Sehirler

Bayburt Şehir Rehberi

Anasayfa | Hakkımızda | Nasıl Online Bilet Alırım? | Bilgi Bankası | Bize Ulaşın
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Türk Hava Yollari Anadolujet Atlasjet Sunexpress Borajet Onurair Pegasus
Yurtiçi
Yurtdışı
Charter
 
Bayburt, Türkiye
Fikir Paylaş

Bilgi Bankası

Şehir Rehberi   Ülke Rehberi   Havayolu Firmaları   Kampanyalar   Tavsiyeler   Faydalı Bilgiler   Haberler

Şehir Ara

Bayburt Şehir Rehberi
Bayburt Şehir Rehberi
 
Bayburt Şehir Rehberi
 
Bayburt Şehir Rehberi
 
Bayburt Şehir Rehberi

Bayburt nüfus yitirmekte olan bir ildir. Ekime elverişli topraklarının kısıtlı ve ikliminin sert olması da bu durumun nedenleri arasındadır. Yüzölçümü 3.652 km2 olan Bayburt ili kuzeyde Trabzon, kuzeydoğuda Rize, doğu ve güneydoğuda Erzurum, güneyde Erzincan, batıda da Gümüşhane illeriyle çevrilidir. Eskiden Gümüşhane`nin bir ilçesi olan Bayburt, 1989`da çıkarılan bir yasa uyarınca Aydıntepe (1987`de ilçe oldu) ve Demirözü (aynı yasayla ilçe oldu) ilçeleriyle bir araya getirilerek il yapıldı. Bayburt, Türkiye`nin 69. ilidir.

DO?AL YAPI

Orta kesimi daha alçak olan il toprakları kuzeyde ve güneyde yüksek dağ sıralarıyla sınırlanır. İlin kuzey kesimini Doğu Karadeniz Sıradağlarına bağlı kıyı dağlan, güney kesimini ise Çoruh-Kelkit Dağları olarak da adlandırılan iç sıralar engebelendirir. Kuzey kesiminde kabaca batı-doğu doğrultulu Soğanlı Dağları uzanır. Bu kesimdeki başlıca yükselti Trabzon-Rize il sınırı yakınında 3.376 m`ye erişen Demirkapı Tepesi`dir. Doğu kesimini Sarıçiçek Dağı, Mezge Dağı (2.457 m) ve Koç Dağı (2.781 m) engebelendirir. Güney kesiminde Çoruh-Kelkit Dağları`nın batı bölümündeki Otlukbeli Dağları yer alır. Batı-Doğu doğrultusunda uzanan bu sıranın il sınırları içindeki doruğu Mürveli Dağı`dır (2.485 m). Güneydoğu kesiminde, Erzincan-Erzurum il sınırında doruğu 2.975 m`ye erişen Coşan Dağı yükselir. Kuzeybatı kesimindeki başlıca kütle Büyükdağ`dır. Kıyı dağları ile iç sıraları birbirinden ayıran Çoruh-Kelkit Vadi Oluğu`nun derin kesimleri ilin en alçak alanlarıdır. Bu oluk biçimli vadinin dar tabanı ile Bayburt ve Aydıntepe (Hart) ovalan ilin başlıca tarım alanlarıdır.

İl topraklarından kaynaklanan suların çok büyük bölümü Çoruh Irmağı aracılığıyla Karadeniz`e ulaşır. Çoruh Irmağı`nın yukarı çığırı il sınırlan içinde geniş bir yay çizer. Irmağa, il topraklarında birçok kol katılır. Of?ta Karadeniz`e dökülen Solaklı Çayı`nın bazı başlangıç kolları ilin kuzey kesimindeki dağlık alandan doğar.

Başlıca yükseltiler: Demirkapı Tepesi (3.376 m), Coşan Dağı (2.975 m), Koç Dağı (2.781 m), Mürveli Dağı (2.485 m).

