ilçesi bulunmaktadır. Bunlar; Şahinbey (Merkez), Şehit Kamil (Merkez), Oğuzeli (Merkez), Nizip, İslahiye, Araban, Yavuzeli, Nurdağı, Karkamış.

GAZİANTEP MÜZESİ

Gaziantep`te ilk müze 1944 yılında hizmete girdi.Daha sonra, Nuri Mehmet Paşa Cami`ne, 1969 yılında ise bugünkü Arkeoloji Müzesi`ne taşındı.2005`de Zeugma`da bulunan mozaik ve ferskleri teşhir etmek amacıyla hemen bitişiğinde yeni bir bina daha hizmete girdi.Bir galeri ile geçilen eski binada ise tarih öncesi çağlardan başlayıp İslam dönemine kadarki döneme ait eserler sergilenmektedir.
HASAN SÜZER ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Müze binası,19.yüzyılın başlarında inşa edilmiş, kesme taş duvarları ve kiremitli kırma çatısı olan geleneksel bir Gaziantep evidir.1985`de restorasyonu tamamlandıktan sonra 
`` Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi`` olarak kullanılmak şartıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı`na bağışlandı.Gaziantep Müzesi`nde bulunan etnoğrafya bölümü bu binaya taşındı ve konak-müze olarak düzenlendi.

DÜLÜK BÜYÜK MAĞARA VE ÇEVRESİ

Anadolu`daki en eski yerleşim yerlerinden birisidir.Çevrede yapılan araştırmalarda Eski Taş Çağı insanlarının yaptığı çakmaktaşı aletler saptanmıştır.Bölgedeki kaliteli çakmak taşını işlemek için köy çevresindeki tepeler ve büyük mağara işlik olarak kullanılmıştır.Burada bulunan yontma taş aletler ve artıkları Dolikien (Dülük tipi)adıyla anılır.
DÜLÜK

Gaziantep`in 11 km. kuzeyindeki Dülük Köyü ve çevresi,insanlık tarihinin belli başlı tüm evlerine tanıklık etmiş,bunların izlerini günümüze ulaştırmıştır.30-40 bin yıl önce yaşamış insanların kullandığı taş aletler,Miras yeraltı tapınağı ,görkemli kaya mezarları,devası boyutta kaya bloklarının çıkarıldığı taş ocaklarıyla adeta bir açık hava müzesi gibidir.

DÜLÜK MİTRAS TAPINAĞI

Anadoluda bulunan ilk mitras yeraltı tapınağıdır.Bu tapınak iki salonludur ve tapınağın mihrabı konumundaki merkezi nişte Tauroktoni adı verilen boğa öldürme sahnesi kabartma halinde işlenmiştir.Tanrı Mitras bir boğayı öldürürken resmedilmiştir ve etrafında gezegenleri simgeleyen yıldızlar,takım yıldızları simgeleyen akrep,yılan,köpek gibi figürler vardır.I.yüzyılda Tarsus`tan yayılmaya başlayan Mitras kültü, III.yüzyılda İskoçya ve Büyük Sahra`ya kadar ulaşmıştır.

Mitras ayinlerinde kurban edilen boğanın kanı içilir,hemde bu kanla yıkanılırdı.Böylece yok olan bir çağı simgeleyen boğanın temsil ettiği tanrının gücüne ve ölümsüzlüğüne kavuşulacağına inanılırdı.
DOLİKHE ANTİK KENTİ

Hititlerden beri kutsal şehir konumunda olan Dolikhe,Bizans döneminde başpiskoposluğun 7. yüzyılda Zeugma`ya taşınmasıyla birlikte dinî merkez konumunu kaybetmiştir.Bu tarihten itibaren Gaziantep Kalesi çevresinde kurulan yeni bir şehir olan Ayıntap,Dülük kentinin yerini almaya başlamış ve sonunda Ayıntap`a bağlı bir köy haline gelmiştir.Dülük kutsal alanı ise,evliya Dülükbaba`nın (davut ejder) türbesiyle kutsal alan kimliğini günümüze kadar taşımıştır.

DÜLÜK KAYA MEZARI

Antik Dolikhe kentinin nekropolündeki oda mezarların en güzel örneklerinden biridir.Bir hol ve üç odadan oluşan mezar 3. yüzyıla aittir.Orta bölümdeki süslemelerden,aile ve grubun en önemli kişilerinin buralarda yer aldığı anlaşılır.
DÜLÜK MEZARLIĞI

Dülük köy yerleşimindeki kayalık kesim,antik kentin nekropolüdür.Kayanın sonsuzluğu düşüncesiyle yer altına veya yüzey kayasına oyulan birkaç odalı mezarlarındaki kemerli nişler gökyüzünü,yani ölümsüzlüğü temsil eder.Mezar odalarında mimari süslemeler ile dinsel semboler vardır.Nekropol,Hellenistik,Roma ve erken Bizans dönemlerinde M.Ö.4. ve 6. yüzyıllar arasında kullanılmıştır.