TARİHİ

İlin çeşitli kesimlerindeki höyüklerde yapılan kazı ve araştırma çalışmalarından elde edilen bilgiler yöredeki en eski yerleşmelerin İlk Tunç Çağı`nda (İÖ 3200-2100/1900) kurulduğunu gösterir. Hititler döneminde Azzi-Hayaşa ülkesi olarak adlandırılan bölgenin sınırları içinde yer alan yöre, daha sonra bir süre Urartuların elinde kaldı. İÖ 7. yüzyılda Kimmerler ile İskitlerin art arda gelen saldırıları yöre halkını başka bölgelere göç etmek zorunda bıraktı. İÖ 6. yüzyılda Medlerin, sonra da Perslerin eline geçen bu topraklar Büyük İskender`in egemenlik alanı dışında kaldı. İÖ 2. yüzyılda Pontus Krallığı`nın yönetimine giren yöre İÖ 64`te Roma`ya bağlandı; Bizans döneminde de Sasanilerin saldırısına uğradı. Bir süre Ermenilerin elinde kaldıktan sonra 7. yüzyılda Arapların denetimine giren Bayburt, Uzakdoğu`dan gelerek Trabzon`da Karadeniz kıyısına ulaşan kervan yolu üzerinde yer aldığından büyük önem taşıyordu. Bizanslılar, Araplar, Hazarlar, Gürcüler ve Ermeniler arasında el değiştiren yöre 10. yüzyıl başlarında Bizans`ın Khaldia Theması`nın sınırları içindeydi. Türkmenler yöreye ilk kez 11. yüzyıl ortalarında gelmeye başladı. 1074`de Saltukluların aldığı Bayburt, bir süre sonra Danişmendlilerin eline geçti. Daha sonra Anadolu Selçuklularına bağlanan yörede komşu Gümüşhane`de olduğu gibi gümüş madeni işletmeciliği yapılmaktaydı. 13. yüzyılda Moğolların önünden kaçan bazı topluluklar Bayburt yöresine yerleşti. Daha sonra İlhanlılar Türkmenleri bu yöreden sürdü. Eretna Beyliği`nden sonra Akkoyunluların egemenliğine giren yöreyi bir süre Karakoyunlular yönetti. Akkoyunlular ile Karakoyunlular arasında el değiştiren Bayburt, Otlukbeli Savaşı`ndan (1473) sonra Osmanlıların eline geçtiyse de Akkoyunluların yönetimi sürdü. Safevilerin 1501`de aldığı Bayburt Kalesi 1514`te Osmanlıların eline geçti. Bu sırada Bayburt halkının çoğunluğu Hıristiyanlardan oluşmaktaydı. 16. yüzyıl ortalarında Erzurum Eyaleti`nin Merkez sancağına bağlı bir kaza olarak yönetilen Bayburt yöresi 1631`de aynı eyaletin sancağı haline getirildi. 1828 ve 1878`de Rus işgaline uğrayan Bayburt 19. yüzyıl sonlarında Erzurum vilayetinin Merkez sancağına bağlı bir kaza olarak yönetilmekteydi. Halkının bir bölümü Ermenilerden oluşan yöre I. Dünya Savaşı sırasında 1916`dan 1918`e değin Rus işgali altında kaldı. Bayburt yöresi 1919`da, Şeyh Eşref Ayaklanması olarak da anılan Hart Ayaklanmasından etkilendi. Cumhuriyet`in ilk yıllarında Erzurum`a bağlı olan Bayburt ilçesi 1927`de Gümüşhane iline bağlandı; 1989`da da il yapıldı.
 
Bayburt Merkez

Kuruluşuna ilişkin yeterli bilgiye rastlanmayan ve IÖ 8. yüzyıla değin Domana olarak adlandırılan kentin eski bir yerleşme olduğu bilinir. İskitler döneminde Gymnias adıyla anılan kent Bizans döneminde Baiberdon adlı bir piskoposluk merkeziydi. Ermenilerin Payberd olarak adlandırdığı yerleşme Arap kay¬naklarında Bâbirt biçiminde geçer. Eskiden çevresinde bulunan gümüş yataklarının işletilmesi ve Tebriz`i Trabzon`a bağlayan kervan yolunun üzerinde bulunması nedeniyle stratejik açıdan büyük önem taşıdı. Sonraki yıllarda Bayburt adıyla anılan ve ulaşım açısından önemini yüzyıllar boyunca koruyan kent aynı zamanda canlı bir ticaret merkeziydi. Eskiden tümüyle kale içinde yer alan yerleşme, Türkmenlerin eline geçmesinden sonra tepenin eteklerine doğru yayılmaya başladı. 16. yüz¬yılda 2 km uzunluğunda bir surla çevrili olan kalenin dışında 10 mahalle vardı. Birçok boyahane ve şaraphanenin bulunduğu kent 312 Hıristiyan, 130 Müslüman hanesinden oluşmaktaydı. Bu yüzyıla ait devlet kayıtlarına göre hayvan vergisi toplamının yüksek olması, Bayburt`un büyük bir hayvan varlığına sahip olduğunu gösterir. Silahçı ustaları ve kuyumcularıyla tanınan kentin en ünlü ürünleri halı ve kilimdi. 18. yüzyıldan sonra tümüyle terk edilen kale bir süre yalnızca askeri açıdan önem taşıdı. Bayburt Kalesi Ruslar tarafından ilk kez 1828`de alındı; işgal 1829`a değin sürdü. 1878`de Elviye-i Selase`nin Rusya`ya bırakılması üzerine Çıldır sancağının merkezi, Oltu`dan Bayburt`a taşındı. I. Dünya Savaşı sırasında Rus ordusu 16 Temmuz 1916`da Bayburt`a girdi. 1917`de Rusların çekilmesinden sonra Ermenilerin eline geçen kent 21 Şubat 1918`de işgalden kurtuldu.

Kentin 19. yüzyıl sonlarında yaklaşık 8 bin olan nüfusu 1950`de 9.843`tü. 1965`te 15.184`e, 1970`te 20.145`e, 1985`te 28.068`e, 1990`da da 33.677`ye ulaşan nüfus, 2000`de 32.285`e düş¬tü. 1985`te bir ilçe merkezi olarak bağlı olduğu Gümüşhane ilinin en büyük kentiydi.

Çoruh Vadisi tabanı ile yamaçlarında kurulmuş olan kent ilin orta kesiminde yer alır. Tarihsel çekirdeği ile asıl yerleşim alanları Kale Tepesi`nin güneyinde ve Çoruh Irmağı`nın batısında olan kent, ırmağın doğusundaki ya¬maçlara da yayılmış durumdadır. Trabzon`dan gelen ve Aşkale`de E-80 Karayolu`na bağlanan E-97 Karayolu kentten geçer. Bayburt kenti Gümüşhane`ye 77 km, Erzurum`a 125 km, Trabzon`a 175 km, Ankara`ya 797 km, İs¬tanbul`a da 1.132 km uzaklıktadır. Bayburt tarihsel yapılar açısından zengin bir kenttir. Başlıca tarihsel yapılar Bayburt Kalesi, 1970`te yeniden yaptırılmak üzere çinilerle süslü minaresi dışında yıkılan Bayburt Ulucamisi (14. yy), Bedesten olarak anılan ve 16. yüzyılda hapishane olarak kullanılmış Taşhan, Şehit Osman Tepesi`ndeki Saltuklu komutanı Mengüç Gazi`nin 13. ya da 14.yüzyılda kardeşi Osman Gazi ve kız kardeşi için yaptırdığı rivayet edilen Şehit Osman Türbesi, 16. yüzyıl Akkoyunlu yapısı olan Bent Hamamı, Kondolotlar Hamamı da denen Paşaoğulları Hamamı ve Şengül Hamamı olarak da anılan Akkoyunlu yapısı Ali Şingâh Hamamı`dır. 14. yüzyılda yapıldığı bilinen Mahmudiye, Museviye ve Yakutiye medreselerinin kalıntıları günümüze ulaşmamıştır. Kent yakınlarında yer alan öteki tarihsel yapılar Uğrak köyündeki üç kilise kalıntısından oluşan Varzahan, Danişment köyü yanındaki Yanbaskı Kümbeti, Aksar köyü yöresindeki Korgan Köprüsü ile Çayıroğlu köyündeki Kutluk Bey Camisi ve Türbesi`dir.

Aydıntepe

Yüzölçümü 550 km2 olan Aydıntepe ilçesi do¬ğu, güney ve güneybatıda Merkez ilçe, batı ve kuzeybatıda Gümüşhane, kuzeyde de Trabzon illeriyle çevrilidir. Eskiden Bayburt`a bağlı bir bucak olan Aydıntepe 1987`de ilçe yapıldı.