DÜLÜK TAŞ OCAKLARI

Taş ocaklarından önceleri Dolikhe antik kentinin önemli yapıları için taş alınmış daha sonraları Gaziantep şehrindeki kaleye ve diğer önemli binalara yapı taşı götürülmüştür.Bu ocaklar Osmanlı Dönemi`nin sonlarına kadarda kullanılmıştır.Derinleşen yüzeylerin üst kısımlarında ustalara ait işaretler ve dini sembolere de rastlanmaktadır.
 
ŞEYH FEYTULLAH (ŞIH) CAMİ 

Halk arasında ``Aşağı Şeyh Cami `` olarak da adlandırılmaktadır. Gaziantep`teki en önemli kulliyenin camisidir. Cami ile külliyenin diğer yapıları arasındaki ilişki günümüzde kopmuş durumdadır.Külliyede, zaviye, hamam ve medrese vardır. Vakviye tarihine göre 1563`de yapılmıştır.

Ortada sekizgen taş ayağa oturan ve yelpaze şeklinde açılan tonozlarla, askı kemerlere bağlanan bir örtü sisteminesahiptir.Bir örtü sistemi Şeyh Fetullah Cami`nden başka şimdiye kadar hiçbir camide görülmemiştir.Eser özgünhalini büyük ölçüde korur.

ÖMERİYE CAMİ

Caminin kitabesinde Halife Ömer zamanında yapıldığı ,1210,1785 ve 1850 yıllarına tarihlenen üç onarım geçirdiği yazılıdır.Gaziantep`teki en eski camilerdendir.Mihraba parelel iki nefli, dikdörtgen planlı, düzgün kesme taştan yapılmıştır.Kara taş ve kırmızı mermerden yapılan sivri görünümlü mihrabı dikkat çekicdir.Cami yapısının içinden yükselen minare , silndir gövdeli ve basıktır.Şerefesinin korkulukları taş işçiliğinin güzel örneklerini yansıtır.
TAHTANİ (TAHTALI) CAMİ

Ahşap olması nedeniyle halk tarafından Tahtalı Cami olarak da adlandırılmaktadır.1557 tarihinde yapıldıgı sanılmaktadır.Kırmızı mermerden, yarım daire biçimindeki mihrap oldukça ilginçtir.1804 yılında ve 1958-1960 yılları arasında onarım görmüştür.

NURİ MEHMET PAŞA CAMİ

Caminin kurucusu peygamber soyundan Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan efendidir.Yapı, cami ve kastelden oluşan bir külliyedir.1672yılında inşa edilen cami, bitişigindeki metreseyi yaptıran Ahmet Çelebi`nin adıyla anılmaktadır.Camide ahşab işçiliğini çok iyi yansıtan örnekler ve kadınlara ait bir bölüm vardır.
ALAÜDDEVLE(ALİ DOLA) CAMİ

Halk arasında Ali Dola Cami adıyla da bilinir. 1479-1515 tarihleri arasında DulKadiroğulları`ndan Alaüddevle Bozkurt Bey zamanında yapıldığı sanılmaktadır.Sadece minaresi orijinal olarak günümüze ulaşa bilen cami, 1901 yılında giriş yüzü siyah ve beyaz taşlardan tek kubbeli olarak tümüyle yeniden yapılmıştır.

TEKKE CAMİ 

Resmi kayıtlarda adı Mevlevihane Cami olarak geçer.Hücreler, semahane, yönetim ve Mevlevi dervişlerinin oturma odaları, tuvaletler, havuzlar, küçük ve kısa minareden oluşan eserler topluluğudur.1638 yılında Mustafa Ağa adına bir Türkmen Ağası tarafından yapılmıştır.1901-1903 yıllarında çıkan büyük yangınlarla gelir getiren yapıları tamamiyle yanmıştır.Zamanın Mevlevi şeyhi ve vakfın mütevellisi olan Şeyh Mehmet Münip Efendi tarafından yanan yerler yeniden yaptırılmıştır.

Caminin minaresi, altından geçen yol nedeniyle dikkat çekiçidir.Vakıflar Müdürlüğü tarafından onarılıp Mevlevi Müzesi haline getirilmiştir.
EYÜPOĞLU CAMİ

Eyüboğlu Ahmet adlı bir bilim adamının yardımıyla 14.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.Düzgün kesme taştan yapılmış olan cami günümüzde boyanmış olduğundan, özgünlüğünü yitirmiştir.1947 tarihinde büyük bir onarım geçirmiştir.

ALİ NACAR CAMİ

Yapım tarihine dair bir kitabe yoktur .İlk önemli onarımına ait kitabede 1816 tarihi görülmektedir.Ali adında bir marangoz tarafından yaptırıldığı bilinir.Müezzin mahfiline çıkan merdiven üzerinde 1213 Hicri tari,hi yazar.Gaziantep`in en büyük camilerindendir.Mihraba paralel iki nefli dikdörtgen planlıdır.

ŞIH ÖMER (ÖMER ŞEYH) CAMİİ
 
1559 tarihinden önce mescit olarak inşa edilmiştir.Vakfiyesine göre 1698`de Aparoğlu Hacı Mehmet tarafından cami olarak büyütülmüştür.
AHMET ÇELEBİ CAMİİ

Gaziantep Ulucanlar Mahallesi’nde bulunan Ahmet Çelebi Camisi’ni, kitabesinden öğrenildiğine göre Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi 1672 yılında yaptırmıştır. Caminin yanına Ahmet Çelebi sonraki yıllarda bir de medrese eklemiştir. Camiye Ahmet Çelebi isminin verilmesi yanındaki medrese yapılırken caminin de onarım görmesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim caminin mihrap üzerindeki yazıtında da Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi’nin 1672’de bu camiyi yaptırdığı yazılıdır. 

KENDİRLİ KİLİSESİ

Kilise, 1860 yılında Fransız misyonerler ve 3.Napolyon`un yardımı ile yapılmıştır.Katolik Ermeni kilisesidir.Dikdörtgen planlı olup geniş bir bahçe içerisinde siyah kesme taştan bir temel üzerine beyaz kesme taşlarla yapılmıştır.Üç basamakla &cc
sı ahşap, üzeri üçgen alınlıklı, yanları sütun hayelidir.Tabanda kırmızı ve beyaz renk tonlarında mermerle yapılmış santranç tahtası motifli döşemeler dikkat çekicidir.Günümüzde toplantı salonu olarak kullanılmıştır.
FEVKANİ KİLİSESİ

Bizans Dönemi `ne ait bir kilisedir.Bir süre han olarak kullanılan yapı bugün işlevsizdir.

ARABAN KALESİ 

Yüksek ve üzeri oldukça düz olan tarih öncesi bir höyük üzerindedir.Kalenin gözle görünen kalıntıların hemen hepsi orta çağda yapılmış kale-şehirden kalanlardır.Araban, 11-12.yüzyıllarda Urfa Haçlı Konukluğu`na bağlı, o dönemde önemli bir merkez konumundaydı.Günümüzde eski önemini yitirmiş, küçük bir ilçe merkezi halindedir.Ortaçağ kalesinin planı ve detayları tam olarak bilinmez.Tepe üzerinde blok taşlarla inşa edilmiş, cami olarak kullanılmış büyük bir yapı vardır.
BELEDİYE (ŞİRE) HANI

Hanın üç cephesinde yer alan kitabelerden yapı hakkında bilgi edinmek mümkündür.Mimarı Kirkos olarak belirtilmiştir.Klasik Osmanlı han mimarisinin birçok özelliğini taşıyan eser, dikdörtgen planlıdır.Düzgün kesme taşla inşa edilmiştir ve kırma çatı kiremitle örtülüdür.Diger hanlardan ayıran özelliği üç cephesinde anıtsal taç kapıların yer almasıdır.Yakın zamanlarda restore edilmiştir.

KÜRKÇÜ HANI 

Kitabesinde 1890 yılında inşa edildiği yazar.Sonradan yapılan tamiratlarla günümüze sağlam olarak gelmiştir.Osmanlı han mimarisi içinde tek avlulu, iki katlı hanlar grubuna girer.Zemin katta dükkan,depo ve ahırlar,üst katta yolcuların konaklaması için yapılmış odalar bulunur.Avlu geçidinin doğu-batı yönünde uzanan sivri beşik tonozunun orta kısmında, hafif kabartma olarak yapılmış altı kollu yıldız motifi vardır.