Aydıntepe`deki Hart adlı yeraltı kentinin Roma ve Bizans dönemlerinde kullanıldığı sanılmaktadır.

Demirözü

Demirözü ilçesi doğuda Merkez ilçe, güneyde Erzincan, güneybatı, batı ve kuzeybatıda Gümüşhane illeri, kuzeyde de gene Gümüşhane ili ve Merkez ilçeyle çevrilidir. Eskiden Bayburt`a bağlı bir bucak olan Demirözü 1987`de çıkarılan bir yasayla ilçe yapıldı.

Tarihçe

Bayburt şehrinin adı; eski Kafkas dillerden birini konuşan Urartu/Khaldiler`in bölgeye egemen olduğu dönemlerde, Khalt(Halti) halkı arasında gerçekleşen Hint-Avrupa dilli Mitanni göçmenlerinin sızmaları sonucunda verilmiştir.

Khaltlar`ın arasına yerleşmek üzere bölgeye gelen grupların verdiği söyleniş şekliyle Bagbartu sözcüğü Mitannice`den gelmektedir.

Bayburt tarihinin bilinen geçmişi Anadolu`nun köklü kavimlerinden Azzi ve Hayasalar`la başlar. Onu Hatti, Hitit ve Urartu izler.

Günümüzde dahi; Karadeniz halkı, sahil boyunda yerleşenlerine (tamamen olmasa bile) Laz, iç ve dağlık kesimlerde yerleşenlerine Halt demektedir. Doğu Karadeniz`in iç kesimlerinde Yusufeli ile Şebinkarahisar arasında ki dağlık hat boyunca uzanan bölge; Urartu`nun Baş Tanrı`sı olan Khalt`ın izinden gidenlerin yurdu anlamına Khaldia olarak tarih boyunca adlandırılmıştır.

Bölge MÖ.VII.yy.`da ilkin Kimmer, ardından İskit akınlarına uğrar. Urartu yıkılır ve bölgeye gelen Kraliyet İskitler`i o döneme göre Anadolu`nun en büyük kenti olan Gymnias`ı kurarlar. Gymnias kentinin bugün kü Bayburt ilinin sınırları içinde ve kuzeyinde olduğu tahmin edilmektedir.

Konuyla ilgili olarak daha detaylı bilgi için Anabasis`in "Onbinlerin dönüşü" adlı kitabına bakılabilir.

İskit egemenliği Ortadoğu`da sona erdikten sonra, bir dönem Ermeni ve daha sonra bölgemizin ünlü tarihçisi Mahmut Goloğlu`nun deyişiyle "Anadolu`nun ilk milli devleti:Pontos" devleti sınırları içinde kalan Bayburt, Pontos devletinin Helen etkisiyle kimlik değiştirmesi ve ardından da Pontos`un Roma tarafından yıkılmasıyla yeni bir döneme geçmiştir.

Bayburt`un bir müddet Roma İmparatorluğu hakimiyetine girdiği ve bu imparatorluğun ikiye ayrılması üzerine Doğu Roma toprakları içinde kaldığı bilinmektedir. Bizans İmparatorluğu teşkilatına göre ülke, bugünkü eyaletlere benzer bir takım temalara ayrılmıştı. Bayburt Heldia temasına bağlıydı ve bu eyaleti meydana getiren yedi piskoposluğun dördüncüsünü meydana getiriyordu. İmparator Justinianus tarafından kalesinin tahkim ve tamir edildiği bilinen Bayburt, Arap fetihleri sırasında Bagrat sülalesinin hakimiyeti altında bulunmaktaydı.

Bayburt ve yöresi, Türkmenlerinin Anadolu`da ilk yerleştikleri bölgelerdendir. Tuğrul Bey`in Anadolu seferi (1054) sırasında Bayburt, Çoruh nehri ve Karadeniz dağlarına (Parhar) uzanan sahalara akınlarda bulunan Selçuklu kuvvetlerinin hücumlarına maruz kaldı ise de fethedilemedi. Kesin Türk hakimiyeti Malazgirt Meydan Savaşı`ndan sonra gerçekleşti. Şehir 1072`den 1202`ye kadar bazen Erzurum yöresinde hüküm süren Saltuklu Beyligi`nin bazen de Danişmentliler`in hakimiyetinde kaldı. Bir ara Trabzon İmparatoru I.Alexis Comnen`in kumandanı Theodore Gabras tarafından işgal edildiyse de, kısa süre sonra yeniden Danişmentliler`in hakimiyetine girdi. (1098) Selçuklular 1202`de Saltuklu Devletine son verince Bayburt`u da ele geçirdiler.

Bayburt`un asıl gelişmesi,Türkmen Şahı Süleyman Şah`ın kardeşi Erzurum Meliki Mugisuddin Tuğrul Şah ve oğlu Cihan Şah (1020-1230) döneminde oldu. Tuğrul Şah Bayburt kalesini yeniden inşa ve tahkim ettirdi. I:Alaeddin Keykubad tarafından Moğollara karşı sınırlar kuvvetlendirilirken Bayburt da Erzurum ile birlikte Konya`ya bağlandı. 1243 Kösedağ savaşının ardından Moğolların Anadolu`yu istilası esnasında yapılan anlaşma gereği Bayburt Selçukluların kontrolünde kaldı. Bu durum 1291`de burada Giyaseddin Mesud tarafından para bastırılmasından anlaşılmaktadır.

Türkmen olan ve Türkçe konuşan,İlhanlılar ve Safaviler devrinde Tebriz-Trabzon yolu üzerinde bulunması sebebiyle daha da gelişen Bayburt, Ceneviz ve Venedik kervanlarının konakladığı bir yerdi. Moğolistan`a giderken buraya uğrayan Marko Polo şehirde zengin Gümüş madenlerinin bulunduğunu belirtir. Hatta İlhanlılar buradan yüklü bir vergi geliri temin ediyorlardı. Bu dönemde Darül Celal adı ile anılan ve iktisadi bakımdan canlılık kazanan şehir aynı zamanda bir kültür merkezi durumundaydı. Burada Mahmudiye ve Yakutiye medreseleri kurulmuş, Mevlevilik gelişme göstermiş, ayrıca ahilik teşkilatı da yayılmıştı.

Son İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han`ın ölümünden sonra (1334) Bayburt, Eretnaoğulları`nın eline geçti. Zaman zaman Erzincan Beylerinin hücumlarına uğrayan şehir, bir ara Mutahharten`in idaresine girdi. Fakat çok geçmeden Kadı Burhaneddin zamanında Kızılbaş,Akkoyunlu beylerinden Kutlu Bey oğlu Ahmet Bey`in yardımı ile alındı ve Ahmet Bey`e ikta olarak verildi. Bir ara Karakoyunluların da eline geçen şehir sonra tekrar Akkoyunluların eline geçti ve uzun süre öyle kaldı.

Bayburt yöresi 1501`de bir ara Türkmen,Safeviler tarafından alındı. Bu dönemde Trabzon valisi olan Yavuz tarafından bu bölgeye akınlar yapıldı (1507). Yavuz tahta çıktıktan sonra da çıktığı İran seferinde bir kısım kuvvetlerini Bayburt üzerine gönderdi. Ekim 1514`te Bayburt Şah İsmail`in elinden alındı. Bundan sonra Bayburt Erzincan ile birlikte Trabzon Beyi Bıyıklı Mehmet Paşa`ya verildi ve Sancak merkezi ilan edildi.

Kanuni`nin İran seferi sırasında önemi daha da artan Bayburt kalesi 1541`de esaslı bir tamir gördü. 1553`te Türkmen,Şah İsmail`in oğlu Şah Tahmasb`ın akınlarına şahit olunduysa da, bundan sonra XIX. Yüzyıla kadar önemli bir olay yaşanmadı. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı esnasında Rus birliklerinin işgaline uğradı. 1878 ve 1916`da Ruslar tarafından yeniden işgal edilen Bayburt bu işgaller sırasında önemli oranda tahrip edildi.

1927`ye kadar Erzurum`a bağlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane`ye bağlandı. 21.06.1989 tarihinde 3578 sayılı yasa ile il statüsüne kavuştu.

Coğrafyası

Bayburt ili 40 derece 37 dakika kuzey enlemi ile 40 derece 45 dakika doğu boylamı, 39 derece 52 dakika güney enlemi ile 39 derece 37 dakika batı boylamı arasında yer alır. Doğu ve Güneydoğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu`nun kuzey-doğusunda Çoruh nehri kenarında ve denizden 1550 metre yükseklikte kurulmuş 3652 km2 yüzölçümü olan bir ildir.

Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri bakımından genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birincisi sahanın batı yarısını oluşturan Bayburt ovası, ikincisi akarsuların oluşturduğu vadiler ve üçüncüsü de yörenin etrafını çevreleyen ve doğu yarısında yer tutan dağlık alanlardır.

Yaklaşık 900 km2`yi bulan Bayburt ovası 1450-1750 metre arasında değişen yüksekliktedir.

Arazinin %45`ini oluşturan dağlık alanda; Pulur (2300 m), Otlukbeli (2520 m), Saruhan (2400 m), Çoşan (2963m), Kop (2600 m), ve Çavuşkıran (2850 m) dağları güney kesimde batıda doğuya doğru sıralanır. Kuzey kesimde ise; Zülfe (2750 m), Kemer (2856 m), Soğanlı (2750 m), Haldize (3000 m), Kırklar (3350 m) dağları mevcuttur. Çoruh nehrinin çizmiş bulunduğu yayın orta bölümündeki sahanın doğusunda ise; Kaledere tepesi (2500 m) ve Ziyaret tepesi (2400 m) yer alır.

İldeki Kop ve Soğanlı dağlarında çok sayıda yaylalar mevcuttur. Çoruh nehri ise 3239 metre yükseklikteki Mescit dağından doğarak güneydoğudan il sınırlarına girmekte ve Çoruh vadisine girerek ili terk etmektedir. İlin Soğanlı dağları üzerinde Haldizen (Balıklı Göl) ve Göloba (Atlı Göl) gibi bazı krater gölleri de mevcuttur.

Ekonomisi 

Ekonomik hayat, tarihi gelişim içinde temel değiştirmemiştir. Ticaret ve sanayiin gelişmediği ilde tarım ve hayvancılık başlangıçtan beri ekonomiyi sürükleyici bir rol oynamıştır. Tarım ürünü olarak ilde hububat çeşitleri, yem bitkileri, şeker pancarı ve az da olsa meyve sebze üretimi yapılmakta, genelde ilin sebze ihtiyacı diğer illerden karşılanmaktadır. Arazinin büyük bir kısmı kıraç olup Çoruh vadisinde; Aydıntepe ve Sünür ovalarında sulu tarım yapılmaktadır.

Hayvancılık ilin geçim kaynaklarından en önemlisidir. Arazi hayvancılık yapmaya çok elverişlidir. Mera hayvancılığı yapılmaktadır. Son yıllarda besi hayvancılığına doğru bir gelişme gözlenmektedir. Süt inekçiliği ıslah çalışmaları da devam etmektedir. İlimiz ilçe ve köylerinde arıcılık yapan aile sayısında büyük artış gözlenmekte, il sathında çok nefis kokulu bal üretimi yapılmaktadır.

Bayburt ili çok eski transit ticaret yolu olan Trabzon-İran arasındaki "İpek ve baharat yolu"nun bir durağıdır. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve ticaret ağırlıklıdır. Tarım dışında kalan ekonomik yapısı, üretim yolu ile satışa arz şeklinde değil, dışarıdan getirip satışa sunma şeklinde gelişmiştir.

Tarihi Yerler 

Ali Şingâh Hamamı: 
Bayburt kentinde; Akkoyunlular tarafından yaptırılmış; öbür adı Şengül Hamamıdır. 

Bayburt Kalesi: 
Bayburt kentinin kuzeyindeki tepededir. Yapım tarihi bilinmeyen kalenin Demirkapı ve Nöbethane adlı iki kapısı vardır. 13. ya da 14. yüzyılda yapıldığı sanılan Bayburt Kalesi Kilisesi şu sıralarda çok yıkık durumdadır.
 
Bayburt Ulucamisi: 
Bayburt?a 13. yüzyılda Selçuklular tarafından yaptırıldığı sanılıyor; 1970`te yeniden yaptırılmak üzere yıkıldı. 

Bent Hamamı: 
Bayburt Kalesi eteklerinde ve Çoruh Irmağı kıyısındadır. 16. yüzyılda Akkoyunlularca yaptırılmıştır. 

Hart: 
Aydıntepe kasabasındaki yeraltı kentidir. Roma ve Bizans dönemlerinde kurulduğu sanılmaktadır. 

Korgan Köprüsü: 
Merkez ilçeye bağlı Aksar köyü yakınlarındadır. Yapı bir Osmanlı yapısıdır.

Bayburt Kalesi: 
Osmanlı döneminde bu kaleye Çinimaçin Kalesi ismi verilmiştir. Bunun da nedeni kalenin dış yüzeylerinde mor, yeşil ve firuze renkli çinilerin kullanılmış olmasıdır.

Kalenin doğu kesiminde XVIII.-XIV.yüzyılda yapıldığı sanılan bir de kilise kalıntısı bulunmaktadır. kalenin batı tarafında yağlı mağarası bulunmaktadır

Dede Korkut Türbesi: 
İlin güney doğusunda merkeze 39 km mesafedeki Masat Köyü yakınında bulunan, yapılış şekli ve mimarisi ile çok eskilere dayandığı anlaşılan ve halk arasında Ali Baba diye geçen Türkmen türbesinin, Dede Korkut`a ait olduğu tezi Şair Orhan Şaik Gökyay tarafından ortaya atılmıştır.. Güvenç Abdal hazretlerinin talbi ,Ali Baba veya Büyük Baba adıyla anılan türbeyi inceleyen Gökyay 1986 baskılı "Dede Korkut Hikayeleri" adlı kitabında türbenin resimlerini de vererek Dede Korkut`a ait olduğunu ifade etmiştir. Türbe üzerinde eski Türkçe ile 718 tarihi okunmaktadır.

Her yıl Temmuz ayının 3. haftasında uluslararası düzeyde dede Korkut Kültür ve Sanat Şöleni düzenlenmekte, şölen esnasında ilde Dede Korkut`la ilgili sempozyum, sergi, şiir gibi dallarda faaliyetler yapılmaktadır.

Sünür Kutlu Bey Camii: 
Akkoyunluların kurucusu Turali bey oğlu Fahrettin Kutlu Bey tarafından yaptırılan caminin kapısı üzerindeki kitabeden 1538 yılında onarıldığı anlaşılmaktadır. Minaresi ise 1616 tarihi taşıyan tarihi bir kitabeye sahiptir. İran Şahı Tahmasp`ın işgali sırasında tahrip edilmiş ve bu olay kapı üzerindeki kitabede yer almaktadır. Kanuni döneminde 1538 yılında onarım görmüştür...

Aydıntepe Yeraltı Şehri: 
Aydıntepe ilçesinde yer alan kent, tüf içerisinde, yüzeyden 2-2,5 metre derinde, başka yapı malzemesi kullanılmadan ana kayaya oyulmuş galeriler, tonozlu odalar ve bu odaların açıldığı daha geniş mekanlardan oluşmaktadır. Yaklaşık bir metre genişliğinde ve 2-2,5 metre yüksekliğinde tonoz örtülü galeriler yer yer her iki yanda genişlemektedir. 3-8 metrekareye yakın planlı odalar bu mekana açılmaktadır. Gözetleme mekanlarının oluşturduğu havalandırma amaçlı konik biçimdeki deliklerin galeri odaların aydınlatılması amacıyla duvarlara oyukların açıldığı görülmektedir.

Bunun tarihi Halde şehrine ait olduğu söylendiği gibi, geç Roma veya erken Hıristiyanlık devirlerine ait olabileceği de söylenmektedir. bunların yanı sıra aydıntepe ilçesine bağlı GÜMÜŞDAMLA köyünde bulunan ve bu zamana kadar korunan sarkıç köprü ihtişamını kaybetmemiştir.

Sarıkayalar Şelaleleri: 
Bayburt -Erzurum karayolunun 6km`sinden ayrılarak 16km daha yol aldıktan sonra ulaşılan Sarıkayalar şelaleleri, ilin merkez Sarıkayalar köyünün girişinde ve köy içinde olmak üzere iki tanedir. Yaz aylarında çevreleri mesire yeri olarak kullanılan her iki şelalede görülmeye değer doğal güzelliklere sahiptir.

Mağaralar: 

Çimağıl Mağarası: 
İl merkezine 36 km mesafedeki Çimağıl köyünün Taşındibi mahallesindedir. Mahalleden sonra yaya olarak yaklaşık bir saatte ulaşılabilen mağara, 600 metre uzunluğunda ve 11 bölümden oluşmaktadır. Tavan yüksekliği yer yer 30 metreyi bulmakta, güzel sarkıt ve dikitlerin yanı sıra mağarada yer yer su birikintileri de vardır.

Helva Köyü Buz Mağarası:
Helva Köyünde yer almaktadır. İl merkezinden 33 km mesafede, hemen köyün yamacında yer alan mağaranın içinde Buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitler bulunmaktadır.BUZ MA?ARASI görenleri hayrete düşürecek cinsten. Hava sıcaklıklarının yüksekliğine rağmen içerisine girenleri soğuk kış aylarına götüren mağara; buzdan sarkıt, dikitleriyle ve kalın buz tabakasıyla da ziyaretçilerini büyüleyen bir görünüme sahip.

Geniş bir giriş kapısının olmasına rağmen doğal olan buzlarında erimenin görülmediği mağarayı yöre halkı, teknoloji öncesinde soğuk hava deposu olarak kullanmıştır.Doağl yollarla oluşan nadide güzelliklerdendir.

Yakutiye Camii: 
Bu cami Bayburt Cumhuriyet Caddesi üzerinde, saat kulesi karşısında, eski Yakutiye Medresesinin bulunduğu alan üzerindedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Bayburt halkının yardımlaşması ile 1913-1915 yılları arasında yapılmıştır. Cami ve minaresi tamamen kesme taştan olup, işçiliği taş işleme sanatının güzel örneğidir...

Bent Hamamı: 
Bayburt kalesinin eteğinde, Çoruh Nehri’ne çok yakın bir noktada bulunan hamam 16. Yüzyılda Akkoyunlu Hace Ferahşad Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Nice tarihî olaya şahitlik eden yapı çok kere tadilat görmüştür ancak içyapısı orijinalliğini korumaktadır. Günümüzde aktif olarak kullanılmasa da turistlerin ilgisini çeken bir mekândır.

Bunlardan başka Bayburt`ta Yukarı Hinzeverek camii, Yakutiye Camii, Zahit Efendi Camii, Çarşı Hamamı, Kondolotlar Hamamı ve Şehit Osman Türbeleri gibi tarihi ve turistik değeri olan eserler de vardır.

Bayburt Şehir Rehberi ile Alakalı Yazılar

Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis Şehir Rehberi
Bitlis yöresinde Doğu Toroslar’ın teşkil ettiği geniş kavis,hem yüksek olduğu hem de geniş sıra dağlar meydana getirdiği için geçilmesi imkansız bir set halini almıştır. İşte Bitlis bu dağ settinin nispeten daralmış olduğu bir vadinin üzerinde kurularak bir taraftan Van Gölü Havzası, diğer taraftan Güney Doğu Anadolu bölgesi ile olan irtibatı sağlayarak stratejik önemini tarihin her devrinde göstermiştir.
Niğde Şehir Rehberi
Niğde Şehir Rehberi
Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir. M.Ö. 3000 - 2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç Devri`nde Niğde çevresinde önemli yerleşim birimlerinin olduğu yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda anlaşılmıştır. Eski Hitit Dönemi olarak adlandırılan bu dönemden sonra Niğde, Frig, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans egemenliklerinde kalmıştır.

Haritada Bayburt

arabul.com
Yurtiçi Uçak Bileti Yurtdışı Uçak Bileti Charter Uçak Bileti
Anasayfa
Hakkımızda
Bilgi Bankası
İletişim Bilgileri
Turizm ve Ulaşım
Bu site bir İkia Turizm Ltd. Şti. kuruluşudur. İçerik veya görseller izin alınmadan kullanılmaz. © Copyright 2008 - 2014.
Yetkili acente İKİA Turizm 'dir. Sistem alt yapısı İpek TR / BiletAll tarafından kurulmuştur. Havayolları bilgi ve rezervasyon kaynağı İpek TR / BiletAll' dır. Kullanım Koşulları - Gizlilik Politikamız - İptal İade Şartları