ESKİ BÜYÜK BUĞDAY PAZARI HANI

19.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.Tek katlı handır.Kuzey cephesinde yola açılan bölümü dükkanlara ayrılmıştır.Beyaz kesms taş kullanılmıştır.İç avluda 11 adet oda vardır.Eyvanla geçilen bölümde bir ahır vardır.Farklı zamanlarda çok sayıda eklemeler yapıldığı için özgürlüğünü kaybetmiştir.

MECİDİYE (NAKIP) HANI

Ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir.Ancak 1756 tarihli kayıtlarda Nakıp Hanı olarak adı geçer.Osmanlı han mimarisi içinde tek avlulu, iki katlı hanlar grubuna girer.Yamuk planlı avlusu, zemin katta dört taraftan çeşitli boyut ve şekillilerdeki mekanlarla üst katta ise revakla kuşatılmıştır.Doğu batı cephelerinde avlu ile ilişkileri olmayan tek katlı dükkanlar ve hana girişi sağlayan cümle kapısı bulunur.
ESKİ MAARİF (YEMİŞ) HANI

19.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.Yapı,avluyasadece güney ve kuzeyden çevreler.Güney tarafı olan mekânlar tek katlı, kuzey tarafı ise iki katlı olarak inşa edilmiştir.Bu plan tipine diğer hanlarda rastlanmaz.Yakın zamanda restorasyonu tamamlanmıştır.

1 VE 2 NO`LU KEMİKL BEDESTENLERİ

17.yüzyılın ikinci yarısında yapıldıkları düşünülmektedir.Bu iki bedesten yanyanadır.Her ikiside kapalı çarşı plan tipi olarak düzenlenmiştir.İki taraflı dükkanlar vardır ve dükkanlar arasındaki geçiş bölümü beşik tonozla örtülüdür.Yapıların girişi karataş ve keymik taşı kullanılarak iki renkli yapılmıştır.Günümüzde de bedesten işlevini sürdürürler.
TABAKHANE KÖPRÜSÜ

Şahinbey,Bostancı Mahallesi 19.yüzyılda yaptığı düşünülmektedir,Alleben Deresi üzerine kurulmuştur.Yarım daire kemerli ,kesme taştan yapılmıştır.

HÜSEYİN PAŞA HAMAMI

Şahinbey ,İsmet Paşa Mahallesi. Üzerinde bulunan kitabeye göre 1727 tarihinde yapılmıştır.Hamamın soğukluğu kare planlı olup,üzeri aydınlatma feneri ve dairesel ışıkların bulunduğu kubbe ile örtülüdür.Günümüzde çarşı olarak kullanılmaktadır.

İKİ KAPILI HAMAM

1737 yılında inşa edilmiştir.Bütün bölümleri ile günümüze ulaşan hamam faliyetini sürdürmektedir.

TABAK HAMAMI

17.yüzyıldan önce yapıldığı anlaşılmaktadır.Günümüzde Özgün işlevine devam etmektedir.

ŞIH HAMAMI

Şıh camisinin batısındadır.Bütün bölümleri ile günümüze ulaşmış ve çalışır durumdadır.

ŞEHİTLER HAMAMI

Şahinbey ,Ulucanlar Sokak. 19. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.Bütün bölümleri ile günümüze ulaşan hamam çalışır durumdadır.

DEMİRLİGANE ÇEŞMESİ

Mevcut mimarisi yakın zamanda yapılmıştır.Eski fotoğraflarda çeşmenin kesme taştan yapıldığı ve bir kitabesinin olduğu görülmektedir.Kitabesinde yapım tarihi 1592 ,onarım tarihi 1959 yazmaktadır.

NURİ BEY ÇEŞMESİ

Şahinbey,Şehitler caddesi 19.yüzyıl sonunda yapılmış olduğu sanılmaktadır.Kesme kalker taşından (keymik)yapılan çeşme sivri kemerlidir.

HÜSEYİN PAŞA(KÖŞEÇ AHMET) ÇEŞMESİ

1826`da yaptırılmıştır.1872 yılında tümüyle Hüseyin Paşa Külleyesi`ne katılmıştır.Kesme kara taş ve keymik taşından,iki renkli olarak yapılmıştır.

HİSAR ANIT MEZARI

10-11 metre yüksekliğindeki anıt mezar,yapımı tekniği ve biçim olarak 2.-3. yüzyılları işaret eder.Düzgün kesilmiş taş bloklarından inşa edilmiştir ve mezar odası ,kaide kısmı, sütunlu galeri ve piramidal çatı olmak üzere üç bölümden oluşur.Mezar odasının üzerinde yükselen dört köşede silmeli paye sütunlar,piramidal bir çatıyı taşır.Çatının ortasında korint düzeninde bir sütun başlığı vardır.

ELİF ANIT MEZARI

2. ve 3. yüzyıllara tarihlenen mezar yapısı kesme taştan inşa edilmiştir.Kare bir kaidenin üstünde yükselen kemerler tonuzlu bir çatıyı taşımaktadır.Gövdesinin üç tarafı kemerlidir.Korint tipli sütun başlıkları üzerinde yarım daire biçimli kemerler vardır.Kaide kısmından küçük bir kapıyla girilen odanın,asıl mezar odası olduğu tahmin edilir.

HASANOĞLU ANIT MEZARI

2.-3. yüzyılara tarihlenen mezar yapısı,kare planlı bir kaide üzerine kesme taştan inşa edilmiştir.Kuzey ve doğu cephelerindeki duvarların tamamı,kaidenin ise yarıya kadar olan kısmı yıkılmıştır.

TAHMİS KAHVESİ

1635 tarihli vakfiyesi ve Mevlevihane`nin semahane kapısının üzerindeki1638 tarihli Farsça kitabesinden,Ayıntap Sancak Beyi Türkmen Mustafa Ağabin yusuf tarafından yaptırıldığı anlaşılır.1901-1903 yılları arasındaçıkan yangında,bütün binalar yanınca Feyzullahoğlu Şeyh Mehmet MuhipEfendi tarafından onarılmıştır.

Tahmis "kahve dövülen yer" anlamına gelir.Tahmis Kahvesi uzun yıllar "Lokuslu kahvehane","Tömbekici Kahvehanesi"olarak da anıldı.Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda,Halkevi`nden sonra bilinen en büyük salon olması nedeniyle,toplantısalonu olarak kullanıldı.

KAVAKLIK KASRI(KIR KAHVESİ)

Yaklaşık bir asırdan fazla bir süredir Gaziantepliler`e hizmet veren ve Kavaklık`ın simgesi haline gelen Kavaklık Kasrı,İsmail Fevzi Paşa tarafından 1897-1899 yılları arasında yaptırılmıştır.Ermeni bir usta tarafından inşa edilen taş bina çeşitli değişikliklere uğrayarak ve değişik hizmetler vererek günümüze kadar ayakta kalmıştır.Bugün piknik alanı ve lokal olarak hizmet vermektedir.

BURÇ ORMANLARI GEZİ VE MESİRE ALANI

350 hektarlık çam ormanı ile kaplı Burç Ormanları Gazianteplilerin dinlenme,eğlenme,spor yapma,piknik yapma ihtiyaçlarını gidermek amacıyla gittikleri bir yerdir.Kentten kolaylıkla ulaşabildiği için piknik alanı olarak da kulanılmaktadır.

DOĞAL ALANI KORUMA ALANI VE HAYVANAT BAHÇESİ

Burç Ormanları`nda.Hayvanat Bahçesi çalışmalarına 1998 yılında başlamış,2002 yılında tamamlanmıştır.Şu anda Türkiye`nin en geniş alana sahip hayvanat bahçesidir.Toplamda 250 tür ve 4000 adet hayvanı barındırır. 

RUMKALE

Kasaba Köyü yakınında eski bir kaledir.Birecik Barajı nedeniyle bir yarımada haline gelen kaleye kasaba köyünden ve Halfetiden teknelerle ulaşılabilir.Merzimen Çayı`nın Fırat Nehri`ne döküldüğü yerde,yüksek ve dik kayalar üzerinde kurulmuştur.Stratejik konumu nedeniyle Asurlular döneminden itibaren yerleşildiği sanılmaktadır.Önceleri Hromglia olan adı,Ermeniler tarafından Hromklay,Süryaniler tarafından Kala Rhomata ismiyle anılmış,
12.yüzyıl sonunda Memlukların eline geçtiğinde Kal-at el müslimin adı verimiştir. MercidabıkSavaşı`ndansonra Osmanlıların egemenliğine giren Rumkale,Halep eyaletinin Birecik Sancağına bağlı bir kaza hiline getirilmiştir.Havarilerden Johannes`in burada İncil`in müsveddelerini kopya ettiği rivayetedilir.

DÜLÜKBABA ORMANLARI GEZİ VE MESİRE ALANI

Gaziantep`in kuzey ve kuzeybatısını çevreleyen 40 kilometrekarelik alanı ile Türkiye`nin en büyük koruluklarından biridir.Dülükbaba Ormanları mesire alanı,karaçam ve sedir ağaçları ile kaplıdır.Günümüzde piknik alanı olarak kullanılmaktadır.Dülük Kaya Mezarlarıda buradadır.

Gaziantep Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Gaziantep

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları